<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Haber Anadolu - Haberanadolu - Son Dakika - Haberler</title>
      <link>https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Gündeme dair önemli konular, politika, siyaset ve dünya gündeminden haberler, gündemi yorumlayan yazar makaleleri Haber Anadolu'da. 
HABERANADOLU Adres: Gevher Nesibe Mah. Seyhan Sk. No: 6 Kocasinan / Kayseri</description>
      <category>Newspaper - Kültür - Sanat</category>
      <lastBuildDate>Thu, 01 Oct 2026 18:01:28 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.haberanadolu.net/rss/haberler/kultur-sanat/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[13 Bin 291 Tarihi Eser Yurda Döndü]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/13-bin-291-tarihi-eser-yurda-dondu/36644/</link>
            <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hem gönül coğrafyamızda hem de dünyanın diğer bölgelerinde kültür varlığımıza sahip çıkıp her birini ihya ederken, ülkemizden kaçırılan tarihi eserlerin Türkiye’ye iadesi için de yoğun bir mücadele içindeyiz. 2002’den bugüne tam 13 bin 291 tarihi eserin ana vatana iade edilmesini sağladık" dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/13-bin-291-tarihi-eser-yurda-dondu/36644/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 07 Aug 2025 09:54:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesi&#39;nde gerçekleştirilen Uluslararası Arkeoloji Sempozyumu ve Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi&#39;nin açılışında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefat eden eski Bayındırlık ve İskan Bakanı, Samsun eski Büyükşehir Belediye Başkanı ve 22, 23, 24. Dönem Samsun Milletvekili Mustafa Demir için taziye dileklerini ileterek sözlerine başladı. Sempozyum ve sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Uluslararası Arkeoloji Sempozyumu ve Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi münasebetiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Türkiye&#39;nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden programımızı teşrif eden her bir konuğumuza şükranlarımı sunuyorum' dedi.</p><p >Sempozyum kapsamında sunulacak tebliğlerin serdedilecek görüşlerin, yapılacak istişarelerin şimdiden hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kıymetli eserlerin ziyaretçilerle buluşacağı Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi&#39;nin de hayırlar getirmesini diledi. Erdoğan, tarihe ışık tutan ve medeniyet hazinesini çok daha parlak şekilde aksettiren bu iki organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, 'Tarih ve kültür mirasımızı yepyeni yönleriyle ortaya çıkarmak, korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için sabırla, özenle, büyük bir özveriyle çalışan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Arazide ter döken kazı ekiplerimizden laboratuvar ve yayın birimlerimize, akademideki hocalarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza, eski zaman kaşiflerimizin tamamına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum' ifadelerini kullandı.</p><p >Anadolu topraklarının binlerce yıl boyunca sayısız topluluğa, tarihin akışını değiştiren nice devlet ve medeniyete ev sahipliği yaptığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Arkeologlarımız çok iyi bilir. Bu toprakların her bir katmanı, bu katmanlardan gün yüzüne çıkarılan her bir eser sizi tarihin en kadim sayfalarına götürür. Burada inançlar, kültürler, diller ve renkler iç içe geçmiş, hepsi birbirine eklenmiş, insanlığın ortak hafızası Anadolu&#39;da şekillenmiştir. 10 asırdır meskun ve muhafızı olmakla gurur duyduğumuz kimliğimizle, kültürümüzle adım adım abat ettiğimiz Türk İslam Medeniyetinin en nadide eserleriyle nakış nakış süslediğimiz Anadolu, insanlığın tüm serencamını yansıtan bir açık hava müzesidir' dedi.</p><p >Cumhurbaşkanı Erdoğan, Göbeklitepe&#39;nin arkeoloji açısından önemine değinerek, 'Bugün dünyanın herhangi bir ülkesine gitseniz, oradaki insanlara insanlığın en eski yapıları hangileridir diye sorsanız, alacağınız cevap büyük ihtimalle ya Mısır piramitleri ya da İngiltere&#39;deki taş yapı olacaktır. Oysa hemen yanı başımızda Şanlıurfa ilimizin Haliliye ilçesinde bulunan Göbeklitepe&#39;nin geçmişi taş yapıdan 7 bin yıl, Mısır piramitlerinden ise 7 bin 500 yıl öncesine uzanmaktadır. Yani tam 12 bin yıllık bir yapıdan bahsediyoruz. Şunu öncelikle ifade etmekte fayda görüyorum. Tevarüs ettiğimiz tarih ve medeniyeti, içinde yaşadığımız coğrafyayı hakkıyla anlayamazsak gelecek rotamızı doğru çizemeyiz' diye konuştu.</p><p >'Milletçe biz bin yıldır buradayız. Bu topraklarda yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da burada olmaya devam edeceğiz' diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, 'Milli kültürümüzün istikametini de burada aramak zorundayız. Merhum Hilmi Ziya Ülken hocamız bu gerçeği şöyle ifade etmiştir; tarihi kaderimiz bizi Akdeniz&#39;e yerleştirdikten sonra bu medeniyet içinde vücuda gelmeye sevk ettiği için milli kültürümüzün köklerini ve gelişme yolunu da bu medeniyetin yürüyüşünde aramalıyız' açıklamasını yaptı.</p><p >Türkiye&#39;nin arkeoloji alanında da çok zengin, çok kötü bir mirasın sahibi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hazineyi ortaya çıkarmanın, belgelemenin, ihtimamla korumak ve yeni nesillere en güzel şekilde bırakmanın son derece önemli olduğunu belirterek, 'Sahip olduğumuz birikimin görünür kılınması ve tüm detaylarıyla korunup geleceğe aktarılmasına ecdadımız büyük özen göstermiştir.İlk olarak Sultan Abdülmecid döneminde eski medeniyetlere ait eserler kültürel servet olarak görülmüş, muhafaza altına alınmaya başlanmıştır. Takip eden süreçte, 19. yüzyılın son çeyreğinde ise Asar-ı Atika nizamnamelerinin yayınlanmasıyla birlikte tarihi eserlerin korunması hususu kanuni bir zemine taşınmıştır. Sultan Abdülhamid Han&#39;ın izni ve iradesiyle 1891 yılında açılan Osman Hamdi Bey ile kurumsallaşmasını tamamlayan Müze-i Hümayun, yani bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi, sadece Osmanlı coğrafyasının değil, Doğu&#39;nun da ilk modern müzesi olarak kayıtlara geçmiştir' değerlendirmesini yaptı.</p><p >Arkeoloji sahasındaki çalışmaların Cumhuriyet&#39;in ilk yıllarında atılan kararlı adımlarla daha da gelişerek ivme kazandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1930&#39;lu yıllarda kurulan müzeler, farklı yerlerde başlatılan kazılar ve üniversitelerde açılan arkeoloji kürsülerinin bu alandaki bilimsel çalışmaları bir üst noktaya çıkardığını dile getirdi. İlerleyen dönemlerde geniş kapsamlı pek çok projenin hayata geçirildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alandaki bayrak yarışını tüm imkanları devreye alarak yürüttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Tarih ve kültür mirasımızı yarınlara taşımak için sizlerle birlikte tüm gücümüzle gayret sallıyoruz. Kültür Bakanlığımız, ilgili kurumlarımız, üniversitelerimiz, hocalarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve arkeoloji camiamızın tüm aktörleriyle yoğun bir emek harcıyoruz. Cumhurbaşkanlığında bu alanda görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız hiçbir detayı atlamadan kuşatıcı ve kucaklayıcı bir anlayışla çalışıyor. Sizlerin alın terinin neticesinde ortaya çıkarılan gizli hazinelerimizin hak ettiği ilgiyi ve değeri görmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Emeklerimizin boşa gitmediğini görmenin haklı gururunu yaşıyoruz' şeklinde konuştu.</p><p >Türkiye&#39;nin gerek toprak yüzeyi, gerek sualtı keşiflerinde dünya arkeolojisinde ilk sırada yer aldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, mağara kazılarından taş tepeler projesine, höyüklerden klasik dönem kentlerine, Ahlat, Selçuklu meydan mezarlığından Malazgirt savaş alanı araştırmalarına uzanan her çalışmayla Anadolu&#39;nun kadim geçmişinin farklı yönleriyle ortaya koyulduğunu belirtti. 2023&#39;te Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeolojik çalışması olan Geleceğe Miras Projesi&#39;ni başlattıklarını, bu projeyle Türkiye&#39;de arkeolojiye ayrılan kaynağı kat kat arttırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Ülkemizin dört bir yanındaki kazı başkanlıklarımızın sayısını son 7 yılda 151&#39;den 250&#39;nin üzerine çıkardık. Sadece 2024 yılında kazı çalışmaları için 2 binden fazla uzman, 3 bini aşkın çalışanlar arkeoloji faaliyetlerine önemli bir istihdam desteği sağladık' dedi.</p><p >Geleceğe Miras Projesi&#39;nin neticelerini de kısa sürede almayı başardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin en somut çıktılarının kazı sürelerinde kendisini gösterdiğini belirtti. Daha önce kazıların kısıtlı bir süre zarfında yapıldığını kazı sezonunun yaklaşık 90 günden oluştuğunu belirten Erdoğan, kazı alanının açılıp kapatılma süreçleri de göz önüne alındığında bu sürenin neredeyse 40-50 güne düştüğünü, sağlanan yeni imkanlar ile kazı süresini 12 aya çıkarttıklarını söyledi. Hava şartları uygun olduğu müddetçe kazı çalışmalarının çok yönlü bir şekilde gerçekleştirildiğini bildiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p >'Kalan süreyi ise bu çalışmaların akademik süreçlerine teksif ediyor. Projemizin önemli bir sonucu daha oldu. Ülkemizde kazı çalışmaları 163 yıl önce Efes&#39;te başlamıştı. O dönemde yabancı hocalar tarafından yürütülen çalışmalar vardı. Projeyle ören yeri kazılarında Türk Koordinatör Kazı Başkanlığı uygulamasını biz başlattık. Kazı alanlarımızı ihya etmeyi, bu alanları karşılanma merkezleri ve yürüyüş yollarıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerin istifadesine sunmayı sürdürüyoruz. 27 noktada devreye aldığımız gece müzeciliği uygulamasıyla ziyaretçiler yalnızca gündüz değil gece de büyüleyici bir tarih yolculuğuna çıkıyor.'</p><p >Bu ay itibarıyla Türk İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi&#39;ni de başlattıklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu projeyle Anadolu&#39;nun dört bir yanında Türk İslam Dönemi&#39;ne ait mezar taşları ve kitabeleri tespit ediyor, belgeliyor, ulusal veri tabanında bir araya getiriyoruz. Topladığımız verileri, ulaştığımız tüm bu eserlerin çok hacimli bir külliyata dönüştürmeyi hedefliyoruz. Uzmanlarımız önce ülkemizin ardından Türk&#39;ün adım attığı her yeri inşallah karış karış gezecek ve kültür mirasımızı özellikle kayıt altına alacaktır' ifadelerini kullandı.</p><p >Yakın zamana kadar geri plana itilen Türk İslam arkeolojisini hayata geçirmenin kendilerine nasip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Medeniyet mirasımızın izlerini evvela Anadolu&#39;ya giriş kapımız olan Kars Ani Harabelerinde ardından da Ahlat&#39;ta Malazgirt&#39;te sürmeye başladık. Her biri talihe not düşen, mazi ati ile buluşturan onlarca yüzlerce çalışmaya imza attık. Üniversitelerimizde Türk İslam arkeolojisi bölümlerini kurarak bu alana yeni bir soluk kazandırdık.. Diğer taraftan ülke çapında gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle tarihi ve kültürel değerlerimizi yaşamaya ve yaşatmaya özen gösteriyoruz. Hat sanatından minyatür sergilerine farklı alanları kapsayan kültür yolu festivallerimiz ve yaşayan miras şölenlerimiz tüm hızıyla devam ediyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde ise bir Anadolu şenliği adı altında kültür ve sanat faaliyetleri icra ediyoruz' değerlendirmesini yaptı.</p><p >Kütüphanecilik başta olmak üzere diğer alanlarda da yeni rekorlar kırıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, titiz bir restorasyon ve yeniden ihya çalışmasıyla 2023 yılında hizmete açılan Rami Kütüphanesi&#39;ni 2,5 yılda 7 milyon kişinin ziyaret ettiğini açıkladı. Erdoğan, '86 yıllık aranın ardından asli kimliğine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebir Camii&#39;ni tarihinin en kapsamlı restorasyon sürecine aldık. Galata Kulesi&#39;ni eski ihtişamlı günleriyle yeniden buluşturduk. Çökme noktasına gelen Kız Kulesi&#39;ni inşallah daha yüzyıllarca ayakta kalabilecek şekilde aslına sadık kalarak elden geçirdik. İstanbul Arkeoloji ve Ankara Resim Heykel müzelerimizin bakım ve onarım çalışmalarının başarıyla nihayete erdirdik. Başkentimizin kangrene dönen CSO projesini CSO Ada olarak hayata geçirdik' ifadelerini kullandı.</p><p >Dönüşümün sonraki durağının Haydarpaşa ve Sirkeci olacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bakanlığımız gar, kültür ve sanatın iç içe olduğu güzel bir projeye imza atıyor. Projenin tamamlanmasıyla dünyanın göz bebeği İstanbul&#39;un Anadolu Yakası da önemli bir kültür ve sanat alanına sahip olacak. Hem Haydarpaşa&#39;da hem Sirkeci&#39;de raylı ulaşım hizmetleri sürerken, kültür, sanat ve tarih de yeniden hayat bulacak' şeklinde konuştu.</p><p >Hem gönül coğrafyasında hem de dünyanın diğer bölgelerinde kültür varlığına sahip çıkıp her birini ihya ettiklerini, Türkiye&#39;den kaçırılan tarihi eserlerin Türkiye&#39;ye iadesi için de yoğun bir mücadele içinde olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışına çıkarılan bu eserleri uzun yıllar süren bilimsel çalışmaların yanı sıra hukuki ve diplomatik girişimlerle ait olduğu topraklara, Anadolu&#39;ya getirdiklerini ifade etti. 2002&#39;den bugüne 13 bin 291 tarihi eserin ana vatana iade edilmesini sağladıklarını da sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bu eserlerin sonuncusu olan ve tam 65 yıl önce ülkemizden kaçırılan Marcus Aurelius Bronz heykeli şu anda sizlerin ziyaretine açıktır. Türk arkeolojisinin öncü isimlerinden merhum Jale İnan hocamız bu kıymetli parçanın bulunması için kolları sıvayan ilk isimdi. Eseri bulmak elbette kolay olmadı getirilmesi için çok daha çetin bir mücadele verildi. Uzmanlarımız heykelin bize ait olduğunu ispatlamak için kaidesini santim santim ölçtüler, silikon kalıplar çıkardılar. Aynı bölgelerden numuneler topladılar. Sonunda bu eseri yeniden ülkemize kazandırdılar. Bu vesileyle Prof. Jale İnan hocamızı şükranla anarken, eserin iade süresinde emeği geçen herkesi cami gölünden tebrik' dedi.</p><p >Erdoğan, Sevr Anlaşması&#39;nın 421. maddesine atıfta bulunarak, 'Bakınız, milletimizi esaret altına almaya amaçlayan Sevr Anlaşması&#39;nın 421. maddesi, antikalara dair halihazırda yürürlükte olan Osmanlı kanunlarının ilgası hükmünü içeriyor. Yani, tarihi ve kültürel mirasımız üzerindeki egemenliğimiz elimizden alınmak, medeniyet değerlerimiz ortadan kaldırılmak isteniyordu Serv&#39;i yırtıp atarken, aynı zamanda milletimizin kökleriyle bağını kesmeyi amaçlayan bu dayatmaları da boşa çıkardık' ifadelerini kullandı.</p><p >Arkeoloji alanında görev yapanlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Arkeoloji camiamızın her bir mensubu, milli varlığımıza sahip çıkarak tarihi bir misyonu ve mesuliyeti yerine getiriyor. Biz sizin emeklerinizin özveriyle yürüttüğünüz çalışmaların ülkemiz için taşıdığı önemin farkındayız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da daima yanınızda olacağımızı bilmenizi özellikle istiyorum' şeklinde konuştu.</p><p >Tarihi eserler, kültür hazineleri ve mimari mirasın korunmasında çalışanlara teşekkür eden Erdoğan, 'Gerek tarihi eserlerimiz, gerek kültür hazinemiz, gerekse mimari yadigarlarımızın korunması için fedakarlıkla çalışan tüm hocalarımıza, tüm kardeşlerimize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum' dedi.</p><p >Konuşmasının sonunda sergi ve sempozyumun hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Uluslararası Arkeoloji Sempozyumu ve Arkeolojinin Altın Çağı Sergisinin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Gençlerimiz başta olmak üzere arkeolojiye ilgi duyan tüm vatandaşlarımı, buradaki sergilerimizi ziyaret etmeye çağırıyorum. Bu programlardan emeğin geçen baştan değerli bakanım olmak üzere tüm mesai arkadaşlarıma tekrar tebriklerimi iletiyorum' değerlendirmesini yaptı.</p><p >Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, Türkiye&#39;nin arkeoloji alanındaki büyük atılımlarını ve kültürel mirasa yönelik vizyonunu anlattı. Cumhuriyet tarihinde bir ilk olan bu anlamlı buluşmaya ev sahipliği yaptığı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;a teşekkür eden Ersoy, 'Yalnızca geçmişin izlerini görünür kılmakla kalmıyor, aynı zamanda milletimizin kimliğini ve ortak geleceğini koruma sorumluluğunu hep birlikte üstlenmenin gururunu yaşıyoruz' dedi.</p><p ><strong >Kaçırılan eserlerin iadesinde tarihi başarı: 8 bin 976 eser geri döndü</strong></p><p >Bakan Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede önemli başarılar elde edildiğini belirterek, 2018-2025 yılları arasında toplam 8 bin 976 eserin Türkiye&#39;ye iade edildiğini, sadece geçtiğimiz yıl bin 149 eserin ait olduğu topraklara kavuşturulduğunu vurguladı. Bakan Ersoy, bu çerçevede en dikkat çekici gelişmelerden birinin Burdur&#39;daki Boubon Antik Kenti&#39;nden kaçırılan ve ABD&#39;deki Cleveland Sanat Müzesi&#39;nde bulunan Roma İmparatoru Marcus Aurelius&#39;a ait bronz heykelin Türkiye&#39;ye iadesi olduğunu hatırlattı. Bu sürecin rahmetli Prof. Dr. Jale İnan&#39;ın öncülüğünde başlayan bilimsel ve diplomatik çabalarla sonuçlandığını belirten Ersoy, 'Bu heykel yalnızca bir arkeolojik eser değil; kültürel egemenliğimizin bir sembolüdür' dedi.</p><p >Cumhurbaşkanı Erdoğan, program öncesi sergiyi ziyaret etti. Eserleri inceleyen Erdoğan, ilgililerden bilgi aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan programın gerçekleşeceği salona eşi Emine Erdoğan ile birlikte geldi. Programa ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Hüseyin Yayman, AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Ankara Valisi Vasip Şahin ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı da katıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/13-bin-291-tarihi-eser-yurda-d_1754549654_AQbHnj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 13 Bin 291 Tarihi Eser Yurda Döndü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/13-bin-291-tarihi-eser-yurda-d_1754549654_AQbHnj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kömürlükten tarih çıktı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/komurlukten-tarih-cikti/36620/</link>
            <description><![CDATA[Kapadokya bölgesinin önemli destinasyonları arasında yer alan Ürgüp ilçesine bağlı Taşkınpaşa köyünde boşaltılan kömürlükten 600 yıllık tarih çıktı. Bulunan yapının, Taşkınpaşa köyünün kurucusu olan Taşkın Paşa tarafından ibadethane olarak yaptırıldığı düşünülüyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/komurlukten-tarih-cikti/36620/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 06 Aug 2025 11:04:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >evşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyeleri tarafından yapılan incelemeye NEVÜ Rektörü Semih Aktekin&#39;de eşlik etti. Yapının sahibi 63 yaşındaki Mehmet Esen yaptığı açıklamada, 'Taşkın Paşa&#39;nın 6. Kuşak torunuyuz. Önceden babamın zamanında turistler buraya gelirdi ama eve girdirmezlerdi. Burada bir cami olduğunu söylerlerdi. Biz burayı Taşkın Paşa&#39;nın camisi olarak biliyorduk. Ama külliye olarak belirlendi. Buradan sonra da büyük olan asıl camiyi yaptırmış. Ama ilk gelişinin burası olduğunu biliyoruz' şeklinde konuştu. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Doç. Dr. Savaş Maraşlı da açıklamasında; bulunan yapının Tekkenin Dergahın, Taşkınpaşa Külliyesine bağlı bir mekan olduğunu düşündüklerini söyledi. Maraşlı; 'Buradaki kandillikler, nişler, ocaklar şeyhin bir yaşam alanı olduğunu gösteriyor. Yani misafirlerini ağırladığı, belki tekkede çorbanın kaynadığı, yemeğin yapıldığı, misafirlerin ağırlandığı, açların doyurulduğu bir yer. Çünkü tekkelerde böyle tasavvuf anlayışlar var. Bu tarz bir mekan olduğunu anlıyoruz. Bu yapı daha önce hiçbir literatürde geçmiyor. 1960&#39;lardan beri özellikle sanat tarihçileri tarafından deşifre edilmiş, ancak açılmamış bir mekan. Külliyenin camisi, türbesi, zaviyesinden bahsediliyor, fakat bu yapıya kimse değinmiyor. Aslında 600 yıllık bir yapı. İlk defa gün yüzüne çıkan, saklanmış ve belki de saklandığı için de bu şekilde korunmuş. Baktığımız zaman cephe anlayışı bizim Selçuklulardan beri aşina olduğumuz beylikler döneminde de devam eden süslemeler, malzemeler ve teknik bir anlayışla yapılmış' dedi.</p><p><br> </p><p >NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Doç. Dr. Alper Altın da yapıdaki süslemelerin ağırlıklı olarak geometrik ve bitkisel süslemelerden oluştuğunu söyledi. Altın, 'Eretna yapılarında klasik gördüğümüz cephe tasarımını burada da görüyoruz. Süsleme ağırlıklı olarak geometrik ve bitkisel süsleme üzerinden yürütülmüş. Bu süslemelerde bir stil kritiği yaptığımızda bunun bir Eretna yapısı olduğunu, benzer özelliklerinden dolayı da Emir Taşkın&#39;ın yaptırmış olabileceğini belirtebiliriz. Şu an burayı ne amaçla kullanılıyordu tam olarak bilemiyoruz. Bizler de bunlarla ilgili araştırmalar yapıp, buranın ne amaçla kullanıldığını tespit etmeye çalışacağız. Hemen arkamda gördüğünüz niş, muhtemelen mihrap nişi. Çünkü kıble yön tayinine baktığımızda cami ile aynı yöne denk geliyor. Burası bir mescit olarak kullanıldı mı tam olarak bilmiyoruz ama en azından mihrabı olduğu için işlevsel olarak burada namaz kılındığını belirtebiliriz. Buranın içi bu kadar görülebilir değildi, Temizlik çalışmasından sonra bu yapı açığa çıktı. Bazı yerlerini biz ilk geldiğimizde görememiştik. Hemen sağımda kalan kitabeyi de dün gece fark edebildik. Yani aslında bakir bir yer. Burada yaptığımız çalışmalarla bu yapının işlevini, süslemelerini daha açığa çıkarmayı planlıyoruz' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/komurlukten-tarih-cikti_1754467466_E6L0qJ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kömürlükten tarih çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/komurlukten-tarih-cikti_1754467466_E6L0qJ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Azerin’den Türklük Anıtı Açılışına Özel Muhteşem Konser]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/azerin-den-turkluk-aniti-acilisina-ozel-muhtesem-konser/35747/</link>
            <description><![CDATA[Azerbaycan devlet sanatçısı Azerin, Nevşehir Kahveci Dağı Konaklamalı Mesire Alanı’nın 3. Etabı ve Türk Tarihine Yolculuk Projesi kapsamında Türk Devletleri Anıtı dolayısıyla geldiği Nevşehir’de muhteşem bir konser verdi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/azerin-den-turkluk-aniti-acilisina-ozel-muhtesem-konser/35747/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 07 Apr 2025 22:34:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p >Nevşehir Belediyesi&#39;nin düzenlediği konserde sahne alan ünlü sanatçı Azerin seslendirdiği şarkı, türkü ve marşlarla Nevşehirlilere unutulmayacak bir akşam yaşattı. Nevşehir&#39;in yeni gerdanlığı Kahveci Dağı&#39;nda planlanan ama meteorolojik veriler nedeniyle kapalı alana alınan ve Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi&#39;nde düzenlenen konseri binlerce kişi izledi. Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi&#39;nin almadığı binlerce Nevşehirli vatandaş ellerindeki Türk bayraklarını konser boyunca dalgalandırırken Sanatçı Azerin, Nevşehir&#39;de bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.</p><p >Belediye Başkanı Arı, konserin ardından Azerbaycan devlet sanatçısı Azerin&#39;e günün anısına plaket ve çiçek takdim ederek teşekkür etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/azerin-den-turkluk-aniti-acili_1744054454_tFf4lE.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Azerin’den Türklük Anıtı Açılışına Özel Muhteşem Konser ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/azerin-den-turkluk-aniti-acili_1744054454_tFf4lE.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. yıl dönümü kutlamalarında mehteran gösterisi]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/canakkale-deniz-zaferi-nin-110-yil-donumu-kutlamalarinda-mehteran-gosterisi/35553/</link>
            <description><![CDATA[Çanakkale Deniz Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümü kutlama etkinlikleri dolayısıyla Morabbin Parkı'nda mehteran gösterisi sergilendi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/canakkale-deniz-zaferi-nin-110-yil-donumu-kutlamalarinda-mehteran-gosterisi/35553/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 18 Mar 2025 18:27:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çanakkale Deniz Zaferi&#39;nin 110&#39;uncu yıl dönümü kutlama etkinlikleri dolayısıyla Morabbin Parkı&#39;nda mehteran gösterisi sergilendi.</p><p>18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi&#39;nin 110&#39;uncu yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği, Truva Atı yanı Morabbin Park&#39;ta gösterilerini sundular. Gösteriye, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Serhat Sözbir, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen ile kamu kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Mehteran Birliği konserde, &#39;Ceddin Deden&#39;, &#39;Genç Osman&#39; ve &#39;Bayrak Marşı&#39;nın da aralarında bulunduğu çeşitli eserler seslendirdi. Vatandaşlar yağışlı havayı aldırmadan marşlara eşlik etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/canakkale-deniz-zaferi-nin-110_1742326532_cs3Zov.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110. yıl dönümü kutlamalarında mehteran gösterisi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/canakkale-deniz-zaferi-nin-110_1742326532_cs3Zov.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Asrın Soykırımı: Gazze Destanı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/asrin-soykirimi-gazze-destani/35442/</link>
            <description><![CDATA[Gazeteci-Şair ve Yazar Ali Kayıkçı (şık Derebahçeli) tarafından yeni çıkartılan Asrın Soykırımı (Gazze Destanı) kitabının 3. cildinde İsrail-Filistin Savaşı'nın 420 günlük hikayesi anlatıldı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/asrin-soykirimi-gazze-destani/35442/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 01 Mar 2025 10:02:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gazeteci-Şair ve Yazar Ali Kayıkçı (şık Derebahçeli) tarafından yeni çıkartılan Asrın Soykırımı (Gazze Destanı) kitabının 3. cildinde İsrail-Filistin Savaşı&#39;nın 420 günlük hikayesi anlatıldı.</p><p>7 Ekim 2023 tarihinde Hamas ve Kassam Tugayları&#39;nın başlattığı özgürlük mücadelesinin akabinde meydana gelen kanlı olaylar; Gazeteci-Yazar ve Halk Şiri Ali Kayıkçı tarafından yazılı ve sözlü medya yayınları, deta bir vak&#39;anüvis gibi günü gününe takip edilmek suretiyle gerekli notlar alınıp, günlük bir köşe yazısı içerisinde hece vezni ile mısralara dökülüp ve ilk cildi Nisan 2024&#39;te, '111 destan/şiir'i ihtiva edecek şekilde 344 sayfa olarak yayınlanmıştı. Bu ciltte, 'Filistin/Gazze'de yaşanan hadiselerin başlangıcından bu tarihe kadar olan gelişmeler, özetlenmek suretiyle verildi. 7 Ekim 2023-Temmuz 2024 dönemine ait 9 aylık safhadaki gelişmeler ise '155 destan/şiir' mevzusu olarak 470 sayfada dillendirilerek Eylül 2024 tarihinde 2&#39;nci ciltte sunulmuştu. 3&#39;üncü cilt ise; bunların her ikisini de ihtiva etmekle birlikte bu defa 14 aylık toplam 420 günlük İsrail-Filistin Savaşı&#39;nın hikyesini (diğerlerinde olduğu gibi; günlük gazetelerden, televizyon haberlerinden özetleyerek, her iki güne karşılık tekabül eden bir destan/köşe yazısı ile) 210 köşe yazısı/destan olarak (Aralık 2024 tarihine kadarki gelişmeleri) anlattı.</p><p>Dünya destan tarihinde bir benzeri yok</p><p>1 milyona yaklaşan mısra sayısı ile dünyanın en uzun destanı olan &#39;Manas Destanı&#39;, Kırgız Türklerinin tarihini, geleneklerini, din ve inançlarıyla mitolojileri/mitleri, geleneklere ve halk hikyelerine dayanan, efsanevî kişi ve kavramlarını anlatan yönleriyle de edebî bir şaheser olarak görülüp, 9-12&#39;nci asırlara dayanıyor. Eseri hakkında bilgi veren şık Derebahçeli, 'Bizim, Asrın/Yüzyılın Soykırımı (Gazze Destanı) adını verdiğimiz ve 155 bin sözcüğü aşan, 210 başlık altında toplanmış destan sayısı ve 520 sayfalık hliyle, yaklaşık bir asırlık Filistin-İsrail çatışmalarının özeti gibidir ve de bu hliyle Manas Destanı&#39;nın küçük bir numunesidir' dedi.</p><p>'Benzeri görülmemiş bir gayretin ürünü'</p><p>Aşık Derebahçeli açıklamasının devamında ise 'Geçtiğimiz Nisan ayında yayımlanan ve 111 başlık altındaki 342 sayfalık ilk baskıda, 7 Ekim 2023-7 Nisan 2024 dönemine ait, 6 aylık bir devrenin dillendirilmesine çalışılmışken, genişletilmiş 3&#39;üncü baskı ise 210 başlık altında 7 Ekim 2023-30 Kasım 2024 dönemine ait 14 aylık safhada Filistin&#39;de yaşanan ve/veya onu ilgilendiren dünya çapında meydana gelmiş hadiselerin, gönül gözü ile yazılmış, gözyaşları ile karılmış Destanların Destanı Gazze olaylarının deta bir özeti gibidir. Diğer bir ifade ile 7 Ekim 2023&#39;ten 30 Kasım 2024&#39;e kadar geçen yaklaşık 420 gün içindeki her bir gelişmeyi, en geç iki günde bir olmak üzere değerlendirmek suretiyle kaleme alınan bu 210 destan; Filistin/Gazze olaylarını, 155 bin söz ile günübirlik yansıtması bakımından dünya edebiyat tarihi gelişimi açısından şimdiye kadar benzeri görülmemiş bir gayretin ürünüdür. Bu açıdan emsali yoktur ve bugüne kadar da bir benzeri yazılmamıştır. Çünkü bu çalışmamızda biz; televizyon yayınlarını günü gününe takip etmemizin yanında, yazılı medya dediğimiz birkaç günlük gazetenin haber, makale ve yorumlarını da okuyup öğrenmek suretiyle gelişmelerin deta içindeymiş gibi yaşadığımız, diğer bir ifadeyle vak&#39;anüvisçesine notlar tutup/kaleme alıp sonra da destanlaştırdığımız için bunun ne bir benzeri ve ne de böylesi bir çalışmanın başka örneği yoktur' diye konuştu.</p><p>Kayıkçı, bu eserine giren konuları araştırıp kaleme alırken 150&#39;ye yakın sayıda kitaptan, 400&#39;ü aşan sayıda gazeteden, 222 önemli şahsın açıkladığı bilgilerden yararlanmanın yanında 300 kadar köşe yazarının makalelerinden de faydalandığını, 307 resim ve 25 harita kullanmak suretiyle bunların çalışmaya görsel yönden de büyük bir değer kattığını, gazeteci-yazar ve fikir adamlarının mevzuyla ilgili sözlerine ayrıca yer verildiğini, 7 bin 380 mısra hlinde olayların hece vezniyle destanlaştırıldığını özellikle belirtti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/asrin-soykirimi-gazze-destani_1740816416_1rJ7oR.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Asrın Soykırımı: Gazze Destanı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/asrin-soykirimi-gazze-destani_1740816416_1rJ7oR.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[YÖK Üyesi Prof. Dr. Karaboğa, KAYÜ’de dönem dersi verdi]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/yok-uyesi-prof-dr-karaboga-kayu-de-donem-dersi-verdi/34981/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Üniversitesi'nin (KAYÜ) 2024-2025 Akademik Yılı Etkinliği kapsamında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa, 'Bilimin ABC'si ve Bilime Yön Vermek' konulu dönem dersi verdi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/yok-uyesi-prof-dr-karaboga-kayu-de-donem-dersi-verdi/34981/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 12 Dec 2024 16:55:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Üniversitesi&#39;nin (KAYÜ) 2024-2025 Akademik Yılı Etkinliği kapsamında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa, 'Bilimin ABC&#39;si ve Bilime Yön Vermek' konulu dönem dersi verdi.</p><p>KAYÜ 15 Temmuz Yerleşkesi&#39;ndeki Kongre Merkezi&#39;nde gerçekleştirilen etkinliğe Kayseri 1. İdare Mahkemesi Başkanı Murat Ayrancı, Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa ve Abdullah Gül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cengiz Yılmaz&#39;ın yanı sıra KAYÜ&#39;lü akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p><p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı&#39;nın ardından, dönem dersi etkinliğine katılımlarından dolayı YÖK Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa&#39;ya teşekkür ettiği açılış konuşmasında KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa şu cümlelere yer verdi:</p><p>'Erciyes Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa hocamızın, arıların yiyecek arama davranışına dayalı olarak geliştirdiği yeni  yaklaşım çok sayıda bilim insanının araştırmasına konu oldu. Geliştirilen bu yaklaşımın dünyada farklı alanlarda problemlerin çözümü için kullanılıyor olması ve bu konuda değerli bilim insanımızın aldığı çok sayıda ödül, konunun önemini ortaya koymaktadır. Sayın Hocamızın, Dönem Dersi kapsamında bugün burada bizlerle paylaşacağı çok değerli bilimsel bilgiler; hem öğrencilerimize, hem de akademisyenlerimize yeni ufuklar açacak, ortaya konulan yeni akademik çalışmalar için ilham kaynağı olacaktır.'</p><p>2018 yılında kurulan ve henüz genç bir üniversite olan Kayseri Üniversitesi&#39;nin, mesleki ve teknik yükseköğretimde kalite çıtasını her geçen gün daha yükseğe taşıyarak, kısa bir zaman zarfında Türkiye&#39;nin saygın üniversiteleri arasında yerini almayı başardığını kaydeden KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Karamustafa, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>'Ulusal ölçekte kendini ispatlamış ve başarıda sürekliliği yakalamış birçok bölüm ve programa sahip olan Üniversitemiz; yapay zek, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında bu yıl açılan yeni programlarla birlikte çok daha farklı misyonlar üstlenmektedir. Ülkemizin gelecek hedeflerine katkı sağlayacak akademik faaliyetler gerçekleştirmeye bugün olduğu gibi, yarın da devam edeceğiz. Daha zengin ve kapsamlı bilimsel projelere imza atmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Üniversitemizdeki mevcut fakülteler ve meslek yüksekokullarımızda bulunan bölüm ve programlar, şehrimizin ve ülkemizin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak belirlenmiş olup, yeni açılan ve açılması planlanan bölüm ve programları da günümüzün ve geleceğin ihtiyaçlarına göre tespit etmekteyiz. Bugün son derece önemli birer akademik gündem maddesi olan sürdürülebilir büyüme ve kalkınmanın gereklerine uygun olarak bütüncül bir eğitim yaklaşımını benimseyen Üniversitemiz; yeniliğe, gelişime ve inovasyona büyük önem vermektedir. Öğrencilerimizi en donanımlı şekilde mezuniyet sonrası çalışma hayatına hazır hale getirmeye yönelik süreçleri dinamik bir yapı içerisinde gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra KAYÜ olarak bizler, gerek sosyal ve kültürel etkinliklerle; gerekse toplum yararına gerçekleştirdiğimiz projelerle öğrencilerimizin sürekli yanlarında yer alıyor, mesleki ve kişisel gelişimleri açısından onlara daima destek oluyoruz. Hepimizin de çok iyi bildiği üzere, üniversitelerimizin gelişmesi Türkiye&#39;nin gelişmesi; Türkiye&#39;nin gelişmesi de üniversitelerimizin gelişmesi anlamına gelmektedir. Dünyada hiçbir ülke yoktur ki, üniversiteleri gelişmiş kendisi geri kalmış olsun ya da kendisi gelişmiş üniversiteleri geri kalmış olsun. Bilimin, gelişimin, üretimin, verimliliğin, kalkınmanın, kadim değerlerin, gücün, huzurun ve istikrarın yüzyılı olan 'Türkiye Yüzyılı'nda, üniversiteler milli teknoloji hamlesinin sadece lokomotifi değil, aynı zamanda geleceğin güçlü ve büyük Türkiye&#39;sinin inşasında ciddi rol oynayacak olan yetişmiş insan kaynağının da merkezleridir. Bu nedenle, üniversiteler olarak sahip olduğumuz sorumluluğun bilinciyle, inanç sistemimizde de yer alan 'İki günü birbirine eşit olan zarardadır,' hadis-i şerifinin bizlere çizmiş olduğu düstur ile her gün bir öncekinden daha fazla; durmadan ve yorulmadan çalışarak, milli hedeflerimizin gerçekleştirmesi için azami gayreti gösteriyoruz, göstereceğiz. Şunu hiçbir zaman unutmayacağız ki, bilim gelişimin anahtarlarındandır. Bilim ve teknolojiye verilen önem ülkenin geleceğine verilen önemdir. O yüzden bilimi, araştırmayı, gelişimi hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz. Bilim ve teknolojide daima ileri giden, sürükleyen; takip edilen bir ülke olmaktan da hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Üniversitelerimizde üretilen akademik bilgiyi; girişimcilik, inovasyon, Ar-Ge ve yüksek teknoloji üretimi alanlarında geliştirilen projelerle destekleyecek, bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü bir Türkiye&#39;nin inşası için el birliği ile çalışacağız.'</p><p>Açılış konuşmasının ardından YÖK Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa &#39;Bilimin ABC&#39;si ve Bilime Yön Vermek&#39; konulu dönem dersi kapsamında, alanında büyük ilgi gören yapay arı kolonisi algoritmasına dair çalışmasını dinleyicilere anlattı. Yapay zek ve optimizasyon sahasında çığır açan çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Karaboğa, yapay zek teknolojilerinin temel prensiplerinden sürü zeksına dayalı optimizasyon algoritmalarına kadar birçok alanı kuşatan kapsamlı sunumunun ardından katılımcıların sorularını cevapladı.</p><p>Toplu fotoğraf çekimiyle beraber etkinlik sona erdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/yok-uyesi-prof-dr-karaboga-kay_1734026123_1iCjzq.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ YÖK Üyesi Prof. Dr. Karaboğa, KAYÜ’de dönem dersi verdi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/yok-uyesi-prof-dr-karaboga-kay_1734026123_1iCjzq.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tarihi Kayseri Kalesi’ndeki ağaçlar araştırılıyor]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/tarihi-kayseri-kalesi-ndeki-agaclar-arastiriliyor/34944/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri İl Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy, tarihi Kayseri Kalesi'nin surları arasında bulunan ağaçların araştırıldığını söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/tarihi-kayseri-kalesi-ndeki-agaclar-arastiriliyor/34944/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 08 Dec 2024 14:33:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri İl Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy, tarihi Kayseri Kalesi&#39;nin surları arasında bulunan ağaçların araştırıldığını söyledi.</p><p>Kayseri Ağaç Fosili Yüzeyi Araştırması çalışmasında, Tarihçi Yazar Halit Erkiletlioğlu, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Prof. Dr. Ünal Akkemik&#39;e tarihi Kayseri Kalesi surları arasında bulunan ağaçları gösterdi. Bu çalışma ile kale inşaatında tarihlemeye gidilebileceğini aktaran ÇEKÜL Kayseri İl Temsilcisi Osman Özsoy, 'Yazar Halit Erkiletlioğlu&#39;nun çıkan bir kitabı var &#39;Kayseri Kaleleri ve Surları&#39; adında. Kayseri Kalesi&#39;nin birçok yerinde bazı ağaçları göreceksiniz. Bunlar yapının içinde gömülü olarak veya bir kısmının duvarın yüzeyinde olduğunu gördüğümüz ağaçlar. Tespit edilen ağaçlar Prof. Dr. Ünal Akkemik&#39;e gösterildi. Aslında kalenin inşaat noktasında bir tarihlemeye gitmek amacıyla Halit hoca bunları gösterdi. Sonuç olarak net bir tarihleme elde edemedik. Fakat Ünal Hoca&#39;nın bir sonraki araştırmalarında bir numune alınarak net bir tarihlemeye gitme imkanı var. Biliyorsunuz Kayseri Kalesi defalarca bir restorasyon görmüş. Ağaçlar, yakın zamanda gördüğü restorasyonun çok altında, yani zemine yakın yerlerde. Dolayısıyla oraların en son ne zaman restorasyon geçirdiğini bilmiyoruz. Tahminimiz; çevresindeki taşlar çok büyük olduğu için muhtemeldir ki en başta duvarlar yapılırken konulmuş ağaçlar olma ihtimali yüksek' dedi.</p><p>Ağaçların surlara hangi amaçla yerleştirildiğinin de araştırıldığını aktaran Özsoy, 'Bir bölümü duvar yüzeyine dik olarak, bir bölümü yatay olarak konulmuş. Kale duvarına yatay olarak konulanlar esnemek ile, dikey olarak konulanlar da iç kısımda uzantısı olan bir nevi örtme ile ilgili olarak konulduğunu tahmin ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>Kayseri Kalesi</p><p>Kayseri Kalesi&#39;ne ait ilk bilgiye M.S. 3. yüzyılda İmparator Gordianus dönemindeki sikkelerde rastlanıyor. Romalılardan başlayarak Bizanslılar, Danişmentliler, Selçuklular, Dulkadiroğulları, Karamaoğulları ve Osmanlılar Kayseri Kalesi&#39;nin iç ve dış surlarını tamir ve tadil etmişlerdir. Dış surların az bir bölümü ve iç surların önemli bir bölümü günümüze ulaşmıştır.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/tarihi-kayseri-kalesi-ndeki-ag_1733659719_kh1zQF.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tarihi Kayseri Kalesi’ndeki ağaçlar araştırılıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/tarihi-kayseri-kalesi-ndeki-ag_1733659719_kh1zQF.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Başkan Altay: “Hatay’daki Anadolu’nun ilk camisini dünya kültür mirasına yeniden hediye edeceğiz”]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/baskan-altay--hatay-daki-anadolu-nun-ilk-camisini-dunya-kultur-mirasina-yeniden-hediye-edecegiz-/34823/</link>
            <description><![CDATA[6 Şubat 2023'teki asrın felaketinde büyük oranda yıkılan ve restorasyonu Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Hatay'daki Habib-i Neccar Camisi'nde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/baskan-altay--hatay-daki-anadolu-nun-ilk-camisini-dunya-kultur-mirasina-yeniden-hediye-edecegiz-/34823/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 23 Nov 2024 14:50:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>6 Şubat 2023&#39;teki asrın felaketinde büyük oranda yıkılan ve restorasyonu Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Hatay&#39;daki Habib-i Neccar Camisi&#39;nde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.</p><p>Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekilleri Latif Selvi, Mustafa Hakan Özer, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, restorasyon çalışması süratle devam eden Habib-i Neccar Camisi&#39;nde incelemelerde bulunarak gelinen son durumu hakkında bilgi aldı.</p><p>'Depremden sonra Hatay&#39;da çok önemli işler yaptık'</p><p>İnceleme sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Altay, 6 Şubat depreminden sonra Konya Büyükşehir Belediyesi ve Konya ailesi olarak Hatay&#39;da çok önemli işler yaptıklarını bu vesileyle de Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi tarafından şahsına fahri doktora tevdi edildiğini hatırlattı. Üniversite rektörüne ve senatosuna teşekkür ederek fahri doktora diplomasını Konyalılar adına ve bu bölgede çalışan tüm belediyeler adına aldıklarını kaydeden Başkan Altay, 'Çünkü depremde yerel yönetimlerimiz büyük bir başarı hikayesi oluşturdular ve vatandaşlarımızın ne tür ihtiyacı varsa gidermek için çaba sarf ettiler. Biz de verilen talimat gereği Hatay&#39;a geldik 6 Şubat akşamı. Yaklaşık 40 gün boyunca bizzat ben de Hatay&#39;da bulundum. Bugün depremde Konya Belediyesinin başarısı konuşuluyorsa bu Konya&#39;nın topyekün hareket etmesindendir' ifadelerini kullandı.</p><p>'Konya-Hatay kardeşliğinin yıllarca sürmesi adına önemli bir tarihi eseri restore etmeye karar verdik'</p><p>Başkan Altay konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: 'Bugün de valimiz, milletvekillerimiz, oda temsilcilerimizle beraber o gün emeği olan herkesle beraber geldik. Habib-i Neccar Camisi&#39;nin restorasyonunu yapıyoruz. Konya ve Hatay kardeşliği o kadar güçlü bir kardeşliğe dönüştü ki biz depremden sonra da bu kardeşliğin hatırlanması ve yıllarca sürmesi adına önemli bir tarihi eseri restore etmeye karar vermiştik. Habib-i Neccar Camii nasip oldu. Buraya ilk geldiğimde kubbesinin yıkılmış olduğu enkaz halini hatırlıyorum. Şu an itibariyle arkadaşlarımız yoğun bir şekilde çalışıyor. Bilim Kurulu&#39;nun tavsiyeleri neticesinde binanın Allah&#39;ın izniyle bir daha yıkılmayacak şekilde yeniden ahşap bir kubbeyle tamamlanması yönünde bir karar çıktı. Bugün de ilk ahşap kısmını yerleştirmiş olduk. Bir taraftan güçlendirme işlemine bir taraftan da yapım işlemine devam ediyoruz. İnşallah Anadolu&#39;nun bu ilk camisini Konya olarak restore etmeyi ve 2025 yılı ortalarında tamamlamayı planlıyoruz. Böylece Habib-i Neccar Camisi&#39;ni sadece Hatay&#39;a ve Türkiye&#39;ye değil, tüm dünya kültür mirasına yeniden hediye etmiş olacağız.'</p><p>'Hatay&#39;da en nitelikli restorasyon çalışması denince Habib-i Neccar Camisi&#39;nin restorasyonu gelir'</p><p>Depremin birçok acıyı beraberinde getirdiğini ve insanların hayatında ve şehirlerde önemli değişiklikler yaptığını dile getiren Başkan Altay, 'Deprem şehirlerimizi de değiştirdi ve kültürel mirasımız üzerinde çok büyük bir baskı oluşturdu. Yüzlerce tescilli eser yıkıldı. Biz de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak üstümüze düşen sorumluluk bilinciyle Habib-i Neccar Camisi&#39;nin restorasyonunu yürütüyoruz. Zannediyorum Hatay&#39;da en nitelikli restorasyon çalışması denince Habib-i Neccar Camisi&#39;nin restorasyonu gelir ve en ileri durumdaki restorasyon da burası. Çok titiz bir çalışmayı çok büyük bir gayretle yapıyoruz. İnşallah tamamlandığında gelen herkesin o zihnindeki Habib-i Neccar&#39;ı yeniden görecekleri ama aynı zamanda depreme karşı dayanıklı bir binayı inşa etmiş olacağız' diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/baskan-altay--hatay-daki-anado_1732366301_fyXLPE.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Başkan Altay: “Hatay’daki Anadolu’nun ilk camisini dünya kültür mirasına yeniden hediye edeceğiz” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/baskan-altay--hatay-daki-anado_1732366301_fyXLPE.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TRT’nin "Kutsal İşgal" belgeselinin özel gösterimi yapıldı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/trt-nin--kutsal-isgal--belgeselinin-ozel-gosterimi-yapildi/34130/</link>
            <description><![CDATA[Çekimleri TRT World ekipleri tarafından işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirilen 'Kutsal İşgal' belgeselinin özel gösterimi, Tarihi Atlas Sineması'nda yapıldı. TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Soykırım karşısında neredeyse tüm dünya derin bir sükuta gark olmuşken, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, dünyada yaşanan her insani krizde olduğu gibi, yine Türkiye elini taşın altına koyuyor. Söylemde ve eylemde, gücünü derman olarak kullanan ülkemiz, bir yandan Gazze'deki kardeşlerimize insani yardım ulaştırıyor, tedaviye muhtaç hastaları ülkemizdeki hastanelere naklediyor diğer yandan akan kanın bir an evvel durması için diplomatik kanalları zorlamaya devam ediyor' dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/trt-nin--kutsal-isgal--belgeselinin-ozel-gosterimi-yapildi/34130/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 24 Aug 2024 23:43:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çekimleri TRT World ekipleri tarafından işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirilen 'Kutsal İşgal' belgeselinin özel gösterimi, Tarihi Atlas Sineması&#39;nda yapıldı. TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, 'Soykırım karşısında neredeyse tüm dünya derin bir sükuta gark olmuşken, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, dünyada yaşanan her insani krizde olduğu gibi, yine Türkiye elini taşın altına koyuyor. Söylemde ve eylemde, gücünü derman olarak kullanan ülkemiz, bir yandan Gazze&#39;deki kardeşlerimize insani yardım ulaştırıyor, tedaviye muhtaç hastaları ülkemizdeki hastanelere naklediyor diğer yandan akan kanın bir an evvel durması için diplomatik kanalları zorlamaya devam ediyor' dedi.</p><p>Çekimleri TRT World ekipleri tarafından işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirilen 'Kutsal İşgal' belgeselinin özel gösterimi, Tarihi Atlas Sineması&#39;nda yapıldı. Belgeselin özel gösterimine, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı&#39;nın yanı sıra dünyanın dört bir yanından ünlü gazeteci, aktivist ve akademisyenler katıldı. Belgesel, TRT World Araştırma Ekibi&#39;nin, 7 Ekim&#39;de başlayan Gazze soykırımından iki ay sonra Batı Şeria&#39;daki radikal İsrailli grupların arasına zorlu bir süreçten sonra sızmasıyla gerçekleştirildi. Filistin topraklarının adım adım nasıl işgal edildiğini gösteren belgeselde, İsrail medyasının bile zaman zaman 'İsrail&#39;in DAEŞ&#39;i' diye tanımladığı 'Hilltop Youth' adlı radikal grubun yetiştirildiği karakolların içinden ilk kez yapılan çekimler de yer aldı. İsrailli aktivistler, eski İsrail askerleri, radikal yerleşimci liderler ve İsrail parlamento üyeleri ile yapılan röportajlar ile İsrail&#39;in Filistinlileri yerinden etme stratejilerini ve toprakların sistematik olarak çalınmasını ortaya koyan belgesel, yasadışı yerleşimlerin nasıl kurulduğunu ve Filistinlilerin evlerinin nasıl yıkıldığını gözler önüne serdi.</p><p>Özel gösterimde konuşan, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, 'Gazze, 7 Ekim 2023 gününden bu yana tüm dünyanın gözleri önünde yerle bir ediliyor. Yaklaşık bir yıldır, bu soykırımda 17 bine yakını çocuk ve 11 bine yakını kadın olmak üzere 40 binden fazla masum insan hayatını kaybetti. Gazze&#39;nin neredeyse yüzde yetmişi yerle bir olmuşken, ne yazık ki Batılı ülkeler bu duruma sessiz kalmaya, hatta bazıları yüzsüzce bu zulme destek olmaya devam ediyor. Gazze&#39;deki soykırım, geldiğimiz noktada tüm dünyayı bir yol ayrımına getirmiş durumdadır. Nasıl bir gelecek tahayyül ediyoruz? İyinin, doğrunun, hakkın hüküm sürdüğü daha adil bir dünya mı yoksa soykırım suçlularının kongrelerde ayakta alkışlandığı, kötülüğün kol gezdiği, kan ve gözyaşından ibaret bir dünya mı? Halkların gösterdiği tepkinin karşılık bulmadığı, uluslararası hukukun hiçbir şekilde işlemediği, Birleşmiş Milletler&#39;in adeta aciz kaldığı bir manzarayla karşı karşıyayız. Vicdan sahibi herkes üzülerek müşahede etmiştir ki mevcut sistem, günümüz sorunlarına çözüm üretmekten uzak, akim kalmış bir sistemdir. Ve bugün İsrail&#39;in katlettiği her bir çocukla, her bir kadınla beraber, Batı&#39;nın sözde evrensel değerleri de katlediliyor. İnsanlara isabet eden kurşunlar, barışın garantörü olma iddiasıyla kurulan uluslararası kuruluşları da derinden yaralıyor. Soykırım karşısında neredeyse tüm dünya derin bir sükuta gark olmuşken, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, dünyada yaşanan her insani krizde olduğu gibi, yine Türkiye elini taşın altına koyuyor. Söylemde ve eylemde, gücünü derman olarak kullanan ülkemiz, bir yandan Gazze&#39;deki kardeşlerimize insani yardım ulaştırıyor, tedaviye muhtaç hastaları ülkemizdeki hastanelere naklediyor diğer yandan akan kanın bir an evvel durması için diplomatik kanalları zorlamaya devam ediyor' dedi.</p><p>TRT Genel Müdürü Sobacı konuşmasının devamında, 'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bulunduğu tüm platformlarda adaleti haykırıyor, zulmün son bulması, barışın tesis edilmesi için mücadele veriyor ve duruşuyla insanlığın onurunu koruyor. Dünyanın selameti için var gücüyle çalışan Türkiye&#39;nin kamu yayıncısı TRT olarak bizler de, 7 Ekim&#39;den bu yana tüm imkan ve kabiliyetimizle, hem Gazzeli kardeşlerimizin feryadını duyurmaya hem de Filistin&#39;deki işgalin boyutlarını belgelemeye gayret ediyoruz. İsrail saldırılarının başladığı günden bu yana gerek ulusal gerekse uluslararası haber mecralarımızdaki yayınların kahir ekseriyetini Gazze&#39;ye ayırdık. Mesai arkadaşlarımızın büyük özverisiyle Gazze&#39;de yaşananları anbean dünyaya aktardık ve aktarmaya da devam ediyoruz. Uluslararası haber kanallarımız TRT World ve TRT Arabi&#39;nin yanı sıra, uluslararası dijital haber platformlarımızdan da onlarca mesai arkadaşımız hem doğrudan bölgede hem de stüdyolarımızda görev alarak, yüzlerce saatlik canlı yayınlar yaptılar. TRT World imzasıyla Şahit, Dijital İşgal gibi özel belgeseller hazırladık ve dünya kamuoyuyla buluşturduk. TRT Almanca, TRT Rusça, TRT Fransızca, TRT Balkan, TRT Afrika ve TRT İspanyolca&#39;ya özel hazırladığımız yüzlerce içerikle, Gazze&#39;de yaşananları milyarlarca insana ana dilinde anlattık. 7 Ekim&#39;den bu yana Gazze&#39;de 170 basın mensubunu katleden İsrail&#39;in, hiçbir ahlaki ve insani sınır tanımayan taciz, saldırı ve tüm engellemelerine rağmen; sahadaki arkadaşlarımız bir an bile tereddüt etmeden, canlarını ortaya koyarak görevlerini yapmaya devam ediyorlar. Ben bu vesileyle, Gazze&#39;deki soykırımın kayıt altına alınmasında ve dünyaya duyurulmasında görev alan tüm çalışma arkadaşlarıma huzurlarınızda sonsuz şükranlarımı sunuyorum' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/trt-nin--kutsal-isgal--belgese_1724535583_9sRoKY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TRT’nin "Kutsal İşgal" belgeselinin özel gösterimi yapıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/trt-nin--kutsal-isgal--belgese_1724535583_9sRoKY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TİKA’dan Karadağ’a Bilim ve Teknoloji Merkezi: ‘Bilim Ülgün’]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/tika-dan-karadag-a-bilim-ve-teknoloji-merkezi--bilim-ulgun-/33823/</link>
            <description><![CDATA[Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteği ile Karadağ'da 'Bilim Ülgün' adlı bilim merkezi kurulması için işbirliği protokolü imzalandı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/tika-dan-karadag-a-bilim-ve-teknoloji-merkezi--bilim-ulgun-/33823/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 01 Aug 2024 15:10:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteği ile Karadağ&#39;da &#39;Bilim Ülgün&#39; adlı bilim merkezi kurulması için işbirliği protokolü imzalandı.</p><p>TİKA tarafından yapılan açıklamaya göre, Karadağ&#39;ın Ülgün şehrinde Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3), Karadağ merkezli XL Labs Vakfı ve Ülgün Belediyesi iş birliğiyle TİKA&#39;nın destekleriyle &#39;Bilim Ülgün&#39; bilim merkezi kurulacak. Bilim Ülgün projesine yönelik işbirliği protokolü, tüm paydaşların katılımıyla imzalandı. Farklı alanlarda atölyeler içeren bir bilim merkezi olarak tasarlanan Bilim Ülgün&#39;de bilim, tasarım, matematik, doğa bilimleri, teknoloji, astronomi, havacılık ve uzay atölyelerini içeren çeşitli eğitim ve çalışma alanları olacak. Ayrıca Deneyap Atölyesi bünyesinde &#39;Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı&#39; kapsamında 11 başlıkta teknoloji eğitimi verilecek ve takım çalışmalarının yapıldığı 36 ay süreli bir eğitim modeli uygulanacak.</p><p>Proje ile gençlerin ve her yaştan bireyin teknoloji üretim sürecine katılımını kolaylaştırmak ve teknoloji alanında girişimcilik kültürünün gelişimine katkıda bulunmak hedefleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/tika-dan-karadag-a-bilim-ve-te_1722516214_4PpiUS.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TİKA’dan Karadağ’a Bilim ve Teknoloji Merkezi: ‘Bilim Ülgün’ ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/tika-dan-karadag-a-bilim-ve-te_1722516214_4PpiUS.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[YEE Başkanı Prof. Dr. Aliy: “Türkiye’nin köklü kültürel değerlerinin doğru kaynaklar tarafından anlatılması önem arz ediyor”]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/yee-baskani-prof-dr-aliy--turkiye-nin-koklu-kulturel-degerlerinin-dogru-kaynaklar-tarafindan-anlatilmasi-onem-arz-ediyor-/33727/</link>
            <description><![CDATA[Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, yaptığı yazılı açıklamayla 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/yee-baskani-prof-dr-aliy--turkiye-nin-koklu-kulturel-degerlerinin-dogru-kaynaklar-tarafindan-anlatilmasi-onem-arz-ediyor-/33727/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 24 Jul 2024 11:08:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, yaptığı yazılı açıklamayla 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı&#39;nı kutladı.</p><p>Enstitü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kapsamında kamu diplomasisinin önemli unsurlarından iletişim ve medya alanlarında enstitünün gerçekleştirdiği projelere değindi.</p><p>'İletişim ve medya odaklı projeler yürütülüyor'</p><p>Enstitü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy yazılı açıklamasında, 'Enstitü olarak dünya çapında yürüttüğümüz kamu diplomasisi ve kültürel diplomasi çalışmalarımızda, kültürel etkileşimin yanı sıra iletişim ve medya alanlarına yönelik projeleri de hayata geçiriyoruz. Ülkemizin uluslararası arenada sahip olduğu başarılarının, köklü ve zengin kültürel değerlerinin doğru ve güvenilir kaynaklar tarafından anlatılması büyük önem arz ediyor' ifadelerini kullandı.</p><p>'Türkiye ile diğer ülkeler arasında medya alanında iş birlikleri geliştiriliyor'</p><p>Başkan Prof. Dr. Aliy, 'Bu doğrultuda, Türkiye&#39;ye ve Türk kültürüne dair hususların uluslararası alanda yüksek çarpan etkili bir görünürlüğe sahip olabilmesi için Türkiye&#39;den ve diğer ülkelerden medya kurumlarının önde gelen mensuplarının bir araya getirildiği stratejik iletişimi odak noktasına alan &#39;Medya Buluşmaları&#39; adlı faaliyet serisini hayata geçirdik. Söz konusu faaliyet serisi aracılığıyla Türkiye ile diğer ülkeler arasında medya alanında iş birlikleri geliştirilmesine ve medya bağlamında uluslararası ilişkilerin güçlendirilmesine önemli ölçüde katkı sunuluyor. Yurt içinde ve yurt dışında 7 gün 24 saat büyük bir özveriyle çalışmalarını yürüterek dezenformasyonla mücadele eden, büyük ve güçlü Türkiye&#39;yi tüm dünyaya anlatan kıymetli medya mensuplarımızın 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı&#39;nı en içten dileklerimle kutluyorum' şeklinde açıklamasını tamamladı.</p><p>Dünyanın farklı yerlerinde medya iletişim ağı genişliyor</p><p>Yunus Emre Enstitüsü, 'Medya Buluşmaları' adlı faaliyet serisi kapsamında Bosna Hersek, Sırbistan, Arnavutluk, Romanya, Meksika, Venezuela ve Mısır&#39;da gerçekleştirdiği etkinliklerle medya alanında önemli isimleri bir araya getirdi. 'Medya Buluşmaları' etkinliklerinde Türkiye ile diğer ülkeler arasında medya ilişkilerini üst seviyelere taşıyacak atılımlar ve medya alanında yapılabilecek iş birlikleri ele alındı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/yee-baskani-prof-dr-aliy--turk_1721809311_k9o8Q7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ YEE Başkanı Prof. Dr. Aliy: “Türkiye’nin köklü kültürel değerlerinin doğru kaynaklar tarafından anlatılması önem arz ediyor” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/yee-baskani-prof-dr-aliy--turk_1721809311_k9o8Q7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu uzay yolculuğuna başladı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/turkiye-nin-ilk-yerli-ve-milli-haberlesme-uydusu-uzay-yolculuguna-basladi/33587/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye'nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'yı yörüngeye taşıyan Falcon 9 roketi başarılı bir şekilde fırlatıldı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/turkiye-nin-ilk-yerli-ve-milli-haberlesme-uydusu-uzay-yolculuguna-basladi/33587/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 09 Jul 2024 02:46:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye&#39;nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A&#39;yı yörüngeye taşıyan Falcon 9 roketi başarılı bir şekilde fırlatıldı.</p><p>Türk mühendislerce üretilen Türkiye&#39;nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A uzay yolculuğuna başladı. Uyduyu yörüngeye taşıyan Space X firmasına ait Falcon 9 roketi, hava koşulları nedeniyle yaşanan 2 saat 10 dakikalık gecikmenin ardından Türkiye saati ile 02.30&#39;da ABD&#39;nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezi&#39;nden başarılı bir şekilde fırlatıldı. Yaklaşık 36 dakika sürecek bir yolculukla 300 kilometrelik irtifaya roketle taşınacak uydunun, daha sonra roketten ayrılarak 70 dakikada geçici yörüngesine ulaşacağı açıklandı. 42 derecedeki asıl yörüngesine yerleşmesi 10 ila 15 gün sürecek uydunun yaklaşık 1 ay içerisinde de aktif hale geleceği bildirildi.</p><p>&ldquo;Öncü Türkiye&#39;yi birlikte inşa ediyoruz&rdquo;</p><p>Türksat Gölbaşı Yerleşkesi&#39;nde düzenlenen Türksat 6A Fırlatma Töreni&#39;nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 22 yılda sıfırdan dev bir AR-GE sistemi inşa ettiklerini vurgulayarak, &ldquo;İnovasyon odaklı projeler hayata geçiriliyor. Yüksek teknoloji ve katma değer üreten öncü Türkiye&#39;yi hep birlikte inşa ediyoruz&rdquo; ifadelerini kullandı. Bu anlayışın işaret fişeğinin savunma sanayiindeki atılımlarla birlikte atıldığını kaydeden Kacır, &ldquo;Sektördeki yüzde 20 olan yerlilik oranını yüzde 80&#39;lerin üzerine çıkardık&rdquo; dedi.</p><p>&ldquo;Ülkemizi uzay alanında adım adım ileriye taşıyoruz&rdquo;</p><p>Benzer bir fırsat penceresini uzay teknolojileri alanında gördüklerini ifade eden Kacır, fırlatma maliyetlerinde yaşanan hızlı düşüşün uzak sektörünün ilerlemesine kapı araladığını ifade etti. &ldquo;Teknoloji geliştirmede ve yüksek teknoloji üretiminde küresel ölçekte iddia sahibi bir ülke olarak ülkemizin uzayın sunduğu fırsatlardan yararlanmasını ve menfaatlerimizi korumayı bir tercihten öte zorunluluk addediyoruz&rdquo; diyen Kacır, &ldquo;Bu anlayışla uzay bilimi ve teknolojilerinde insan kaynağı, tasarım ve mühendislik kabiliyetleri açısından ülkemizi adım adım ileriye taşıyoruz&rdquo; şeklinde konuştu.</p><p>&ldquo;Uydu teknolojilerinde ilk 11&#39;deyiz&rdquo;</p><p>Türkiye&#39;yi kendi uydularını geliştirebilen, üretebilen ve test edebilen bir ülke konumuna taşıdıklarını vurgulayan Kacır, Türksat 6A&#39;nın geliştirilmesinde yüzde 80 üzerinde yerlilik oranına ulaştıklarının altını çizdi. &ldquo;Kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk&rdquo; diyen Kacır, &ldquo;Artık Türkiye uydu teknolojilerinde A takımında ilk 11&#39;dedir&rdquo; ifadelerini kullandı.</p><p>Birçok alanda iletişim ihtiyaçlarını karşılayacak</p><p>Türkiye&#39;nin haberleşme kapasitesini artırmayı ve daha geniş bir kapsama alanı sunmayı amaçlayan Türksat 6A, telekomünikasyon hizmetlerinin kesintisiz ve yüksek kaliteli bir şekilde sunulmasını sağlayacak. Televizyon yayıncılığı için de kullanılacak olan uydu, daha fazla kanalın daha geniş bir alanda izlenebilmesine olanak tanıyacak. Türksat 6A geniş bant internet ve veri iletimi hizmetleri sunarak, internet erişimini genişletecek ve hızlandıracak. Uydu ayrıca kamu kurumlarının iletişim ihtiyaçlarını karşılayarak acil durumlarda güvenilir iletişim imkanı sunacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-nin-ilk-yerli-ve-milli_1720506379_98Hq5R.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu uzay yolculuğuna başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/turkiye-nin-ilk-yerli-ve-milli_1720506379_98Hq5R.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dededen toruna bakırcılık mesleği]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/dededen-toruna-bakircilik-meslegi/33406/</link>
            <description><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan Sabahattin Cida, 10 yaşındayken öğrendiği ve 60 yıldır yaptığı bakırcılığı, torunu ile yaşatmaya çalışıyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/dededen-toruna-bakircilik-meslegi/33406/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 21 Jun 2024 12:00:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gaziantep&#39;te yaşayan Sabahattin Cida, 10 yaşındayken öğrendiği ve 60 yıldır yaptığı bakırcılığı, torunu ile yaşatmaya çalışıyor.</p><p>Gaziantep&#39;te Bakırcılar Çarşısında 60 yıldır bakırcılık yapan 70 yaşındaki Sabahattin Cida, torunu ile birlikte bakır kalaylıyor, bakır eşya ve minare alemi imalatı yapıyor. 60 yıl önce başladığı mesleğe torunu ile devam eden Cida, yaklaşık 60 yıldır yaptığı bakırcılık mesleğini gelecek nesillere de aktarılması için torununun da mesleği sürdürmesini istiyor.</p><p>'Torunum mesleği öğrenip ileride yaşatırsa beni çok mutlu eder'</p><p>Torununun bakırcılık mesleğini öğrenmesini istediği söyleyen Cida, 'İlkokulu bitirdikten sonra babam beni bakırcıya işe koydu. Bende işi öğrenip usta oldum. Bakır pahalı olduğu için gelir çok olmuyor. Meslek ölüyor. Torunumda okullar tatil olduğu için benim yanıma geldi. Gelen çocuklar öğrenmek istemiyor. Yaş ilerledikçe öğrenmeleri de zor oluyor. Önceden ustalar bizim kulağımızı çekerdi. Şimdi hiçbir şey söyleyemiyoruz. Ben mesleği yaşatmak için torunuma öğretiyorum. Torunum bakırcılık mesleğini öğrenip ileride yaşatırsa beni çok mutlu eder' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/dededen-toruna-bakircilik-mesl_1718966086_70SsMA.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dededen toruna bakırcılık mesleği ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/dededen-toruna-bakircilik-mesl_1718966086_70SsMA.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Osmanlı’nın İlk başşehrinde tarihi mekanlar tanıtılacak]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/osmanli-nin-ilk-bassehrinde-tarihi-mekanlar-tanitilacak/33210/</link>
            <description><![CDATA[Tarihe ve Turizme büyük önem veren Bursa Yenişehir Belediyesi, Koyunhisar köyüne önemli bir çalışma yapacak.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/osmanli-nin-ilk-bassehrinde-tarihi-mekanlar-tanitilacak/33210/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 10 Jun 2024 09:09:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tarihe ve Turizme büyük önem veren Bursa Yenişehir Belediyesi, Koyunhisar köyüne önemli bir çalışma yapacak.</p><p>Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, 'Osmanlıya 26 yıl başkentlik yapmış olan  ilçemizin tarihteki yeri ve önemi çok büyüktür. Bizler de bu konuda  çalışmalara başladık. Koyunhisar köyümüzde minyatür Osmanlı eserlerinin yer alacağı çalışma yapacağız. Buraya  her yerden insanımız gelecek. İlçemizde kuracağımız turizm ofisimizdeki tecrübeli ekipler tarafından Yenişehir tarihinin tanıtımını en iyi şekilde yapmayı planlıyoruz' dedi.</p><p>Koyunhisar Köyü muhtarı Türker İleri de,  'Osmanlı Devleti&#39;nin beylikten devlete geçiş sürecinin başladığı yer olan Koyunhisar savaşlarının yaşandığı köyümüz tarihi bakımdan büyük bir öneme sahiptir. Aydoğdu Bey, Osmanlı Devletinin kurucusu olan Osman Gazinin yeğenidir. Türbesi köyümüzde yer almaktadır. Köyümüzü ve tarihimizi daha iyi tanıtmak için çalışmalar yapacağız. Belediye Başkanımız Ercan Özel ve Kaymakamımız Mustafa Güney&#39;in bu yönde destekleri sürüyor. Belediyemiz bu konuda önemli çalışmalara imza atacak. Ben kendilerine köyüm ve şahsım adına teşekkür ediyorum'  dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/osmanli-nin-ilk-bassehrinde-ta_1718001223_ZHCRVW.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Osmanlı’nın İlk başşehrinde tarihi mekanlar tanıtılacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/osmanli-nin-ilk-bassehrinde-ta_1718001223_ZHCRVW.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TCG Nusret Gemisi Ayvalık’ta]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/tcg-nusret-gemisi-ayvalik-ta/33163/</link>
            <description><![CDATA[Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde; Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Çanakkale Deniz Savaşı'nın kazanılmasında büyük payı olan Nusret Mayın Gemisi'nin anısını yaşatmak için 2011'de aslına uygun yapılan TCG Nusret Gemisi, Cunda Adası'nda vatandaşların ziyaretine açıldı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/tcg-nusret-gemisi-ayvalik-ta/33163/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 08 Jun 2024 18:10:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Balıkesir&#39;in Ayvalık ilçesinde; Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Çanakkale Deniz Savaşı&#39;nın kazanılmasında büyük payı olan Nusret Mayın Gemisi&#39;nin anısını yaşatmak için 2011&#39;de aslına uygun yapılan TCG Nusret Gemisi, Cunda Adası&#39;nda vatandaşların ziyaretine açıldı.</p><p>Gemiyi ziyarete gelen vatandaşlara ve öğrencilere, görevlilerce TCG Nusret Müze Gemisi hakkında bilgi verildi. Gemiyi gezen ziyaretçiler bol bol fotoğraflar çektirdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/tcg-nusret-gemisi-ayvalik-ta_1717860522_E2KlsO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TCG Nusret Gemisi Ayvalık’ta ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/tcg-nusret-gemisi-ayvalik-ta_1717860522_E2KlsO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri sahiplerini buldu]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/bedia-muvahhit-tiyatro-odulleri-sahiplerini-buldu/33048/</link>
            <description><![CDATA[Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi'nde gerçekleşen törenle sahiplerini buldu. Muhteşem gecede ünlü geçidi gerçekleşti.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/bedia-muvahhit-tiyatro-odulleri-sahiplerini-buldu/33048/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 29 May 2024 08:12:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi&#39;nde gerçekleşen törenle sahiplerini buldu. Muhteşem gecede ünlü geçidi gerçekleşti.</p><p>Dünya Tiyatro Ödülleri listesine giren Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri, bir kez daha coşku ve heyecanla sahiplerini buldu. 12&#39;incisi düzenlenen Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi&#39;nde gerçekleştirildi. Duayen tiyatro sanatçılarının da katıldığı törende 13 dalda ödül ile birlikte 5 ayrı özel ödül verildi. Törenin sanat danışmanı Haldun Dormen başta olmak üzere, onursal jüri başkanı Göksel Kortay, Oya Başak, İlber Ortaylı, Sema Özcan Sarper, Mehmet Sarper, İzzet Günay, Yücel Erten, Terry Davies, Serpil Günseli, Salih Güney ve Bige Kırca davetliler arasındaydı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da törene katıldı.</p><p>Çağlar İşgören törenin açılış konuşmasını yaptı</p><p>Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri Kurucusu Çağlar İşgören törenin açılışını yaptı. Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Çağlar İşgören sahneye Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri sanat danışmanı Haldun Dormen&#39;i davet etti. Haldun Dormen, 'İzmir benim ikinci evim. Bu şehri çok seviyorum. Ayrıca Bedia Muvahhit, Mustafa Kemal Atatürk&#39;ün isteğiyle ilk defa burada sahneye çıkmıştır. Bu bakımdan da İzmir önemlidir benim için' yorumunda bulundu.</p><p>Özel ödüller sahiplerini buldu</p><p>Sanata Destek Veren Yerel Yönetici ödülünü açıklamak üzere sahneye davet edilen İlber Ortaylı, ödülü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay&#39;a takdim etti. Sanata Destek Veren Yerel Yönetici Ödülü&#39;nü alan Belediye Başkanı Cemil Tugay ise 'Bu ödül, İzmir halkının önümüzdeki 5 yıl boyunca tiyatro açısından benden neler beklediğini gösteren bir motivasyon ödülü oldu. Bunun farkında olarak bu törene geldim, görevimin bilincindeyim. Bu şehirde, sanata doyduğumuz bir 5 yıl diliyorum' şeklinde konuştu.</p><p>Golden Bridge Özel Ödülü</p><p>Golden Bridge Özel Ödülü uluslararası alanda köprü olmayı başarabilmiş, vizyonu ve çalışmalarıyla yaşadığı ülke sınırlarını aşmış, tiyatro sanatının gelişebilmesi için yeniliklere aracı olmuş kişilere takdim edilmeye devam ediyor. 12. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri&#39;nde Golden Bridge özel ödülünü Michele Guaraldo kazandı.</p><p>'Göksel Kortay Özel Ödülü' Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları&#39;na</p><p>Her yıl en iyi Anadolu tiyatrosuna verilen 'Göksel Kortay Özel Ödülü' Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları&#39;na takdim edildi.</p><p>Bedia Muvahhit Cesaret Ödülü Oya Başak&#39;a</p><p>Sahneye ödül takdimi için çıkan Haldun Dormen 'Bu ödül çok değerli bir ödül, cesaretiyle bu ödüle gerçekten hakkı olan Oya Başak&#39;ı sahneye davet ediyorum' dedi. Sahneye ödülü almak için çıkan Oya Başak mutluluktan gözyaşlarını tutamadı. Tüm salon ayakta alkışlarken törenin en duygusal anı yaşandı.</p><p>Kırmızı Halı Özel Programı</p><p>Törenin ardından kokteyl esnasında yayınlanan Kırmızı Halı Özel Programı&#39;nda çok özel konuklar ağırlandı. İzzet Günay 'Böyle bir törenin devamlılığını sağlamak çok zor. Bu sebeple Çağlar İşgören&#39;i ve ekibini kutluyorum. Çok güzel bir iş yapıyorlar.' diyerek tebriklerini iletti. Göksel Kortay programda  'Ben Bedia Ödülleri&#39;ne en başından beri katılmaktayım. Her yıl daha da geliştirerek devam ettiriyorlar. Çağlar İşgören&#39;e, Sahne Tozu Tiyatrosu&#39;nun bütün ekibine teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Katılan tüm sanatçıların heyecan yaşamasını sağlıyorlar. Bedia Muvahhit&#39;in adının yaşatılmasını da sağlıyorlar. Bedia Hanım muazzam bir hanımefendiydi. Resmi olarak sahneye çıkan ilk kadın sanatçıdır' diyerek Bedia Muvahhit ile yaşadığı hatıralarını paylaştı. Gecenin ana sponsoru olan bir yemek zinciri markasının Genel Müdürü Mükremin Özdemir ise '6 yıldır Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri&#39;nin destek sponsoru olarak yer alıyorduk. Bu sene ana sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Umarım bu tören Çağlar İşgören&#39;in de dediği gibi uluslararası boyutta  devam eder' diyerek iyi dileklerini iletti.</p><p>İşte ödüller</p><p>Yılın en başarılı prodüksiyonu: Hamlet -  İzmir Devlet Tiyatrosu</p><p>Yılın en başarılı yönetmeni: Metin Oyman -  Martı</p><p>Yılın en başarılı kadın oyuncusu: Eda Nur Solaklı - Son Gece Mahallesi</p><p>Yılın en başarılı erkek oyuncusu: Umut Kolburan -  Fareler ve İnsanlar</p><p>Yardımcı rolde yılın en başarılı kadın oyuncusu: Berfin Türköz Kurt - Hamlet</p><p>Yardımcı rolde yılın en başarılı erkek oyuncusu: Efe Çetinel - Helikopter</p><p>Kerem Yılmazer yılın en başarılı genç kuşak kadın oyuncusu: Elif Alp - Yüzleşme</p><p>Kerem Yılmazer yılın en başarılı genç kuşak erkek oyuncusu: Doğan Üstünyavuz - Hiç Kimsenin Öyküsü</p><p>Yılın en başarılı ışık tasarımı: Çağlar Aytaç - Hamlet</p><p>Yılın en başarılı dekor tasarımı: Murat Gülmez -  Martı</p><p>Yılın en başarılı giysi tasarımı: Meliha Eda Bayburtlu - Tartuffe</p><p>Yılın en başarılı sahne müziği: Cem İdiz - Yolcu</p><p>Yılın en başarılı oyun yazarı: Devrim Pınar Gürbüzoğlu - Son Gece Mahallesi</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bedia-muvahhit-tiyatro-oduller_1716961402_jUAivV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri sahiplerini buldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/bedia-muvahhit-tiyatro-oduller_1716961402_jUAivV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dede Korkut Hikâyeleri temalı yılsonu sergisi açıldı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/dede-korkut-hikyeleri-temali-yilsonu-sergisi-acildi/33043/</link>
            <description><![CDATA[Resim Bölümü öğrencileri, Dede Korkut Hikyeleri temalı yılsonu sergisini Kültür Merkezinde açtılar.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/dede-korkut-hikyeleri-temali-yilsonu-sergisi-acildi/33043/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 29 May 2024 07:45:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Resim Bölümü öğrencileri, Dede Korkut Hikyeleri temalı yılsonu sergisini Kültür Merkezinde açtılar.</p><p>Sanat ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü 1. sınıf öğrencileri, Dr. Öğr. Üyesi Adem Öcal danışmanlığında Kültür Merkezinde açtıkları 'Dede Korkut Hikayeleri' temalı yıl sonu sergisinde, birçok hikayedeki mitolojik kahramanları ve bu kahramanlar arasındaki ilişkileri, asıllarına sadık kalarak resmettiler.</p><p>Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahir Kadakal&#39;ın katılımlarıyla açılan sergi için dönem içerisinde Dede Korkut hikayelerini okuyarak resim kompozisyonlarını belirleyen öğrenciler, Dr. Öğr. Üyesi Adem Öcal danışmanlığında eserlerine son hallerini vererek sergiye hazır hale sundular. Her öğrencinin eseriyle yer aldığı sergide bazı eserler karakterlere odaklanırken, bazıları ise olay öykülerine ve aforizmaların canlandırılmasına odaklandı. Tuval kompozisyonlarının karakalem çalışmaları ve kütük boyama performansları da sergilendi. Sergide, Resim bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Mahir Bayramoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Tümer Çelik, Dr. Öğr. Üyesi Murat Gürbüz ve Arş. Gör. İlknur Emir de açılışa eşlik ettiler. Serginin konsept tasarımı hakkında bir açıklamada bulunan Dr. Öğr. Üyesi Adem Öcal, 'Dede Korkut&#39;un yaşadığına ve eserlerinde değindiğine inanılan Bayburt&#39;un en önemli kültürel zenginlikleri ve değer mirasları arasında gösterebileceğimiz bu hikayeleri, çağdaş ve yeni yorumlarla zamanın ruhuna hitap eder hale getirmeyi ilke ediniyoruz. Dede Korkut&#39;un insanlığa verdiği mesajın sanat yönüne baktığımızda, çağlar ötesi bir anlamla karşılaşıyor ve her bir insanın zihin dünyasında farklı kendine özgü derinlikler oluşturan bir üsluba rastlıyoruz. Bu üslup ve anlam, genç sanatçılarımızın zihin dünyalarında yeniden yorumlandığında, Dede Korkut&#39;un hedeflediği nesiller arası bağ ve aktarım ilişkisi de kurulmuş oluyor. Bugün, Dede Korkut&#39;un sanat geleneğini kendilerine has üsluplarıyla yorumlayan gençlerin, anlatıyı evrenselleştirme ve çağdaşlaştırma emeklerine tanıklık ediyoruz.' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/dede-korkut-hikyeleri-temali-y_1716960895_yhVZb9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dede Korkut Hikâyeleri temalı yılsonu sergisi açıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/dede-korkut-hikyeleri-temali-y_1716960895_yhVZb9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu: “Anadolu ile ilgili en eski bilgiler Kültepe’den geliyor”]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/prof-dr-fikri-kulakoglu--anadolu-ile-ilgili-en-eski-bilgiler-kultepe-den-geliyor-/33039/</link>
            <description><![CDATA[Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmasında, Anadolu insanının 4 bin yıl önce Kültepe tabletleri ile okuma yazmayı öğrendiğini söyleyerek, 'Anadolu ile ilgili en eski bilgiler Kültepe'den geliyor' dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/prof-dr-fikri-kulakoglu--anadolu-ile-ilgili-en-eski-bilgiler-kultepe-den-geliyor-/33039/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 28 May 2024 21:02:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı&#39;nda yaptığı konuşmasında, Anadolu insanının 4 bin yıl önce Kültepe tabletleri ile okuma yazmayı öğrendiğini söyleyerek, 'Anadolu ile ilgili en eski bilgiler Kültepe&#39;den geliyor' dedi.</p><p>Kültepe&#39;nin 4 bin yıl önce Anadolu&#39;nun en büyük şehirlerinden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, 'Kültepe günümüzden 4 bin yıl önce rahatlıkla söyleyebiliriz ki Anadolu&#39;nun en büyük şehirlerinden bir tanesi ve bunun sebebi de ticaret. O dönemdeki güvenli liman, güvenli bölge olması itibariyle de insanların rahatlıkla ticaret yapabileceği ve kendilerini emniyet altında hissettikleri bir bölge. Bu bölge bu gelişimini Anadolu&#39;ya değil de Mezopotamya&#39;ya borçlu. Şöyle ki yaklaşık olarak 4 bin yıl önce Musul&#39;un 150 kilometre kadar güneyindeki Asur kentinde bir iktidar değişikliği oluyor. Yeni bir hanedan geliyor ve hanedanın kralı memleketin refahını ticarette buluyor. Aslına bakarsak Asur çok fakir bir bölge. Herhangi bir yeraltı zenginliği yok fakat özelliği ticaret rotalarının üzerinde olması. Bizim İpekyolu dediğimiz rotanın da bir kavşak noktası ve buranın da böyle bir avantajı var. Buradaki kral refahı ticarette buluyor. Bu kral tahta geldiği zaman dünyada hiçbir yerde görülmeyen ilk kez olan bir sistemi getiriyor ve ticareti özelleştiriyor, liberalleştiriyor. Özel kişilerin firma kurmasına olanak sağlıyor ve ticaretin önünü açıyor. O dönemde Asur&#39;daki kral aslında bizim bir holdingin CEO&#39;su gibi. 4 bin sene önce Asur&#39;da gelişen bu sistem, aynen olduğu gibi Anadolu&#39;ya geliyor ve bunun Anadolu&#39;daki merkezi de Kültepe&#39;dir' dedi.</p><p>'Anadolu ile ilgili en eski bilgiler Kültepe&#39;den geliyor'</p><p>Kulakoğlu, Anadolu ile ilgili en eski bilgilerin Kültepe&#39;den geldiğini söyleyerek, 'Biz 1948 yılından beri yapılan kazılarda bu ticaretin yönetildiği yapıları, sarayları bulduk ve aslında bakarsanız en önemli kazancı diyebileceğim de yaklaşık 23 bin civarında tablet bu sayede geldi. Tabletlerin gelmesinin sebebi de şu; ticaret çok sistemli bir ticaret. Yapılan harcamaların, alınan kararların hepsi, aklınıza gelebilecek kuruş dahi harcandığı takdirde kayıt edilmiş. Dolayısıyla da bu tabletler, Kültepe&#39;de çıkarıldı. Bu bakımdan da aslında çok daha özel bir konumu var Kültepe tabletlerinin. Bu tabletler sayesinde aslında Anadolu insanı çok farklı bir dünyaya girdi. Bu anlamda Anadolu ilk kez yazılı çağlara giriyor. Yazılı çağlar derken de aslında tarihi çağlara giriyor. Anadolu ile ilgili en eski bilgiler, tarihi ya da günlük hayata ilişkin veriler de hep Kültepe&#39;den geliyor. Anadolu insanı günümüzden 4 bin yıl önce Kayseri&#39;de Kültepe&#39;de okuma yazmayı öğreniyor. Bunun dışında somut belgelerimiz de var. Şunu da söyleyeyim dünyada çok sayıda tablet var ama hepsi saraylarda, tapınaklarda kullanılmış ve dolayısıyla yanlı tabletler ama Kültepe arşivlerin hepsi özel şahıslara ait arşivler ve içindeki yazılar da özel kişilerin mektupları, işlemleri ve kayıt ettikleri tabletler' ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/prof-dr-fikri-kulakoglu--anado_1716920490_05MPmf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu: “Anadolu ile ilgili en eski bilgiler Kültepe’den geliyor” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/prof-dr-fikri-kulakoglu--anado_1716920490_05MPmf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Restorasyonu tamamlanan Galata Kulesi’nin açılışına saatler kaldı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/restorasyonu-tamamlanan-galata-kulesi-nin-acilisina-saatler-kaldi/32966/</link>
            <description><![CDATA[Restorasyonu tamamlanan İstanbul'un simge yapılarından Galata Kulesi'nin açılışına saatler kaldı. Tarihi yapı ziyaretçilere açılmadan önce ilk kez görüntülendi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/restorasyonu-tamamlanan-galata-kulesi-nin-acilisina-saatler-kaldi/32966/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 25 May 2024 12:27:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Restorasyonu tamamlanan İstanbul&#39;un simge yapılarından Galata Kulesi&#39;nin açılışına saatler kaldı. Tarihi yapı ziyaretçilere açılmadan önce ilk kez görüntülendi.</p><p>Galata Kulesi, 1 Kasım 2023 tarihinde başlayan restorasyon çalışmaları çerçevesinde 8. katı ziyarete kapatılmıştı. Süreç içerisinde tarihi kulenin 63 metre yükseklikteki 270 kiloluk bakır alemi restore edilerek nefes kesen bir operasyonla 4 parça halinde takılmıştı. Devam eden çalışmalarda, yapının beden duvarlarında ve zemininde ise jeoradar çalışmalar gerçekleştirilmişti. 23 Şubat&#39;ta, tarihi yapının tamamı, dış cephe onarımı ve depreme karşı güçlendirme çalışmaları kapsamında ziyarete kapatılarak çalışmalara başlanmıştı. 674 yıllık tarihi kulenin çevresinin iskeleyle örülerek etrafı yeşil bir inşaat filesiyle sarılmıştı.</p><p>İstanbul&#39;un simgelerinden Galata Kulesi&#39;nde dış cephe onarımı ve depreme karşı güçlendirme çalışması tamamlandı. Restorasyon çalışmaları fen ve sanat kurallarına uygun şekilde tamamlanarak yapı hem kültürel mirası koruyacak hem de göçmen ebabil kuşlarına ev sahipliği yapacak şekilde düzenlendi. Restorasyonu tamamlanan Galata Kulesi&#39;nin ise açılışına saatler kaldı. Çalışmaları tamamlanmış haliyle ilk kez görüntülendi. Tarihi kuleyi ziyarete gelenler saat başı en fazla 100 kişi olacak şekilde içeriye alınacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/restorasyonu-tamamlanan-galata_1716638381_TyOel0.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Restorasyonu tamamlanan Galata Kulesi’nin açılışına saatler kaldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/restorasyonu-tamamlanan-galata_1716638381_TyOel0.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Side Antik Kenti’nde tarihi mozaik zemin keşfedildi]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/side-antik-kenti-nde-tarihi-mozaik-zemin-kesfedildi/32947/</link>
            <description><![CDATA[Side Antik Kenti'nde devam eden çalışmalarda şairlere ilham kaynağı olan epik şiirin esin perisi Kalliope'nin betimlendiği mozaik zemin gün ışığına çıkarıldı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/side-antik-kenti-nde-tarihi-mozaik-zemin-kesfedildi/32947/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 24 May 2024 16:07:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Side Antik Kenti&#39;nde devam eden çalışmalarda şairlere ilham kaynağı olan epik şiirin esin perisi Kalliope&#39;nin betimlendiği mozaik zemin gün ışığına çıkarıldı.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Geleceğe Miras projesi kapsamında Side Antik Kenti&#39;nde 2023 yılında başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları devam ederken, yeni keşifler ve bulgular gün ışığına çıkıyor. Side Antik Kenti kent kapısı ve kara surlarının ardında yer alan Anıtsal Çeşme bölgesinde devam eden restorasyon ve arkeolojik çalışmalarda bulgular ortaya çıktı. Anıtsal Çeşme&#39;nin arkasındaki su kemerlerinin keşfiyle genişletilen kazı alanında, şairlere ilham kaynağı olan epik şiirin esin perisi Kalliope&#39;nin betimlendiği bir mozaik zemin bulundu.</p><p>Ayrıca mozaik zeminin bulunduğu alandaki duvarlarda, dönemin estetik anlayışını ve sanatsal zenginliğini gözler önüne seren freskler de keşfedildi. Bulunan mozaik zemin, Side Antik Kenti&#39;nin tarihine dair yeni bilgiler sunarken, bölgedeki arkeolojik çalışmaların daha pek çok sırrı açığa çıkaracağına dair umutları güçlendirdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/side-antik-kenti-nde-tarihi-mo_1716556533_NjqVtO.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Side Antik Kenti’nde tarihi mozaik zemin keşfedildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/side-antik-kenti-nde-tarihi-mo_1716556533_NjqVtO.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Büyükşehir Sanat Akademisi’nden ]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/buyuksehir-sanat-akademisi-nden--komsu-koyun-delisi--adli-tiyatro-oyunu/32934/</link>
            <description><![CDATA[Kayseri Büyükşehir Belediyesi Sanat Akademisi öğrencileri tarafından hazırlanan Üstün Dökmen'in yazdığı Komşu Köyün Delisi adlı tiyatro oyunu Murat Özdeniz yönetmenliğinde 26 Mayıs Pazar günü tiyatro severlerle buluşuyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/buyuksehir-sanat-akademisi-nden--komsu-koyun-delisi--adli-tiyatro-oyunu/32934/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 24 May 2024 11:31:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kayseri Büyükşehir Belediyesi Sanat Akademisi öğrencileri tarafından hazırlanan Üstün Dökmen&#39;in yazdığı 'Komşu Köyün Delisi' adlı tiyatro oyunu Murat Özdeniz yönetmenliğinde 26 Mayıs Pazar günü tiyatro severlerle buluşuyor.</p><p>Dr. Memduh Büyükkılıç başkanlığında Kayserilere yılın her dönemi zengin içeriklere sahip kültür sanat etkinlikleri hizmeti sunan Büyükşehir Belediyesi, bünyesinde faaliyet gösteren Sanat Akademisi&#39;nde birçok dalda eğitim ve kurs düzenlerken akademi öğrencileri ile sanat etkinlikleri de düzenliyor.</p><p>Bu kapsamda, Büyükşehir Belediyesi Sanat Akademisi öğrencilerinin hazırladığı 'Komşu Köyün Delisi' adlı tiyatro oyunu tiyatro severlerle buluşuyor.</p><p>Üstün Dökmen&#39;in yazdığı, Murat Özdeniz&#39;in yönettiği 'Komşu Köyün Delisi' adlı tiyatro oyunu 26 Mayıs Pazar günü saat 19.30&#39;da İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonu&#39;nda ücretsiz olarak sahnelenecek.</p><p>Çocuklar başta olmak üzere her yaştan vatandaşa hitap eden tiyatro oyunu, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç&#39;ın özel ilgi ve destekleri ile sanat eğitimi hizmetini sürdüren Büyükşehir Belediyesi Sanat Akademisi öğrencileri tarafından sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/buyuksehir-sanat-akademisi-nde_1716548009_8tlUpT.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Büyükşehir Sanat Akademisi’nden  ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/buyuksehir-sanat-akademisi-nde_1716548009_8tlUpT.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ermenilerin mezalim yaptığı fırın tarihe ışık tutuyor]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/ermenilerin-mezalim-yaptigi-firin-tarihe-isik-tutuyor/32725/</link>
            <description><![CDATA[Adana'nın Kozan ilçesinde o dönemde Ermeniler tarafından eziyet gören vatandaşların torunları mezalim fırınını ziyaret ederek, yaşanan zulüm ve eziyeti anlattı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/ermenilerin-mezalim-yaptigi-firin-tarihe-isik-tutuyor/32725/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 24 Apr 2024 09:36:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Adana&#39;nın Kozan ilçesinde o dönemde Ermeniler tarafından eziyet gören vatandaşların torunları mezalim fırınını ziyaret ederek, yaşanan zulüm ve eziyeti anlattı.</p><p>Kozan&#39;da tarihi çarşıda, geçtiğimiz yıllarda Tarihçi Yusuf Halaçoğlu tarafından yazısı hazırlanan, Kozan Belediyesi tarafından sembol fırın olarak ziyaretçilere açılan &#39;mezalim fırını&#39; Milli Mücadele kahramanlarının aileleri tarafından ziyaret ediliyor.</p><p>Sarıkamış şehidi olan Kerimce Mehmet&#39;in torunu 83 yaşındaki Muzaffer Eroğlu babasının küçük yaşlarda Ermeni zulmüne tanık olduğunu ifade ederek, &ldquo;Çocukken yabancıları görmek için askerleri görmek için çıktıkları bir tepede harnup dibinde yatan bir adamın Ermeni ve Fransız askerler tarafından ağaca asılıp altına ateş yakıp yaktıklarını babam anlatırdı. Kozanlıları fırınlarda yakmışlar. Gece gündüz tuttukları Türkleri bu fırınlarda yaktıklarını o dönem yaşayanlar hep aktarır ve bizler çocukken babalarımızdan bu zulüm ve eziyetleri dinledik. Fransız ve Ermeni askerler bölgede çok sayıda zülüm ve eziyet gerçekleştirmiştir&rdquo; dedi.</p><p>Milli Mücadele kahramanlarından Sehlikzade Hasan Efendi&#39;nin torunu Kemal Sehlikoğlu ise, &ldquo;Onların iddia ettiği soykırım kesinlikle yok. Bunun için tarihi geçmişe baktığımız zaman biz millet olarak Çanakkale&#39;de mücadele ederken Fransızlar bu bölgelerde yaşayan fanatik Ermenileri ayaklandırarak bir devlet kurma çabasına girmişler. Burada fırında yakılma olayları çok yaygın. Kaçkaç devri olarak bölgede bilinen ve Kurutuluş Savaşı&#39;nın ilk meşalesinin yakıldığı bölgedir. Türk milleti hiçbir zaman soykırım yapmamıştır. Osmanlı Döneminde, Cumhuriyet Döneminde de zülüm ve eziyet yapmamıştır. Buradan giden Ermenilerin zarar görmemesi için Adana&#39;ya kadar götürüldüğü bilinir. Buradan kaçan Ermeniler de aslında bunu burada Türklerle karşı kardeşçe yaşadığını, fanatik Ermenileri ayaklandırması ile Türklere zulüm ve mezalim yapıldığını aktarmaktadırlar&rdquo; diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/ermenilerin-mezalim-yaptigi-fi_1713943246_XObvkw.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ermenilerin mezalim yaptığı fırın tarihe ışık tutuyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/ermenilerin-mezalim-yaptigi-fi_1713943246_XObvkw.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kız Kulesi ziyaretçilere bir hafta kapatılacak]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/kiz-kulesi-ziyaretcilere-bir-hafta-kapatilacak/32662/</link>
            <description><![CDATA[Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, adada gerçekleştirilecek kontrol çalışmaları nedeniyle Kız Kulesi'nin bir hafta kapatılacağını açıkladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/kiz-kulesi-ziyaretcilere-bir-hafta-kapatilacak/32662/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 22 Apr 2024 20:10:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, adada gerçekleştirilecek kontrol çalışmaları nedeniyle Kız Kulesi&#39;nin bir hafta kapatılacağını açıkladı.</p><p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün resmi Twitter hesabından yapılan paylaşımda, &ldquo;Kız Kulesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca adada gerçekleştirilecek kontrol çalışmalarının yapılabilmesi için 24-30 Nisan 2024 tarihleri arasında bir hafta süreyle ziyarete kapalı olacaktır&rdquo; denildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/kiz-kulesi-ziyaretcilere-bir-h_1713808157_Av59pi.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kız Kulesi ziyaretçilere bir hafta kapatılacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/kiz-kulesi-ziyaretcilere-bir-h_1713808157_Av59pi.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hitit Dini Merkezi Nerik’te bulunan esrarengiz tabletler ve eserler]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/hitit-dini-merkezi-nerik-te-bulunan-esrarengiz-tabletler-ve-eserler/32551/</link>
            <description><![CDATA[Samsun Vezirköprü Oymaağaç Höyüğü'nde Hititlerin kutsal şehri Nerik'te yürütülen kazı çalışmaları sonrasında bulunan çivi yazılı tabletler, en önemli maddi kültür kalıntıları olarak dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/hitit-dini-merkezi-nerik-te-bulunan-esrarengiz-tabletler-ve-eserler/32551/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 20 Apr 2024 11:40:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Samsun Vezirköprü Oymaağaç Höyüğü&#39;nde Hititlerin kutsal şehri Nerik&#39;te yürütülen kazı çalışmaları sonrasında bulunan çivi yazılı tabletler, en önemli maddi kültür kalıntıları olarak dikkat çekiyor.</p><p>Uzun soluklu çalışmalar, araştırmalar ve tartışmalar sonucunda Hitit İmparatorluğu&#39;nun kuzey sınırlarında olduğu düşünülen kutsal kent Nerik&#39;in lokalizasyonu kesin olarak Oymaağaç Höyük&#39;te yapılıyor. Samsun&#39;un güneyinde Vezirköprü Ovası&#39;nın ise kuzey bölümünde bulunan ve 200&#39;e 1900 metre ölçülerindeki Oymaağaç Höyük, gerek konumu gerekse de buluntuları ile soru işaretlerini ortadan kaldırıyor. Höyük&#39;te 20005 ve 2006 yılları arasında yapılan yüzey araştırmaları ile 2007 yılından bugüne kadar devam eden kazı çalışmaları sırasında bulunan 20&#39;nin üzerinde &lsquo;Hititçe çivi yazılı tablet parçası&#39; en önemli maddi kültür kalıntılarından biri olarak adlandırılıyor.</p><p>Sadece Nerik&#39;te kullanılan bir teknik hem ahşap hem taştan yapılmış tablet: Dahanga</p><p>Söz konusu tabletlerde Nerik kentinin adı, Nerik&#39;in tanrıları, Nerik&#39;in Fırtına Tanrısı ve onun eşi Zah(s)apuna ile Haharwa Dağı gibi Nerik&#39;in çevresindeki bölgelerin adları geçiyor. Ayrıca 2 tablet parçasında hem ahşap hem taştan yapılmış bir Dahanga&#39;dan bahsediliyor. Dahanga, henüz bilinmeyen ama sadece Nerik&#39;te bulunan bir mimari unsur olarak merak uyandırıyor. Söz konusu tabletler ve dönemin eserleri Samsun Müzesi&#39;nde ziyaretçiler tarafından da yoğun ilgi görüyor.</p><p>Höyük&#39;te açığa çıkartılan mimari kalıntılar da Oymaağaç Höyük-Nerik eşitliğini destekliyor. Hattusa&#39;nın eski mabetlerinde benzer bir mabet, kare bir hububat deposu, tipik bir Hitit sur kapısı ve yer altına giden merdivenli su kaynağı Hititt dönemine tarihleniyor. Höyüğün kuzeydoğu tepesinde 40&#39;a 40 metre ölçülerinde kuruluşu Orta Tunç Çağı ve en geç tabakası 2. Suppiluliuma dönemine tarihlenen bir tapınak bulunduğu aktarılıyor.</p><p>Tapınak hakkında yapılan bilgilendirmede, &ldquo;Yapının konumu ve buluntularından dolayı Fırtına Tanrısı&#39;nın tapınağı olarak nitelendiriliyor. Buluntular arasında Fırtına&#39;nın sembol hayvanlarından Serri ve Hurri adlı boğaların betimlendiği pişmiş toprak heykelcik parçaları dikkat çekici bulunuyor. Purulliye (bahar) Bayramı ve diğer festivaller sırasında yapılan kilit seyahatlerin bitiş noktası olan Nerik&#39;e gelince bu mabette Fırtına&#39;ya kurbanlar kesilip, çeşitli hediyeler verilmişti. Mabedin avlusunda çok sayıda kalitesinden dolayı günlük kullanımdan ziyade dini amaçlı olduğunu bilinen tek kullanımlık minyatür kap ve tabaklar acıka çıkartıldı&rdquo; açıklaması bulunuyor.</p><p>Hititlerin dikkat çeken müzik aletleri</p><p>Öte yandan, müzede Hititler&#39;in kullandığı müzik aletleri de oldukça dikkat çekiyor. Müzede erken tunç çağına ait bronz çalpara, pişmiş topraktan yapılmış çıngırak ve birçok müzik aleti de sergileniyor. Kullanılan müzik aletleriyle ilgili olarak yapılan bilgilendirmede, &ldquo;Çivi yazılı belgeler ve görsel arkeolojik materyaller Hititlerin kullandıkları müzik aletleri ve onların yapıldıkları malzemelerle ilgili bilgiler vermektedir. Ayrıca hangi törende hangi çalgıların birlikte çalınacağı ve ayrıntıları da belirtilmektedir. Lir, arp, bağlama gibi telli çalgılar, davul ve tef gibi vurmalı çalgılar, çift borulu ve doğal trompet gibi nefesli çalgılar, çalpara, zil ve sistrum gibi kendinden tınılı çalgılar Hitit yazılı ve görsel belgelerinde yer alan çalgılardır. Anadolu&#39;da en sevilen bölgesel çalgılardan biri olan saz, Hitit Dönemi görsel kaynaklarda da yaygın olarak görülen müzik aletidir&rdquo; ifadeleri yer alıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/hitit-dini-merkezi-nerik-te-bu_1713607901_weqPDo.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hitit Dini Merkezi Nerik’te bulunan esrarengiz tabletler ve eserler ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/hitit-dini-merkezi-nerik-te-bu_1713607901_weqPDo.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Antep işi nakışı insanlığın ortak mirası olma yolunda]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/antep-isi-nakisi-insanligin-ortak-mirasi-olma-yolunda/32454/</link>
            <description><![CDATA[Gönülden geçen duyguların ilmek ilmek işlendiği 'Antep İşi Nakışı' 2025 yılında yapılacak 20'inci Somut Olmayan Kültürel Miras Hükümetlerarası Komite Toplantısı'nda değerlendirilmek üzere Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nde (UNESCO) aday gösterildi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/antep-isi-nakisi-insanligin-ortak-mirasi-olma-yolunda/32454/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 18 Apr 2024 16:37:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Gönülden geçen duyguların ilmek ilmek işlendiği &ldquo;Antep İşi Nakışı&rdquo; 2025 yılında yapılacak 20&#39;inci Somut Olmayan Kültürel Miras Hükümetlerarası Komite Toplantısı&#39;nda değerlendirilmek üzere Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü&#39;nde (UNESCO) aday gösterildi.</p><p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde daha önce &ldquo;Antep İşi Nakışı&#39;nın UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi&#39;ne girmesi için hazırlanan dosyanın yazım çalıştayı sonrası Türkiye, UNESCO&#39;nun yolunu tuttu.</p><p>Bu kapsamda 2025 yılında yapılacak komite toplantısında Kültür ve Turizm Bakanlığınca UNESCO&#39;ya sunulan Antep İşi Nakışı&#39;nın tüm dünyaya tanıtılması ve ecdat yadigarı bu kadim kültürel mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.</p><p>GASMEK&#39;lerde bugüne kadar bini aşkın kursiyere Antep işi nakışı üzerine eğitimler verildi</p><p>Teli çekilebilen kumaşlar üzerine model işlenen ve kenarı motiflerle süslenerek hazırlanan, gelinlerin çeyizlerini süsleyen Antep İşi Nakışı&#39;nın bilinirliliğinin artırılması için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi&#39;ne bağlı GASMEK&#39;lerde eğitimler veriliyor. Bu çerçevede 2015&#39;ten bu yana kursiyerlere elde Antep İşi tekniklerine uygun desen araştırıp hazırlayabilme, araç-gereci işlemeye hazırlayabilme ve iğne tekniklerini uygulayabilme bilgi ve becerisi kazandırılıyor. Bugüne kadar toplamda 1010 kursiyere ücretsiz eğitim verildi. Mesleğin gerektirdiği yeterlikleri kazanan bireylere, el sanatları teknolojisi, turistik ve hediyelik eşya, desen üretimi yapan işletmelerde, çeyiz, el nakışı üretimi yapan atölyelerde ve moda evleri gibi alanlarda istihdamın yolu açıldı.</p><p>&ldquo;Bizim amacımız, tekrar bu sanatımızın gün yüzüne çıkmasını kolaylaştırmak&rdquo;</p><p>Helvacıkara - Kıymık Geleneksel El Sanatları Merkezi birim sorumlusu Yelda Kına Antep İşi Nakışı kültürünün tarihine ve kullanım amaçlarına değinerek, &ldquo;Bizim kültürümüzde önemi çok eski tarihlere dayanıyor. Yaklaşık 400 yıl öncesinde bile Antep İşi Nakışı&#39;nın işlendiğini gösteren örnekler günümüze ulaşmıştır. Çok eski tarihlerde günlük yaşamlarda kullanılan özellikle süsleme amaçlı genç kızların çeyizlerinde, giyim eşyalarında kullanılan bir tekniktir. Fakat günümüzde bu olabildiğince kısıtlı imkanlarla kısıtlı alanlarda kullanılmaktadır. Eski önemini artık kaybetmeye başladı. Zaten bizim amacımız da UNESCO&#39;ya bunu dahil ederek, tekrar bu sanatımızın gün yüzüne çıkmasını kolaylaştırmaktır&rdquo; diye konuştu.</p><p>Antep İşi Nakışı&#39;nın tekniklerini anlatan Kına açıklamasının devamında, &ldquo;Antep İşi Nakışı çeşitli iğne teknikleriyle 101 farklı nakış tekniğiyle iplik çekilerek, sarma yapılarak ve doldurularak işlenebilen bir nakış çeşididir. Kullanılan malzemeler doğal malzemelerdir. İpekli iplikler, pamuklu kumaşlar bahsettiğimiz 101 teknik üzerine kullanılmaktadır. Bizde gerek kurslarımızda gerek Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki çeşitli faaliyetlerle biz bunları yaşatarak, özellikle gençlerin günlük kullanımlarına uygun hale getirerek günümüzde bunların devamlılığını sağlamaya çalışıyoruz. Bunun içinde çeşitli takı, terlik, çanta vb. günlük kullanım ürünlerinde bunları kullanarak günlük hayata adapte etmeye çalışıyoruz. Gençlerde merak ediyorlar, benimsiyorlar ve kendileri kullanmak için çaba sarf ediyorlar. Çünkü özellikle kursiyer başvurularımızda gençlerin daha çok olduğunu görüyoruz ve bu bizi çok mutlu ediyor&rdquo; şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/-antep-isi-nakisi--insanligin-_1713448166_Wv4dAK.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Antep işi nakışı insanlığın ortak mirası olma yolunda ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/-antep-isi-nakisi--insanligin-_1713448166_Wv4dAK.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye’de ilk 3 ayda en çok Mevlana Müzesi ziyaret edildi]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/turkiye-de-ilk-3-ayda-en-cok-mevlana-muzesi-ziyaret-edildi/32016/</link>
            <description><![CDATA[Mevlana Müzesi bu yılın ilk 3 ayında, 383 bin 392 kişi ile yılın ilk çeyreğinde en çok ziyaret edilen müze oldu.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/turkiye-de-ilk-3-ayda-en-cok-mevlana-muzesi-ziyaret-edildi/32016/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 08 Apr 2024 10:15:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Mevlana Müzesi bu yılın ilk 3 ayında, 383 bin 392 kişi ile yılın ilk çeyreğinde en çok ziyaret edilen müze oldu.</p><p>Konya&#39;da bulunan Mevlana Müzesi bu yılın ilk 3 ayında en çok ziyaret edilen müze oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı&#39;ndan yapılan açıklamaya göre, 3 ay içerisinde toplamda 383 bin 392 yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen Mevlana Müzesi, vatandaşların ilgi odağı oldu. Mevlana Müzesi içerisinde bulunan Hazreti Mevlana&#39;nın sandukası başında dua eden ziyaretçiler, Mevlana Hazretleri&#39;nin kıyafetlerini ve eski döneme ait eşyaları inceleme fırsatı buluyor. Konya dışından gelen yerli turistlerin ve farklı ülkelerden gelen yabancı turistlerin uğrak yeri olan Mevlana Müzesi, Ramazan Bayramı öncesinde de yoğun günler yaşıyor.</p><p>Mevlana Müzesini ziyaret eden vatandaşlar, müzeyi çok sevdiklerini ve defalarca geldiklerini ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-de-ilk-3-ayda-en-cok-m_1712562625_UzSl5m.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye’de ilk 3 ayda en çok Mevlana Müzesi ziyaret edildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/turkiye-de-ilk-3-ayda-en-cok-m_1712562625_UzSl5m.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ramazan ayında Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi’ne yoğun ilgi]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/ramazan-ayinda-topkapi-sarayi-mukaddes-emanetler-dairesi-ne-yogun-ilgi/31949/</link>
            <description><![CDATA[Milli Saraylar Başkanlığı'na bağlı Topkapı Sarayı'nın en çok merak edilen bölümlerinden Mukaddes Emanetler Dairesi, 11 ayın sultanı Ramazan'da ziyaretçilerin uğrak noktası oldu. Günde 7 bin kişinin ziyaret ettiği Topkapı Sarayı'na gelen ziyaretçi sayısı, Ramazan ayında 10-13 bine kadar yükseldi. Ziyaretçilerin ilgisi hakkında konuşan Topkapı Sarayı Daire Başkan İlhan Kocaman,  'Peygamber Efendimizin mukaddes emanetlerinin yanında diğer peygamberlere ait olan eserleri de yine burada sergilememizden dolayı mekan çok fazla ilgi görmektedir. Özellikle Ramazan ayı geldiği zaman da buradaki yoğunluk ve ilgi daha da artmaktadır. Bu yıl bu ilgiyi çok rahat görüyoruz' dedi.  Öte yandan Topkapı Sarayı'ndaki ziyaretçi yoğunluğu dronla görüntülendi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/ramazan-ayinda-topkapi-sarayi-mukaddes-emanetler-dairesi-ne-yogun-ilgi/31949/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 06 Apr 2024 10:38:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Milli Saraylar Başkanlığı&#39;na bağlı Topkapı Sarayı&#39;nın en çok merak edilen bölümlerinden Mukaddes Emanetler Dairesi, 11 ayın sultanı Ramazan&#39;da ziyaretçilerin uğrak noktası oldu. Günde 7 bin kişinin ziyaret ettiği Topkapı Sarayı&#39;na gelen ziyaretçi sayısı, Ramazan ayında 10-13 bine kadar yükseldi. Ziyaretçilerin ilgisi hakkında konuşan Topkapı Sarayı Daire Başkan İlhan Kocaman, &ldquo;Peygamber Efendimizin mukaddes emanetlerinin yanında diğer peygamberlere ait olan eserleri de yine burada sergilememizden dolayı mekan çok fazla ilgi görmektedir. Özellikle Ramazan ayı geldiği zaman da buradaki yoğunluk ve ilgi daha da artmaktadır. Bu yıl bu ilgiyi çok rahat görüyoruz&rdquo; dedi. Öte yandan Topkapı Sarayı&#39;ndaki ziyaretçi yoğunluğu dronla görüntülendi.</p><p>Milli Saraylar Başkanlığı&#39;na bağlı Topkapı Sarayı&#39;nın en çok merak ve ziyaret edilen bölümlerinden Mukaddes Emanetler Dairesi, uzun bir aradan sonra ilk defa sergilenen eserlerle Ramazan ayına hazırlandı. Mukaddes Emanetler Dairesi, halısından çinilerine, zemininden kubbesine, sergileme vitrinlerinden objelerine kadar en ince ayrıntısına kadar elden geçirildi. Bu yıl yeniden sergilenen eserler arasında, Hücre-i Saadet&#39;ten taş ve toprak parçalarının içerisinde bulunduğu altın yaldızlı bir kutu da yer aldı. Topkapı Sarayı&#39;nın Enderun Avlusu&#39;nda bulunan Mukaddes Emanetler Dairesi, 507 yıldır Türk ve İslam aleminin paha biçilemeyen emanetlerine ev sahipliği yapıyor. Yavuz Sultan Selim&#39;in 1517&#39;deki Mısır seferinin ardından İstanbul&#39;a getirilen emanetler, bu bölümde özenle korunuyor ve sergileniyor. Kutsal emanetlerin başında Hazreti Peygamber&#39;e ait Hırka-i Saadet geliyor. Peygamber Efendimizin kılıcı, Uhud Savaşı&#39;nda kırılan dişinin saklandığı mahfaza, mektupları, sakalı ve ayak izi de bu bölümde bulunuyor. Dört Halife ve sahabeye ait kılıçlar, Kabe anahtarları ve Hacerü&#39;l Esved mahfazası gibi Haremi Şerif&#39;e ait hatıralar da sergileniyor. Bu yıl Ramazan ayında yeniden ziyaretçiyle buluşan eserler arasında Sancak Kur&#39;an-ı Kerim&#39;i ve gümüş mahfazası, zemzem sürahileri, sakal-ı şerif kutusu ve değerli taşlarla süslü top askılar yer alıyor. Ramazan ayında Topkapı Sarayı mukaddes emanetleri nedeniyle ziyaretçilerin uğrak noktası oldu. Mukaddes Emanetler Dairesi&#39;ndeki sergilenen eserlere, 11 ayın sultanı Ramazan&#39;da ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi. Topkapı Sarayı&#39;nı Ramazan ayından önce günlük 7 bin kişi ziyaret ederken, Ramazan ayı ile birlikte ziyaretçi sayısı 10-13 bine kadar yükseldi. Öte yandan Topkapı Sarayı&#39;nın diğer bölümlerine de ziyaretçilerin ilgi gösterdiği görüldü. Topkapı Sarayı, Ramazan Bayramı&#39;nda saat 09.00 - 18.00 arasında ziyarete açık olacak. Ayrıca Topkapı Sarayı&#39;ndaki ziyaretçi yoğunluğu havadan görüntülendi.</p><p>&ldquo;Ramazan ayı geldiği zaman buradaki yoğunluk ve ilgi daha da artmaktadır&rdquo;</p><p>Ziyaretçi yoğunluğuyla ilgili konuşan Topkapı Sarayı Daire Başkan İlhan Kocaman, &ldquo;İslam dini açısından çok mukaddes olan ve Peygamber Efendimizin günümüze kadar gelen eserlerini sergiliyoruz. Ziyaretçilerimizin en yoğun olarak gelip görmek istedikleri mekan burasıdır. Mukaddes emanetlere veya Hırka-i Saadet Dairesi&#39;ne sadece ülkemizden değil, dünyanın pek çok bölgesinden, sadece burada bulunan eserleri görmek için geliyorlar. Bunun sebebi buradaki eserlerin, mukaddes olmasından kaynaklanmaktadır. Peygamber Efendimizin mukaddes emanetlerinin yanında diğer peygamberlere ait olan eserleri de yine burada sergilememizden dolayı mekan çok fazla ilgi görmektedir. Özellikle Ramazan ayı geldiği zaman da buradaki yoğunluk ve ilgi daha da artmaktadır. Bu yıl bu ilgiyi burada çok rahat görüyoruz. Aynı zamanda Topkapı Sarayı bayram süresince de her gün ziyarete açık olacaktır. Rahatlıkla ziyaret edilebilir. Topkapı Sarayı Milli Saraylara bağlandıktan sonra bizim ilk yaptığımız işlerden bir tanesi de mukaddes emanetleri yani Hırka-i Saadet dairesini bir elden geçirmekti. Özellikle tefriş konusunda yeni bir düzenleme yaptık. Buradaki eserlerin sayısını 400&#39;e çıkardık. Peygamber Efendimizin (S.A.V.) mevcut hırkası, kılıcı ve Uhud&#39;da kırılan dişinin parçasının yanında özellikle Sakal-ı Şerifler burada sergilenmektedir. Onun yanında yine Ehli-i Beyte, sahabelere ait eserleri yine biz bu mekanda sergiliyoruz. İçinde bulunduğumuz mekan, Hırka-i Saadet dairesi aslında padişahların has dairesiydi. Fatih Sultan Mehmed, 2. Beyazid ve Yavuz Sultan Selim bu mekanı Has oda olarak kullandı. Yavuz Sultan Selim Mısır&#39;dan mukaddes emanetleri buraya getirdikten sonra artık burayı mukaddes emanetlere bırakıp kendileri başka dairelere geçiyorlar. Ondan dolayı da mekan tezyiniyle, çinisiyle ve yapısıyla elbette ki sarayın en ihtişamlı ve en özel bölümüdür&rdquo; dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/ramazan-ayinda-topkapi-sarayi-_1712390058_SRBKfX.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ramazan ayında Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi’ne yoğun ilgi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/ramazan-ayinda-topkapi-sarayi-_1712390058_SRBKfX.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye’nin genetik materyali “Banka”larda korunuyor]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/turkiye-nin-genetik-materyali--banka-larda-korunuyor/31946/</link>
            <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlık bünyesinde Ankara ve İzmir'de bulunan iki tohum gen bankasında Türkiye'nin bütün zenginliklerini oluşturan bitki örtüsüne ait tohumların tasnif ve analiz edildiğini belirterek, 'Bu iki gen bankamızda 120 bin genetik materyali koruma altında tutuyoruz' dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/turkiye-nin-genetik-materyali--banka-larda-korunuyor/31946/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 06 Apr 2024 10:05:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlık bünyesinde Ankara ve İzmir&#39;de bulunan iki tohum gen bankasında Türkiye&#39;nin bütün zenginliklerini oluşturan bitki örtüsüne ait tohumların tasnif ve analiz edildiğini belirterek, &ldquo;Bu iki gen bankamızda 120 bin genetik materyali koruma altında tutuyoruz&rdquo; dedi.</p><p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlığa bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesinde faaliyet gösteren iki tohum gen bankasından biri olan Ankara&#39;daki Türkiye Tohum Gen Bankasını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.</p><p>Burada, tohum gen bankalarının çalışmaları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, Türkiye&#39;nin tohumlarının, tohum gen bankalarında muhafaza altında tutulduğunu bildirdi.</p><p>&ldquo;İki gen bankamızda 120 bin genetik materyali koruma altında tutuyoruz&rdquo;</p><p>Bakan Yumaklı, Ankara ve İzmir&#39;de faaliyet gösteren iki tohum gen bankasının yedekli olarak çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&ldquo;Türkiye Tohum Gen Bankası kapasite olarak dünyanın üçüncü büyük gen bankası durumunda. Burada hem geçmişimizi hem de geleceğimizi muhafaza altında tutuyoruz. Türkiye&#39;nin hububattan farklı türlerdeki bitki çeşitlerine ve yabani türlere kadar ülkemizin bütün zenginliklerini oluşturan bitki örtüsüne ait tohumlar, bu gen bankasında tasnif ve analiz ediliyor. İzmir ve Ankara&#39;daki iki gen bankamızda 120 bin genetik materyali koruma altında tutuyoruz. Hem yurt içinde hem de yurt dışında her bakımdan referans alınan bir Tohum Gen Bankasına sahibiz.&rdquo;</p><p>&ldquo;Ülkemizin bütün zenginliklerini oluşturan bitki örtüsüne ait tohumlar bu gen bankasında tasnif ve analiz ediliyor&rdquo;</p><p>Gen bankasının, Türkiye&#39;deki akademik camianın gerek araştırmalarına gerekse inovasyon ve geliştirmelerine de ışık tuttuğuna işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu:</p><p>&ldquo;Ülkelerin hem konjonktürel hem de farklı durumlarda kendi gıda arz güvenliklerini temin için gıda milliyetçiliği dediğimiz kavramın ortaya çıktığı bir dönemde, bu gen bankasının önemi çok daha iyi anlaşılıyor. Anadolu coğrafyasının zenginliğini de dikkate alacak olursak ve bundan sonraki dönemlerde her türlü olumsuz duruma karşı bu gen bankasının önemi de böylelikle anlaşılmış olacaktır. Türkiye Tohum Gen Bankası&#39;nda çalışan mühendislerimizin ve diğer çalışan arkadaşlarımızın, Türkiye tohumculuğuna katkıda bulunan akademik camianın ve özellikle tohum ıslah çalışmalarına paydaş olan bütün çalışma arkadaşlarımızın bu çalışmalarında başarılar diliyorum. Yapmış oldukları bu önemli çalışmalardan dolayı da kendilerine teşekkür ediyorum.&rdquo;</p><p>Ankara Tohum Gen Bankası</p><p>Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü bünyesinde genetik kaynakların toplanması ve muhafazası çalışmaları 1988 yılında başladı. Toplanan tüm materyaller ile birlikte devamlılığı sağlanan tohumların, kalıcı muhafazası için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın Başbakanlığı döneminde açılışını yaptığı &ldquo;Türkiye Tohum Gen Bankası&rdquo; (TTGB) 2010 yılında faaliyete geçti.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bünyesinde Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsünün bir birimi olarak kurulan Türkiye Tohum Gen Bankası, Türkiye&#39;deki bitki genetik kaynaklarının tespiti, toplanması, muhafazası, karakterizasyonu, ıslah çalışmalarında kullanılacak gen havuzunun oluşturulması ve söz konusu materyalin uluslararası standartlarda uygun miktarda araştırma projelerine verilmesi amaçları doğrultusunda çalışmalar yürütüyor.</p><p>Yerel ve yerli tohumların da muhafaza edildiği Tohum Gen Bankasının çalışmaları çerçevesinde, biyolojik çeşitliliğin korunması için farkındalık oluşturmak ve elde edilen deneyimleri aktarmak amacı ile ulusal/uluslararası seminerler ile eğitimler de düzenleniyor. Kurum 2024 yılı itibarıyla 4 adet TAGEM projesinin doğrudan yürütücüsü olup diğer bölüm ve enstitülerin projelerine araştırmacı olarak katılım sağlıyor.</p><p>Ankara&#39;daki gen bankasında dokümantasyon, tohum temizliği hazırlık ünitesi, kurutma ve paketleme ünitesi, 7 adet soğuk muhafaza odası, tohum fizyolojisi laboratuvarı, 2 adet iklim odası, bitki moleküler biyolojisi laboratuvarı ve bir herbaryum bulunuyor.</p><p>İzmir Tohum Gen Bankası</p><p>Türkiye ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (UN/FAO) arasında, Güney Batı Asya ülkelerinde tarımı yapılan bitki türlerinin, bu türlerin yabani akrabalarının ve ekonomik potansiyele sahip yabani türlerin sürveyi, toplanması, muhafazası ve değerlendirilmesi amacıyla imzalanan Uluslararası Bölgesel Merkez kurulması anlaşması çerçevesinde ülkede bitki genetik kaynaklarının korunması çalışmalarına 1964 yılında bugünkü adı Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsünde (ETAE) başlandı.</p><p>1995 yılından itibaren Tarımsal Araştırma Projesi&#39;nin (TAP) yürürlüğe girmesi ile &ldquo;Bitkisel Çeşitlilik ve Genetik Kaynaklar&rdquo; Araştırma Fırsat Alanının &ldquo;Bitki Genetik Kaynakları&rdquo; ve &ldquo;Bitkisel Çeşitlilik ve Genetik Kaynaklar İçin Veri Tabanı Oluşturma&rdquo; programları ülkesel olarak yürütülüyor.</p><p>Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, bu ulusal programların koordinasyon merkezi olarak görev yaparken koordinasyon görevini Biyolojik Çeşitlilik ve Genetik Kaynakları Bölümü üstlenmiş durumda.</p><p>Bitki genetik kaynakları çalışmaları, sürvey, toplama, sistematik ve taksonomi, muhafaza ve dokümantasyon ana disiplinlerinde tahıllar, yemeklik tane baklagiller, yem bitkileri, endüstri bitkileri, sebzeler, meyve ve bağ ile süs bitkileri, endemik türler, tıbbi ve kokulu bitkiler gruplarınca yürütülüyor.</p><p>Biyolojik Çeşitlilik ve Genetik Kaynakları Bölümü tarafından yönetilen Ulusal Tohum Gen Bankası&#39;nda, Türkiye orijinli bitki genetik kaynaklarına ait köy populasyonları; bunların yabani akrabaları, artık kullanılmayan eski çeşitler ve kalıtsal özellikleri net olarak belirlenmiş hatların tohum örnekleri muhafaza ediliyor.</p><p>Ulusal Tohum Gen Bankasındaki baz koleksiyonların emniyet yedekleri, Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Türkiye Tohum Bankasında yapılıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-nin-genetik-materyali-_1712388018_wgfEpI.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye’nin genetik materyali “Banka”larda korunuyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/turkiye-nin-genetik-materyali-_1712388018_wgfEpI.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yasa dışı yollarla ülkeden çıkarılan 5 asırlık Kur’an-ı Kerim Türkiye’ye geri getirildi]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/yasa-disi-yollarla-ulkeden-cikarilan-5-asirlik-kur-an-i-kerim-turkiye-ye-geri-getirildi/31924/</link>
            <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'den yasa dışı yollarla çıkarılarak İngiltere'de satışa sunulan 5 asırlık Kur'an-ı Kerim'in yeniden ülkeye getirildiğini açıkladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/yasa-disi-yollarla-ulkeden-cikarilan-5-asirlik-kur-an-i-kerim-turkiye-ye-geri-getirildi/31924/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 05 Apr 2024 15:26:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye&#39;den yasa dışı yollarla çıkarılarak İngiltere&#39;de satışa sunulan 5 asırlık Kur&#39;an-ı Kerim&#39;in yeniden ülkeye getirildiğini açıkladı.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy 2017 yılında Türkiye&#39;den yasa dışı yollarla çıkarılarak İngiltere&#39;de satışa sunulan Kur&#39;an-ı Kerim&#39;in yediden Türkiye&#39;ye getirildiğini duyurdu. Bakan Ersoy yaptığı açıklamada, &ldquo;Osmanlı hat ekolünün kurucusu olan hattat Şeyh Hamdullah&#39;ın oğlu Mustafa Dede&#39;nin istinsah ettiği mushafı Türk ve İslam Eserleri Müzemizde sergileyeceğiz. 16&#39;ncı yüzyılın başında yazılmış bu mushaf, yazılı bölümlerin hat sanatında &#39;vassale&#39; olarak tanımladığımız teknikte farklı bir kağıdın üzerine yapıştırılarak hazırlanması ile dikkat çekiyor. Oldukça titiz bir takip sürecinin ardından iadesini sağladığımız Kur&#39;an-ı Kerim&#39;in ülkemize ulaşmasında emeği olan herkese ve tüm kurumlara gönülden teşekkür ediyorum. Bu mushaf gibi nice kıymetli eserimizi görmek üzere herkesi Türk ve İslam Eserleri Müzemize davet ediyorum&rdquo; ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/yasa-disi-yollarla-ulkeden-cik_1712320883_VG2Xqh.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yasa dışı yollarla ülkeden çıkarılan 5 asırlık Kur’an-ı Kerim Türkiye’ye geri getirildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/yasa-disi-yollarla-ulkeden-cik_1712320883_VG2Xqh.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Topkapı Sarayı’nın ‘Klasik Dönem Mutfaklar Bölümü’ restorasyonun ardından ziyarete açıldı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/topkapi-sarayi-nin--klasik-donem-mutfaklar-bolumu--restorasyonun-ardindan-ziyarete-acildi/31829/</link>
            <description><![CDATA[Topkapı Sarayı'nın 'Klasik Dönem Mutfaklar Bölümü', yaklaşık 3 yıl süren restorasyonun ardından ziyarete açıldı. Zemini, vitrinleri, bilgi panoları ve aydınlatma sistemleri yenilenen mutfak bölümünde, Osmanlı sarayında yemek ve sofra kültürüne ışık tutan 400 nadide eser yer alıyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/topkapi-sarayi-nin--klasik-donem-mutfaklar-bolumu--restorasyonun-ardindan-ziyarete-acildi/31829/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 04 Apr 2024 10:15:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Topkapı Sarayı&#39;nın &lsquo;Klasik Dönem Mutfaklar Bölümü&#39;, yaklaşık 3 yıl süren restorasyonun ardından ziyarete açıldı. Zemini, vitrinleri, bilgi panoları ve aydınlatma sistemleri yenilenen mutfak bölümünde, Osmanlı sarayında yemek ve sofra kültürüne ışık tutan 400 nadide eser yer alıyor.</p><p>Topkapı Sarayı&#39;nın &lsquo;Klasik Dönem Mutfaklar Bölümü&#39;, çeşitli sorunlar nedeniyle 2021 yılının Mart ayında restorasyona alındı. Zemini, vitrinleri, bilgi panoları ve aydınlatma sistemleri yenilenen mutfak bölümündeki çalışmalar, 2023 yılının Eylül ayında tamamlandı. Vitrinleri kurulan ve eserleri yerleştirilen mutfak bölümü ise ziyarete açıldı. Restorasyondan önce bölümde 248 eser yer alırken, restorasyonun ardından 400 eser sergilenmeye başlandı. Tamamlanan mutfak bölümünde, Çin porselenleri, bakır, tombak, gümüş ve tutya eserler yer alıyor. Padişaha ait olan Has Mutfağın, her vitrininde sarayda kurulan sofra düzenleri sergileniyor. Şehzadelerin sünnet düğünlerinde ve hanım sultanların düğünlerinde kurulan sofraların, divanda verilen ziyafetlerin sofra örnekleri bulunuyor. Ziyarete açılan mutfak bölümü Osmanlı sarayında yemek ve sofra kültürüne ışık tutuyor.</p><p>&ldquo;Eserlerle her vitrini ayrı bir sunum olarak hazırladık&rdquo;</p><p>Restorasyonu tamamlanan mutfak bölümü hakkında konuşan Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, &ldquo;Topkapı Sarayı&#39;nın mutfaklar bölümünde bulunuyoruz. Mutfaklarda Osmanlı&#39;da genel usul, yemek bir yerde pişirilir, burada sunuma hazırlanır ve görevliler tarafından sarayın ilgili bölümlerine götürülerek yemekler yenirdi. Tekrar buraya getirilirdi. İçerisinde bulunduğumuz kısım ise &lsquo;Has Mutfak&#39; olarak anlatılır. Burası yaklaşık 3 yıldır restorasyondaydı. Restorasyona almamızın sebebi de özellikle mekanların 1940&#39;lı yıllarda çimento ve betonun çok fazla kullanılmasından dolayı yapı zarar görüyordu. Biz onların tamamını aldık ve horasan sıvayla tekrar düzenledik. Aslına uygun olarak restorasyonlarını tamamladık. Tavandan ve zeminden olsun, bunlar tamamlandıktan sonra sunuma geçtik. Burada daha önceden 200 tane eser sergileniyordu. Şu anda eser sayısını 400&#39;e çıkardık. Yer alan eserlerle her vitrini ayrı bir sunum olarak hazırladık. Padişahın sofrasını bir vitrinde, valide sultanın sofrasını diğer vitrinde, başka bir vitrinde ise özellikle şehzadelerin sünnet düğünü veya hanım sultanların düğünlerindeki kurulan sofraları anlatmaya çalıştık. Başka bir vitrinde de yine saraya gelen büyükelçilere, sadrazamın verdiği yemeklerle ilgili sunumları da anlatıyoruz. Buradaki eserler, Hünkara has eserler olduğu için kıymetli taşlardan ve madenlerden yapılan eserleri burada görüyoruz. Buranın en önemli eserleri de mutfak olduğu için porselen çok sık kullanılıyor. Özellikle Çin porselenleri, bunların içinde çok fazla dikkat çeken seledon porselenler var. Onları sergiliyoruz. Ayrıca Çin, Japonya veya Vietnam gibi ülkelerden gelen porselenler yine bizim sarayın ustaları tarafından düzeltilmiştir. Onlar da burada yer almıştır. Yaklaşık 3 yıl önce restorasyona alınmıştı. 3 yıl içerisinde restorasyonlarını tamamladık. Vitrinlerini yeniledik. Her türlü güvenlik tedbirlerini sağladık ve çalışmalarımı tamamladık. Ziyaretçilerimize burayı da açtık. Dünyanın birçok ülkesinden Osmanlı&#39;ya gelmiş olan mutfak eserlerini burada sergiliyoruz&rdquo; dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/topkapi-sarayi-nin--klasik-don_1712217613_zhl0tf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Topkapı Sarayı’nın ‘Klasik Dönem Mutfaklar Bölümü’ restorasyonun ardından ziyarete açıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/topkapi-sarayi-nin--klasik-don_1712217613_zhl0tf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yıldız Sarayı’ndan 100 yıl önce devredilen kutsal emanetler gün yüzüne çıktı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/yildiz-sarayi-ndan-100-yil-once-devredilen-kutsal-emanetler-gun-yuzune-cikti/31799/</link>
            <description><![CDATA[Fatih'te, Yıldız Sarayı'ndan 1924 yılında İstanbul Üniversitesi'ne devredilen 9 parça mukaddes emanetin sergisi ziyarete açıldı. 100 yıl sonra gün yüzüne çıkan kutsal emanetlere ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/yildiz-sarayi-ndan-100-yil-once-devredilen-kutsal-emanetler-gun-yuzune-cikti/31799/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 03 Apr 2024 15:59:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Fatih&#39;te, Yıldız Sarayı&#39;ndan 1924 yılında İstanbul Üniversitesi&#39;ne devredilen 9 parça mukaddes emanetin sergisi ziyarete açıldı. 100 yıl sonra gün yüzüne çıkan kutsal emanetlere ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi.</p><p>İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi&#39;nde, Yıldız Sarayı&#39;ndan 1924 yılında İstanbul Üniversitesi&#39;ne devredilen 9 parça mukaddes emanetin sergisi açıldı. Muhafaza edilen emanetler 100 yılın ardından gün yüzüne çıktı. &#39;Kutsal Emanetlerin Ziyareti&#39; adıyla hazırlanan mukaddes emanetlerin sergisinde, Lihye-i Saadet, Peygamber Efendimizin (sallall&acirc;hu aleyhi ve sellem) Sakal-ı Şerif&#39;i ve Hücre-i Saadetlerinin tamiratı esnasında koparak çıkan daha sonra padişaha takdim edilen direk parçaları, Ravza-i Mutahhara&#39;nın aydınlatılmasına kullanılan mum, 514 yıllık Kuran-ı Kerim, Fetih ve Süvari Alayı sancağı, Hilye-i Şerif levhaları bulunuyor. 2 Nisan&#39;da ziyarete açılan sergi, 5 Nisan saat 16.00&#39;a kadar İstanbul Üniversite bünyesinde yer alan konuklarını ağırlamaya devam edecek.</p><p>&ldquo;1924 yılında İstanbul Darülfünununa muhafaza edilmek üzere Atatürk tarafından emanet edildi&rdquo;</p><p>Düzenlenen sergi hakkında konuşan İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Mahmut Şan, &ldquo;Üniversitemizin muhafazasında ve kütüphanesinde bulunan ziyarete açmış olduğumuz kutsal emanetler, Sultan Abdülhamid Han zamanında Yıldız Sarayı&#39;nın uhdesinde bulunurken, 1924 yılında İstanbul Darülfünununa muhafaza edilmek üzere Atatürk tarafından emanet edildi. Biz de toplamda 9 parçadan oluşan bir ziyaret hazırladık. Bunların 4 tanesi Peygamber Efendimizin (sallall&acirc;hu aleyhi ve sellem) doğrudan hatırası, geri kalanlar ise bizim milli mirasımız ve devlet emaneti olarak sahip çıktığımız eserler. Kutsal emanetler içerisinde ziyaretçilerimiz öncelikle Hilye-i Şerif levhalarıyla ziyarete başlayacaklar. Kazasker Mustafa İzzet Efendi&#39;nin ve Mehmed Şevki Efendi&#39;nin hilyesi onları karşılayacak. Daha sonra bizim çok büyük, yazıya Türk şivesi kazandıran hattatlarımızdan Şeyh Hamdullah Efendi&#39;nin 514 yıllık bir mushafı ile ziyarete devam edecekler. Ertuğrul Süvari Alayının 1886 tarihli bir sancağını ardından Fetih Sancağımızı görmüş olacaklar. Sonra Peygamber Efendimizin (sallall&acirc;hu aleyhi ve sellem) Ravza-i Mutahhara&#39;sında yanan mumu, Hücre-i Saadetlerinin tamiratı esnasında dökülüp ve padişaha takdim edilmek üzere İstanbul&#39;a getirilen direk parçaları ve Peygamber Efendimizin (S.A.V) Sakal-ı Şerifi&#39;ne nazar ederek ziyaretlerini bitirecekler. 2 Nisan&#39;da ziyarete açıldı. Cuma gününe kadar ziyaret devam edecek. İstanbul Üniversiteli olan herkes, öğrenciler, akademisyenler, hocalarımız, çalışanlarımız ziyaret için gelebilirler. Cuma günü sabah 10.00&#39;dan akşamüzeri 16.00&#39;a kadar ziyarete gelebilecekler&rdquo; dedi.</p><p>&ldquo;Kendimizi Medine&#39;de gibi hissediyoruz&rdquo;</p><p>Kutsal emanet sergisinde görev alan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Zeynep Yazıcı, &ldquo;Burada Peygamber Efendimizin (sallall&acirc;hu aleyhi ve sellem) kutsal emanetlerini beklemek ve ziyaretçileri ağırlamaktan şeref duyuyoruz. Kendimizi Medine&#39;de gibi hissediyoruz. Böyle bir muhabbet duyuyoruz. Bütün ziyaretçileri bekliyoruz&rdquo; ifadelerini kullandı.</p><p>&ldquo;Ben buradaki duygularımı tarif edemiyorum&rdquo;</p><p>Sergide yer almaktan mutluluk duyduğunu ifade eden İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi öğrencisi Türkeş Aliyev, &ldquo;Burada biz öğrenciler olarak saygı nöbetinde bulunuyoruz. Peygamber Efendimizin (sallall&acirc;hu aleyhi ve sellem) kutsal emanetlerinin yer aldığı bu sergiye iştirak etmek benim için çok büyük bir bahtiyarlık. Bu büyük bir ayrıcalık. On bir ayın sultanı Ramazan&#39;da üniversitemizin böyle anlamlı ve güzel bir sergi açması bizim için büyük mutluluk. Ben buradaki duygularımı tarif edemiyorum&rdquo; şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/yildiz-sarayi-ndan-100-yil-onc_1712150446_QDUgYH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yıldız Sarayı’ndan 100 yıl önce devredilen kutsal emanetler gün yüzüne çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/yildiz-sarayi-ndan-100-yil-onc_1712150446_QDUgYH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bağlama aşığı iki Amerikalı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/baglama-asigi-iki-amerikali/31429/</link>
            <description><![CDATA[Austin Teksas Üniversitesi'nde inanç çalışmaları üzerine okuyan Alex Kreger (31) ile Mısır'da öğrenim gören Josh Wainner (28), Türkiye'de bağlama aşığı oldu.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/baglama-asigi-iki-amerikali/31429/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 27 Mar 2024 10:19:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Austin Teksas Üniversitesi&#39;nde inanç çalışmaları üzerine okuyan Alex Kreger (31) ile Mısır&#39;da öğrenim gören Josh Wainner (28), Türkiye&#39;de bağlama aşığı oldu.</p><p>Amerikalı Alex Kreger ile Josh Wainner, Alevilik üzerine Türkiye&#39;de araştırma yaparken bağlama ve iki telli cura ile tanıştılar. &ldquo;Alevi müziği ve Alevi inancının müzik aracılığıyla genç kuşağa aktarılışı üzerine araştırma yapıyorum&rdquo; diyen Alex, arkadaşıyla birlikte Erzincan&#39;da düzenlenen bir etkinlikte sahne aldı.</p><p>Alex Kreger, &ldquo;Ben Winconsinli bir müzisyenim. 9 yaşından beri piyano çalmama rağmen, Viyana Saz Derneği&lsquo;nde bağlamayla tanışınca müziğe bakışım değişti. Alevi - Bektaşi müziğini dinleyince, aşık oldum. Michigan State Üniversitesi&#39;nin piyano ve kompozisyon bölümlerinden mezun olduktan sonra lisansımın son yılını değişim öğrencisi olarak Viyana&#39;da okudum. Sonrasında, Teksas Üniversitesi&#39;nde Prof. Sonia Seeman rehberliğinde etnomüzikoloji yüksek lisans bölümüne başladım. Yaz dönemi değişim öğrencisi olarak 2009 yılında Türkiye&#39;ye antropoloji eğitimi almaya geldim. Gelmeden önce de, zamandan kazanmak için Türkçe öğrenmeye başladım. Eğitim dönemim bittikten sonra, kendimi Anadolu yollarına atıp, pek çok insanla tanıştım.&rdquo; dedi.</p><p>Mısır&#39;da öğrenimini sürdüren Amerikalı Josh Wainner&#39;de arkadaşı olan Alex Kreger sayesinde bağlamayla tanışıp, çalmayı öğrendiğini kaydetti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/baglama-asigi-iki-amerikali_1711525456_kVnt7r.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bağlama aşığı iki Amerikalı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/baglama-asigi-iki-amerikali_1711525456_kVnt7r.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ayasofya-i Kebir Camii Şerifinin, restorasyonunda 2. Bayezid Minaresi’nde söküm işlemi havadan görüntülendi]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/ayasofya-i-kebir-camii-serifinin-restorasyonunda-2-bayezid-minaresi-nde-sokum-islemi-havadan-goruntulendi/31393/</link>
            <description><![CDATA[Çatlak tespitinin ardından restorasyona alınan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nde 2. Bayezid Minaresi'nde söküm işlemleri başladı. Tarihi minarede alem ve külahından başlanılarak gerçekleştirilen söküm işlemleri havadan görüntülendi.  Vakıflar Genel Müdürlüğünden çalışmalarla ilgili yazılı açıklama ise, Minarede çalışmalar alemin sökülmesi ile başlamıştır, daha sonra minarenin hasarlı kurşun örtüsü ve altındaki eski keçeler sökülmüştür denildi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/ayasofya-i-kebir-camii-serifinin-restorasyonunda-2-bayezid-minaresi-nde-sokum-islemi-havadan-goruntulendi/31393/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 26 Mar 2024 16:02:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çatlak tespitinin ardından restorasyona alınan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi&#39;nde 2. Bayezid Minaresi&#39;nde söküm işlemleri başladı. Tarihi minarede alem ve külahından başlanılarak gerçekleştirilen söküm işlemleri havadan görüntülendi. Vakıflar Genel Müdürlüğünden çalışmalarla ilgili yazılı açıklama ise, &quot;Minarede çalışmalar alemin sökülmesi ile başlamıştır, daha sonra minarenin hasarlı kurşun örtüsü ve altındaki eski keçeler sökülmüştür&quot; denildi.</p><p>Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi&#39;nde Kültür ve Turizm Bakanlığı&#39;na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda başlatılan restorasyon çalışmalarına devam ediliyor. Restorasyona alınan tarihi caminin, Topkapı Sarayı&#39;na bakan bölümünde yer alan 2. Bayezid Minaresi&#39;nde çelik iskele kurulmuştu. Çalışmalar esnasında tarihi minarede çatlak tespit edilmişti. Tespitin ardından minarenin sökülmesine karar verilerek ve onarımının yapılacağı bilgisi verilmişti. Yaklaşık 2 haftadır devam eden çalışmalarda alem yerinden kaldırıldı. 2. Bayezid Minaresi&#39;ndeki külahın ise söküm işlemlerinin başladığı görüldü. Vakıflar Genel Müdürlüğü konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</p><p>&quot;Minarede çalışmalar alemin sökülmesi ile başlamıştır&quot;</p><p>Yazılı açıklamada, &quot;Ayasofya-i Kebir Camii 2. Etap Restorasyon İşi&#39;ne 06.10.2023 tarihinde yer teslimi yapılarak başlanılmıştır. Restorasyon kapsamında yapının dış mekanını oluşturan cephe, minare gibi alanlarında çalışılacaktır. İlk olarak çalışma alanı için çevre kapama yapılmış, 2. Bayezid Minaresi sökümü için onaylı proje doğrultusunda çelik minare platformu imalatı tamamlanmıştır. Minare platformu üstüne iskele kurulmuştur. 23.02.2024 tarihli bilim kurulu kararında tamamlanan minare iskelesine güvenlik amaçlı 1.5 santimetre boşluklu yanmaz file sarılmasına karar verilmiş ve imalat tamamlanmıştır. 2. Bayezid minaresinde Ayasofya Bilim Kurulu ve Koruma Bölge Kurulu kararları doğrultusunda şerefeye kadar söküm yapılarak, onaylı statik projesi kapsamında güçlendirme ve minarede gerekli taş imalatları yapılacaktır. Minarede çalışmalar alemin sökülmesi ile başlamıştır. Daha sonra minarenin hasarlı kurşun örtüsü ve altındaki eski keçeler sökülmüştür. Su almış ve niteliğini yitirmiş kurşun altı tahtası alınarak ve altındaki ahşap karkasın tespitleri yapılmış ve durum tespit paftaları hazırlanmıştır. Yapılan tespitlere göre 18 metre tek parça seren direği ve onu destekleyen 16 tane yaklaşık 11 metre uzunluğunda gönder direği mevcuttur&quot; ifadeleri kullanıldı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/ayasofya-i-kebir-camii-serifin_1711459041_RhbZHG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ayasofya-i Kebir Camii Şerifinin, restorasyonunda 2. Bayezid Minaresi’nde söküm işlemi havadan görüntülendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/ayasofya-i-kebir-camii-serifin_1711459041_RhbZHG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Galata Kulesi inşaat filesiyle sarıldı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/galata-kulesi-insaat-filesiyle-sarildi/31373/</link>
            <description><![CDATA[Restorasyon çalışmaları çerçevesinde geçen ay ziyarete kapatılan Galata Kulesi'nin etrafı inşaat filesiyle sarılırken, iskelelerin kurulduğu görüldü. İstanbul'un simgesi tarihi kulenin kubbesi de demir parmakların ardına gizlendi. Galata Kulesi'nin son hali havadan görüntülendi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/galata-kulesi-insaat-filesiyle-sarildi/31373/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 26 Mar 2024 10:41:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Restorasyon çalışmaları çerçevesinde geçen ay ziyarete kapatılan Galata Kulesi&#39;nin etrafı inşaat filesiyle sarılırken, iskelelerin kurulduğu görüldü. İstanbul&#39;un simgesi tarihi kulenin kubbesi de demir parmakların ardına gizlendi. Galata Kulesi&#39;nin son hali havadan görüntülendi.</p><p>Galata Kulesi, 1 Kasım 2023 tarihinde başlayan restorasyon çalışmaları çerçevesinde 8. katı ziyarete kapatılmıştı. Süreç içerisinde tarihi kulenin 63 metre yükseklikteki 270 kiloluk bakır alemi restore edilerek nefes kesen bir operasyonla 4 parça halinde takılmıştı. Devam eden çalışmalarda, yapının beden duvarlarında ve zemininde ise jeoradar çalışmalar gerçekleştirilmişti. 23 Şubat&#39;ta, tarihi yapının tamamı, dış cephe onarımı ve depreme karşı güçlendirme çalışmaları kapsamında ziyarete kapatılmıştı.</p><p>Galata Kulesi&#39;ndeki restorasyon çalışmaları sürdürülüyor</p><p>674 yıllık tarihi kulenin çevresinin iskeleyle örüldüğü ve etrafının da yeşil bir inşaat filesiyle sarıldığı görüldü. Öte yandan, İstanbul&#39;un simgesi tarihi kulenin kubbesi de demir parmakların ardına gizlendi. Ziyaretçiler tarihi kule tekrar eski görünümüne kavuşmasını beklerken, restorasyon çalışmalarının Nisan sonuna doğru tamamlanacağı da öğrenildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/galata-kulesi-insaat-filesiyle_1711442013_Bdk07e.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Galata Kulesi inşaat filesiyle sarıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/galata-kulesi-insaat-filesiyle_1711442013_Bdk07e.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Milli Saraylar Cam ve Billur Müzesi’nde formu nedeniyle dünyada tek örnek]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/milli-saraylar-cam-ve-billur-muzesi-nde-formu-nedeniyle-dunyada-tek-ornek/31132/</link>
            <description><![CDATA[Milli Saraylar Beykoz Cam ve Billur Müzesi'nde, Türk camlarının yanı sıra dünyada tek örnek olan Memlük kandiline ziyaretçiler yoğun ilgi gösteriyor. Müzede yer alan kandiller hakkında bilgi veren Milli Saraylar Anadolu Yakası Saray, Köşk ve Kasırlar Daire Başkanı Akile Çelik, 'Osmanlı Devleti'nin Batı'ya karşı kazandığı her zaferden sonra Memlük hükümdarları, Osmanlı hükümdarına hediye göndermeyi adet edinmiştir. Memlükler'e ait olan kadeh şeklindeki kandil, formu nedeniyle tek örnektir. Dünyada bunun gibi bir başka örnek bugüne kadar bulunmamıştır' dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/milli-saraylar-cam-ve-billur-muzesi-nde-formu-nedeniyle-dunyada-tek-ornek/31132/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 21 Mar 2024 11:17:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Milli Saraylar Beykoz Cam ve Billur Müzesi&#39;nde, Türk camlarının yanı sıra dünyada tek örnek olan Memlük kandiline ziyaretçiler yoğun ilgi gösteriyor. Müzede yer alan kandiller hakkında bilgi veren Milli Saraylar Anadolu Yakası Saray, Köşk ve Kasırlar Daire Başkanı Akile Çelik, &ldquo;Osmanlı Devleti&#39;nin Batı&#39;ya karşı kazandığı her zaferden sonra Memlük hükümdarları, Osmanlı hükümdarına hediye göndermeyi adet edinmiştir. Memlükler&#39;e ait olan kadeh şeklindeki kandil, formu nedeniyle tek örnektir. Dünyada bunun gibi bir başka örnek bugüne kadar bulunmamıştır&rdquo; dedi.</p><p>Milli Saraylar Beykoz Cam ve Billur Müzesi adını Osmanlı Dönemi&#39;nde bu semtte kurulan ve devrinin en önemli cam fabrikası olan Beykoz Cam ve Billurat Fabrika-i Hümayunu&#39;ndan alıyor. Müzenin tarihi binası, Mısır Hidivi İsmail Paşa&#39;nın kapı kethüdası olan ve Sultan Abdülaziz tarafından vezirliğe kadar yükseltilen Abraham Paşa tarafından inşa ettirildi. Abraham Paşa, 19. yüzyılda arazisine köşkler, kuşhaneler, havuzlar, tiyatro binası ve ahır yaptırdı. Sözü edilen yapılardan günümüze kalan ahır binası, Milli Saraylar tarafından restore edilerek müzeye dönüştürülmüştü. 19. yüzyılın mimari özelliklerini taşıyan U planlı bu taş binada, Türk cam sanatının gelişim evreleri izlenirken, Beykoz Cam ve Billur Müzesi&#39;nin koleksiyonunda, Türk camlarının yanı sıra Avrupa&#39;da Osmanlı sarayları için üretilmiş eserler de bulunuyor. Ayrıca, Osmanlı Devleti&#39;nin Batı&#39;ya karşı kazandığı her zaferden sonra Memlük hükümdarlarının hediye olarak gönderdiği eşsiz kandiller de müzede yer alıyor. Dünyada kadeh formundaki tek kandil olan bir Memlük Kandili de Milli Saraylar Beykoz Cam ve Billur Müzesi&#39;nde sergileniyor. Öte yandan Memlük Meliki Hasan Nasırettin&#39;in, Orhan Gazi&#39;ye Gelibolu Fethi&#39;nden sonra gönderdiği 700 yıllık kandile ziyaretçiler yoğun ilgi gösteriyor. Müze, zengin koleksiyonuyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.</p><p>&ldquo;Adını, Sultan Abdülmecid döneminde yapılmış Beykoz Cam ve Billurat Fabrika-i Hümayunu&#39;ndan aldı&rdquo;</p><p>Müzenin tarihi hakkında konuşan Milli Saraylar Anadolu Yakası Saray, Köşk ve Kasırlar Daire Başkanı Akile Çelik, &ldquo;Müzemizin tarihi binası, Abraham Paşa tarafından yapılmış bir çiftlik binasından oluşuyor. Abraham Paşa, Sultan Abdülaziz döneminde &lsquo;vezirlik&#39; makamına kadar yükselmiş bir Osmanlı devlet adamı. Beykoz ve Sarıyer bölgelerinde geniş araziler içerisinde çiftlik binaları inşa etmiş. Bu bölgede yaşamış bir tarihi kişilik. Daha sonra Sultan Abdülhamid döneminde buralar kendisinden satın alınarak halka mal ediliyor. Bir millet bahçesi şekline çevriliyor. Daha sonra Cumhuriyet Dönemi&#39;nde bu bölge fidanlık olarak kullanılıyor. Fidanlık döneminden sonra kurumumuza devredildi. Daha sonra ciddi bir restorasyon süreci geçirdi. 2021 yılı Nisan ayında Cumhurbaşkanımızın katılımıyla halkımıza hizmete açıldı. Beykoz bölgesi cam sanatıyla meşhur bir yer. Müzemiz, adını Sultan Abdülmecid döneminde yapılmış Beykoz Cam ve Billurat Fabrika-i Hümayunu&#39;ndan ismini aldı&rdquo; dedi.</p><p>&ldquo;2023 yılında müzemizi 150 bin kişi ziyaret etti&rdquo;</p><p>Değerli eserlerin bulunduğu Milli Saraylar Beykoz Cam ve Billur Müzesi&#39;nin ziyaretçi yoğunluğundan memnun olduklarını ifade eden Akile Çelik, &ldquo;Müzemizin içinde Milli Saraylara ait en değerli ve en güzel cam eserler sergilenmektedir. Bunun yanı sıra cam sanatında çok önemli olan daha eski eserler de diğer müzelerden ödünç alınarak konu bütünlüğü sağlanarak sergileniyor. Müzenin içerisinde ilk bölümde &lsquo;camla ilgili aletler&#39; sergilenirken, &lsquo;camın nasıl yapıldığı&#39; anlatılmaktadır. Daha sonraki bölümlerde Kubadabad tabağı, Memlük Kandilleri gibi daha çok 13-14. yüzyıla ait eserler sergilenmektedir. Ondan sonraki bölümde daha 16. yüzyıl eserleri olan, revzenler sergilenmekte. Revzenlerle beraber humbaralar, cam bilezikler, Marmara - Sirkeci kazılarından çıkan ve surname camları adını verdiğimiz eserler sergilenmekte. 19. yüzyılda Osmanlı mutfaklarında kullanılmış cam eserlerimiz var. Karlıklı sürahilerimiz, çocuk ziyaretçilerimizin bile çok ilgisini çekiyor. Avrupa&#39;nın en ünlü fabrikalarının Sultanlar için özel olarak yaptırdığı cam eserler bulunuyor. 2023 yılında müzemizi 150 bin kişi ziyaret etti. Özellikle hafta sonları ziyaretçilerimiz yoğun ilgi gösteriyor. Çocuklu aileler tercih ediyor. Bütün günlerini burada geçiriyorlar. Müze ziyaretinden sonra bir cam atölyemiz var, orada çocuklar uygulama yapıyorlar. Bahçemiz var. Bahçemizde 117 çeşit ağacımız var. Bahçede bulunan hayvanlar, tavus kuşları, tavşanlar bunlarda çocukların çok ilgisini çekiyor. Hafta sonları ziyaretçi yoğunluğundan memnunuz&rdquo; diye konuştu.</p><p>&ldquo;Osmanlı Devleti&#39;nin Batı&#39;ya karşı kazandığı her zaferden sonra Memlük hükümdarları, kandil hediye etmiş&rdquo;</p><p>Müzenin en değerli eserlerinden birisinin de Memlük Kandilleri olduğunu söyleyen Çelik, &ldquo;Osmanlı Devleti&#39;nin Batı&#39;ya karşı kazandığı her zaferden sonra Memlük hükümdarları, Osmanlı hükümdarına hediye göndermeyi adet edinmiştir. Buradaki kandil de o hediyelerden birisi. Orhan Gazi&#39;nin Gelibolu Fethi&#39;nden sonra Memlük Meliki tarafından kendisine hediye edilmiştir. Memlük Meliki Hasan Nasırettin tarafından Orhan Gazi&#39;ye hediye edilmiş bu eserin üzerinde değerli yazılar bulunmaktadır. Eserin boyun kısmında, Nur Suresi&#39;nin 35&#39;inci ayetinden &lsquo;Allah, göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili, içinde lamba yanan bir kandil gibidir&#39; yer almaktadır. Aynı zamanda madalyonun içinde Hasan Nasırettin&#39;in ismi de bulunmaktadır. Kandil serbest üfleme tekniğine göre yapılmış, üzeri yaldız ve mineyle süslenmiştir. Kadeh şeklindeki Memlük Kandili de formu nedeniyle tek örnektir. Dünyada bunun gibi bir başka örnek bugüne kadar bulunmamıştır. Eser gövdesi ve sapı tek olarak yapılmış, ayak kısmı sonradan ilave edilmiştir. Eserin en önemli özelliği hem formu hem de bu şekilde yapılmış olmasıdır. Memlüklere ait olan bu kandil, Topkapı Sarayı koleksiyonu arasında yer almaktadır&rdquo; ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/milli-saraylar-cam-ve-billur-m_1711010206_KBi9JD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Milli Saraylar Cam ve Billur Müzesi’nde formu nedeniyle dünyada tek örnek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/milli-saraylar-cam-ve-billur-m_1711010206_KBi9JD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[60 yılda Türkiye'de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamayı hedefliyoruz]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/60-yilda-turkiye-de-arkeolojiyle-ilgili-yapilanlara-es-deger-isi-onumuzdeki-4-yilda-tamamlamayi-hedefliyoruz/30945/</link>
            <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, '60 yılda Türkiye'de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamayı hedefliyoruz. Bizim şehrimize faydası olmayan meselelerle kaybedecek zamanımız yok' dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/60-yilda-turkiye-de-arkeolojiyle-ilgili-yapilanlara-es-deger-isi-onumuzdeki-4-yilda-tamamlamayi-hedefliyoruz/30945/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 17 Mar 2024 13:04:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, &ldquo;60 yılda Türkiye&#39;de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamayı hedefliyoruz. Bizim şehrimize faydası olmayan meselelerle kaybedecek zamanımız yok&rdquo; dedi.</p><p>Antalya&#39;nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti Karşılama Merkezi&#39;nin açılışı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy&#39;un katılımı ile gerçekleştirildi. Bakan Ersoy, açılışta yaptığı konuşmada dünyanın en önemli kentleriyle rekabet içerisinde olan Antalya&#39;nın, bu rekabette bir adım öne geçmesi ve dünya turizminden daha yüksek oranda pay alabilmesi için gece gündüz hizmet etmenin mücadelesi içinde olduklarını belirtti. Ersoy, &quot;Zaten yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde, şehrimize dönük rakamlar bu çabanın karşılığını almaya başladığımızı gösteriyor. Bildiğiniz gibi turizmde rekorlarla dolu bir yılı geride bıraktık. İnşallah 2024&#39;te daha da başarılı bir sezon geçireceğiz&quot; diye konuştu.</p><p>Ersoy, bu noktaya tesadüf eseri gelinmediğini, çok çalıştıklarını ifade ederek değişen turizm algısını dünyada en iyi anlayan ve buna uygun adımlar atan ülkelerin başında Türkiye&#39;nin olduğunu vurguladı.</p><p>&ldquo;Projemiz kapsamında arkeolojik çalışma sayısını yıllık 720&#39;ye yükselttik&rdquo;</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yeni turizm anlayışını en doğru şekilde analiz edip buna uygun altyapı geliştirerek Türkiye&#39;nin dünyada bir turizm markası olması için çalıştıklarını bildiren Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>&quot;Bugün, dünya medyasında ülkemizle ilgili en önemli içerikleri biz oluşturuyoruz. Dünyanın dört bir yanında 200&#39;den fazla ülkede, en çok takip edilen kanallarda Side&#39;nin, Antalya&#39;nın tanıtımını gerçekleştiriyoruz. Doğal kaynaklarımızı koruma adına sadece bugünü değil geleceği de göz önünde bulundurarak hareket ediyoruz. Farklı ülkeler bizim yaptıklarımızı anlamak ve kendi ülkelerinde tatbik etmek için bizim stratejilerimizi, politikamızı yakından takip ediyor. İşte bu sayede artık Türkiye, turizm dinamikleri başkaları tarafından yönlendirilen ülke olmaktan çıkıp turizme yön veren bir ülke konumuna erişmiştir. Bu başarıları elde ederken turizmi 12 aya yaymak ve nitelikli turizmi güçlendirmek adına attığımız adımlar da en önemli çalışmalarımızdan biri oldu. Bunu başarmanın, turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle çok güçlü bir ilişkisi olduğunu sürekli dile getiriyorum. 60 yılda Türkiye&#39;de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamayı hedefliyoruz. Antalya&#39;yı merkeze alan &#39;Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı-Geleceğe Miras&#39; Projemiz kapsamında arkeolojik çalışma sayısını, yıllık 720&#39;ye yükselttik.&quot;</p><p>&ldquo;5,5 milyar lira ödenek ayırdık&rdquo;</p><p>Dünyada en çok arkeolojik çalışma yapan ülkelerin başında Türkiye&#39;nin geldiğine dikkati çeken Ersoy, &quot;Türk arkeolojisi artık hem kazılarıyla hem de kazılardaki koruma çalışmalarıyla dünya arkeolojisinin en önemli paydaşlarından biri haline gelmiştir. 2028 yılı sonuna kadar Antalya&#39;daki arkeolojik alanlarımıza kazılar, restorasyon ve çevre düzenlemeleri için 5,5 milyar lira ödenek ayırdık. Dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine sahip olan Antalya Arkeoloji Müzesi&#39;nin yeniden yapımıyla ilgili çalışmalara başladık&quot; dedi.</p><p>Bakan Ersoy, Antalya&#39;nın yer altına da yer üstüne de tarihi ve kültürel mirasına da denizine, suyuna, gastronomisine, tarımına, hayvancılığına da sahip çıkarak, hem Antalya&#39;nın hem de Antalyalıların kazanması için gece gündüz demeden çalışmaya devam ettiklerini ifade etti.</p><p>Side Antik Kenti Ziyaretçi Karşılama Merkezi&#39;nin 785 metrekare kapalı alan, seyir terasları, otopark alanı, yürüyüş yolları, gece müzeciliği için ören yeri aydınlatma sistemi ve 17 bin metrekare peyzaj alanından oluştuğunu anlatan Ersoy, merkezin 125 milyon liraya mal olduğunu kaydetti.</p><p>&ldquo;Bizim şehrimize faydası olmayan meselelerle kaybedecek zamanımız yok&rdquo;</p><p>Ersoy, &quot;Gazipaşa&#39;dan Kaş&#39;a kadar tüm ören yerlerimizde çok kapsamlı çalışmalara hız verdik. Biz tarihi, kültürü gün yüzüne çıkardıkça ülkemize ve şehrimize olan ilgi de her geçen gün artmaktadır. Antalya&#39;da ve bölgemizde yapacak çok işimiz var. Bizim şehrimize faydası olmayan meselelerle kaybedecek zamanımız yok. Bu hayallerimizi gerçekleştirmek için aynı hedeflere yönelecek, Antalya&#39;ya değer katacak projeler üzerinde çalışacak birlikteliğe ihtiyacımız var. Her noktasında ayrı bir güzellik olan şehrimizde bu hazineleri keşfedip, gün yüzüne çıkarmaya devam edeceğiz&quot; sözlerine yer verdi.</p><p>Bakan Ersoy, konuşmanın ardından protokol üyeleriyle ziyaretçi merkezini gezdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bakan-ersoy--60-yilda-turkiye-_1710671908_tKnOLQ.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 60 yılda Türkiye'de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, önümüzdeki 4 yılda tamamlamayı hedefliyoruz ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/bakan-ersoy--60-yilda-turkiye-_1710671908_tKnOLQ.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Niğde’nin unutulmaya yüz tutan tescilli Obruk halısı kadınların elinde değer buluyor]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/nigde-nin-unutulmaya-yuz-tutan-tescilli-obruk-halisi-kadinlarin-elinde-deger-buluyor/30941/</link>
            <description><![CDATA[2017 yılında coğrafi işaretle tescillenen ve uzun yıllardır dokunmayan Niğde'nin Obruk halısı, Bor Kadın Tarımsal Kalkınma Kooperatifi atölyesinde kadınlar tarafından özenle dokunuyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/nigde-nin-unutulmaya-yuz-tutan-tescilli-obruk-halisi-kadinlarin-elinde-deger-buluyor/30941/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 17 Mar 2024 11:18:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>2017 yılında coğrafi işaretle tescillenen ve uzun yıllardır dokunmayan Niğde&#39;nin Obruk halısı, Bor Kadın Tarımsal Kalkınma Kooperatifi atölyesinde kadınlar tarafından özenle dokunuyor.</p><p>Her bir motifinin derin anlamlar taşıdığı bir diğer adı &#39;Arısama&#39; olan Obruk halısı yüzde yüz yün, yüzde yüz kök boya ve el ipinden elde ediliyor. Bor Kadın Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Halı Atölyesi&#39;nde kurulan tezgahlarda yeniden dokunmaya başlayan Obruk halısı ile ilgili bilgi veren Usta Öğretici Kadriye Zariç, &quot;Unutulmaya yüz tutmuş olan dokuma halıcığı yaşatmaya çalışıyoruz&quot; dedi.</p><p>&quot;Halılardaki her motifin anlamı var&quot;</p><p>Zariç, &quot;Atölyemizde Bor&#39;un hem maddi hem manevi kültürü olan halıcılığı yaşatmaya çalışıyoruz. Makine halılarından çok el dokuma halılarının yayılmasını istiyoruz ve burada da onun mücadelesini veriyoruz. Yöremizde bitkisel, hayvansal geometrik motifler kullanılmış ve hikayeleri de ortaya çıkıyor. Mesela eli belinde motifi var, kadını ve kadının gücünü, anaçlığı simgeliyor. Koç boynuzu motifi de erkeğin gücünü simgeliyor. Yıldız, akrep, tarak, elma çiçeği gibi bir sürü motiflerimiz var. Mesela Çavuşlu motifinde eşi askere gitmiş bir kadın yapmış, orada içine kapanıklık var. Eşine duyduğu özlemi araştırmalarımıza göre yani halıya nakşediyor&quot; dedi. Atölyedeki amaçlarının hem yöre kadınına maddi destek olmak hem de Niğde motiflerini yeniden gün yüzüne çıkarmak olduğunu ifade eden Zariç, yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p><p>&quot;Kursumuzda amacımız kadınlara hem maddi hem manevi gelir sağlamak, unutulmaya yüz tutmuş olan Niğde motiflerimizi tekrar gün yüzüne çıkarmak.&quot;</p><p>Halı atölyesinde çalışan kadınlar ise yaptıkları açıklamada hem maddi kazanç sağladıklarını hem de sosyalleştiklerini söyledi. Atölyede çalışmadan önce tarlalara gündeliğe gittiğini söyleyen Emine Kalkan, &quot;3 yıldır burada devam ediyordum. Eşimize, evimize katkıda bulunuyoruz, kendi ihtiyacımızı görebiliyoruz&quot; dedi.</p><p>Daha önce halı dokumayı bilmediğini ve atölyede öğrendiğini söyleyen Nuray Erçoğul ise, &quot;Ben de eşime, evime yardımda katkıda bulunuyorum. Ben ev hanımıydım ve daha önce hiç çalışmadım burada başladım işte. Gayet de güzel gidiyor. Tüm hanımlara tavsiye ederim, yani boş durmasınlar&quot; şeklinde konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/nigde-nin-unutulmaya-yuz-tutan_1710667975_VylIKG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Niğde’nin unutulmaya yüz tutan tescilli Obruk halısı kadınların elinde değer buluyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/nigde-nin-unutulmaya-yuz-tutan_1710667975_VylIKG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[TCG ULUÇALİREİS Türkiye’nin ilk denizaltı müzesi olarak 18 Mart’ta ziyarete açılacak]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/tcg-ulucalireis-turkiye-nin-ilk-denizalti-muzesi-olarak-18-mart-ta-ziyarete-acilacak/30899/</link>
            <description><![CDATA[Türk Deniz Kuvvetleri'nde 1971-2000 yılları arasında 29 yıl görev yapan S-338 Borda numaralı 'TCG ULUÇALİREİS' denizaltısının Gölcük Tersanesi'nde kapsamlı bakım ve restorasyonunun ardından, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 109'uncu yıldönümünde Türkiye'nin ilk müze denizaltısı olma özelliğini taşıyarak ziyarete açılması planlanıyor.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/tcg-ulucalireis-turkiye-nin-ilk-denizalti-muzesi-olarak-18-mart-ta-ziyarete-acilacak/30899/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 16 Mar 2024 10:34:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk Deniz Kuvvetleri&#39;nde 1971-2000 yılları arasında 29 yıl görev yapan S-338 Borda numaralı &lsquo;TCG ULUÇALİREİS&#39; denizaltısının Gölcük Tersanesi&#39;nde kapsamlı bakım ve restorasyonunun ardından, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi&#39;nin 109&#39;uncu yıldönümünde Türkiye&#39;nin ilk müze denizaltısı olma özelliğini taşıyarak ziyarete açılması planlanıyor.</p><p>S-338 Borda numaralı &lsquo;TCG ULUÇALİREİS&#39;, Türk Deniz Kuvvetleri&#39;nde 1971-2000 yılları arasında 29 yıl görev yaptı. Gölcük Tersanesi&#39;nde kapsamlı bakım ve restorasyona tabi tutulan &lsquo;TCG ULUÇALİREİS&#39; sergilenmek üzere Çanakkale Deniz Müzesi&#39;ne getirildi. &lsquo;TCG ULUÇALİREİS&#39;in 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi&#39;nin 109&#39;uncu yıldönümünde Türkiye&#39;nin ilk müze denizaltısı olma özelliğini taşıyarak ziyarete açılması planlanıyor.</p><p>Çanakkale Deniz Müzesi Komutanı Albay Serhan Aras, &ldquo;&#39;TCG ULUÇALİREİS&#39; 98 metre boyunda. 8.5 metre eninde ve 2 bin ton deplasmana sahip bir denizaltı. 1944 yılında Amerika&#39;da inşa edilmiş, 1971 yılında Türkiye Cumhuriyeti Bahriyesine katılmıştır. 29 yıl hizmet yapmış bir denizaltı. Tam 1645 dalışa sahip. Son derece başarıları olan bu denizaltımızı son bir yıl içerisinde Milli Savunma Bakanlığımızca yaptığımız restorasyon neticesinde 18 Mart 2024 tarihinde şehit denizaltılarımız &lsquo;Dumlupınar&#39; ve &lsquo;Atılay&#39; anısına Çanakkale sularında yüce Türk milletinin teveccühüne sunacağız. Tüm gençlerimizi denizaltımıza ziyarete bekliyoruz. Denizaltımız Türkiye&#39;nin denizaltı müzesi. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca 2000 yılında hizmet dışına ayrılmasına müteakip müze formuna getirilerek Türkiye&#39;de ilk defa böyle bir çalışmaya imza atılmıştır&rdquo; dedi.</p><p>&lsquo;TCG ULUÇALİREİS&#39;</p><p>Çanakkale Deniz Müzesi&#39;nde 18 Mart 2024 tarihinde halkın ziyaretine açılacak Uluçalireis Denizaltısı 94 metre boyunda, 8,5 metre eninde, 2000 ton ağırlığında ve 4,5 metre draftında bir yapıya sahip. Denizaltı 7 Temmuz 1944&#39;te USS Thornback adıyla ABD Portsmouth Tersanesi&#39;nde denize indirilmiş ve 13 Ekim 1944&#39;te hizmete girdi. İlk adını yapısı zayıf ve uzun, sırtında sivri dikenleri olan, uzun burun ve ağıza sahip çevik ve dayanıklı bir balık türü olan Thornback&#39;den aldı. Gemi savaşın ve mücadelenin içine doğmuş olup Haziran 1945&#39;te harp karakolu yapmak için ilk seyrini icra etmek üzere Pearl Harbour limanından ayrılmış ve Japonya açıklarında gelen bir emir üzerine II. Dünya Savaşı&#39;na katıldı. 1946 yılında Guppy IIA tadilatı görerek daha da güçlenmiş 2 Temmuz 1971&#39;de ABD Charleston&#39;da yapılan Devir Teslim Töreni&#39;nde Türk sancağı çekilerek Türk Deniz Kuvvetleri&#39;ne katıldı ve adı Uluçalireis olarak değiştirildi. Uluçalireis adını yine aynı doğrultuda mücadeleci ve savaşçı olan, 1548&#39;den itibaren büyük Türk Denizcisi Turgutreis&#39;in yanında deniz akınlarına katılan, 1571&#39;de İnebahtı Savaşı&#39;ndan tek gemi kaybetmeden ve düşmana ağır zayiat vererek çıktığı için Padişah II.Selim Han tarafından adı Kılıç Ali olarak değiştirilen, Endülüs&#39;teki Müslümanları haçlı zulmünden kurtarma faaliyetine katılan, 1574&#39;te Tunus&#39;u fethederek bu ülkeyi İspanyol nüfuzundan kurtaran, 16 yıllık Kaptan-ı Derya&#39;lığında Türk Donanması&#39;nı cihanın en büyük deniz gücü olarak muhafaza eden Kılıçali Paşa nam-ı diğer Kaptan-ı Derya Uluç Ali Reis&#39;ten aldı. TCG Uluçalireis, Türk Sancağı ile ilk dalışını 3 Temmuz 1971&#39;de Atlantik Okyanusu&#39;nda gerçekleştirmiş, Donanmaya katılışı 3 Mayıs 1972 tarihinde Donanma Komutanı Şehit Oramiral Kemal KAYACAN tarafından yapıldı. 1974 yılı Denizkurdu-2 Tatbikatı&#39;nın son safhasında Girit&#39;in kuzeyinden harekete geçerek Kıbrıs Barış Harekatı&#39;na iştirak etti. 1972, 1973 ve 1996 yıllarında torpido atış birincisi olan TCG Uluçalireis, 1990 yılı Denizkurdu-1 Tatbikatı&#39;nda, su altında hiç yakalanmadan en çok hücum geliştiren denizaltı olarak adından söz ettirdi. Denizaltı 1645&#39;inci ve son dalışını 30 Mayıs 2000 tarihinde Kuzey Ege&#39;de yapmış ve 8 Ağustos 2000 tarihinde hizmet dışına ayrıldı. Türk Deniz Kuvvetleri&#39;ndeki 29 yıllık hizmet süresinde; 37 milli ve 9 Nato Tatbikatı&#39;na katıldı, 12 cephe ve 7 rotasyon görevi icra etti. 160 torpido atışı gerçekleştirdi, birçok mayın döküş eğitimi, sat-denizaltı müşterek eğitimi, kurtarma gemisi-denizaltı müşterek eğitimi icra etti ve 1645 dalış yaptı. 2001 yılında Gölcük Tersanesi&#39;nde havuzlanarak kapsamlı bir bakıma alınan Uluçalireis Dz.K.K.lığı&#39;nca Türkiye&#39;de bir ilk gerçekleştirilerek Türkiye&#39;nin ilk denizaltı müzesi olarak tadil edildi. 2 Mart 2022 tarih itibariyle; gemi kapsamlı restorasyona alındı, yaklaşık bir yıl süreyle icra ettiği konuşlanması ve restorasyon faaliyetleri neticesinde Türkiye&#39;nin ilk Denizaltı Müzesi olan Uluçalireis Denizaltısı, Şehit Denizaltılarımız Dumlupınar ve Atılay&#39;ın ebedi istirahatgahı olan Çanakkale sularında Çanakkale Deniz Müzesi&#39;nde nöbetine başlayacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/tcg-ulucalireis-turkiye-nin-il_1710574944_Mi7ZyE.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ TCG ULUÇALİREİS Türkiye’nin ilk denizaltı müzesi olarak 18 Mart’ta ziyarete açılacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/tcg-ulucalireis-turkiye-nin-il_1710574944_Mi7ZyE.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dünya’nın ilk yalı kütüphanesi Beykoz’da hizmete açıldı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/dunya-nin-ilk-yali-kutuphanesi-beykoz-da-hizmete-acildi/30795/</link>
            <description><![CDATA[Beykoz Belediyesi tarafından Beykoz merkez sahilinde, ilçenin güzelliğini ve kültür zenginliğini vurgulayan denize sıfır konumda kurulan 'Yalı Kütüphanesi' hizmete açıldı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/dunya-nin-ilk-yali-kutuphanesi-beykoz-da-hizmete-acildi/30795/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 14 Mar 2024 10:41:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Beykoz Belediyesi tarafından Beykoz merkez sahilinde, ilçenin güzelliğini ve kültür zenginliğini vurgulayan denize sıfır konumda kurulan &#39;Yalı Kütüphanesi&#39; hizmete açıldı.</p><p>Boğaz&#39;ın ışıltılı manzarasında 7/24 hizmet verecek, konumu ve konseptiyle dünyada ilk ve tek olan, gençlerin ve kitap severlerin şehirdeki yeni mekanı olacak olan Yalı Kütüphanesi, Beykoz Belediyesi tarafından Beykoz merkez sahilinde, denize sıfır bir konumda hizmete açıldı. Yalı Kütüphanesi&#39;nin açılışına Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın, AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Özkan Ayduğan, Milliyetçi Hareket Partisi Beykoz İlçe Başkanı Emre Çömlekçi ve kitap severler katıldı. Beykozlu gençlere ve ilçeye sosyal kültürel canlılık katacak kütüphane, mek&acirc;na gelen ziyaretçilere kesintisiz bir manzara ve eşsiz bir çalışma keyfi sunacak. Modern çalışma alanlarına sahip kütüphanede aynı anda 120 kişi ders çalışabilecek. Yalı Kütüphanesi&#39;nde ders çalışmak ve kitap okumak isteyen gençler, öğrenciler, araştırmacılar ve her yaştan kitap sever mekandan yararlanacak.</p><p>&quot;Türkiye&#39;nin en güzel noktası&quot;</p><p>Hizmete açılan Yalı Kütüphanesi&#39;ni gezip, incelemelerde bulunan Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın, &quot;İstanbul&#39;un ilk yalı kütüphanesini birazdan hizmete almış olacağız. Burası gençlerimize, Beykozlulara 24 saat süreyle hizmet edecek. Millet kıraathanesi konseptinde olacak. 24 saat , 365 gün hizmet vermeye devam edecek. Bulunduğumuz nokta Türkiye&#39;nin en güzel noktası, İstanbul zaten dünyanın en güzel metropolü. Beykoz, İstanbul&#39;un en güzel ilçesi ve bulunduğunuz nokta da Beykoz&#39;un en güzel yerlerinden bir tanesi. Çok güzel bir bina. Gençlerimiz geleceğimiz. Onların daha iyi yetişmelerine katkı verecek. Tabii ki biz bunu Beykoz halkının vergileriyle ve onlardan aldığımız yetkiyle üretiyoruz. Bize bu yetkiyi veren hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Güzel bir mekan ve bilgiye açılan bir mekan burası. Burada ticari hiçbir şey olmayacak. Genç veya yaşlı herkese hizmet verecek. ikramlarımız olacak, Beykoz Kahvecisi&#39;nden burada ikram edilecek ama burası ticari bir yer olmayacak&quot; dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/dunya-nin-ilk-yali-kutuphanesi_1710405686_D0Bzn9.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dünya’nın ilk yalı kütüphanesi Beykoz’da hizmete açıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/dunya-nin-ilk-yali-kutuphanesi_1710405686_D0Bzn9.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Osmanlı kenti Safranbolu Cittaslow’a dahil edildi]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/osmanli-kenti-safranbolu-cittaslow-a-dahil-edildi/30758/</link>
            <description><![CDATA[Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan Karabük'ün Safranbolu ilçesi sakin şehirler ağına (Cittaslow) dahil edildiğini açıkladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/osmanli-kenti-safranbolu-cittaslow-a-dahil-edildi/30758/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 13 Mar 2024 13:25:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan Karabük&#39;ün Safranbolu ilçesi sakin şehirler ağına (Cittaslow) dahil edildiğini açıkladı.</p><p>Safranbolu Belediyesinin girişimleri ile ilçenin uluslararası mecralardaki tanınırlığı ve farkındalığını artırmak amacıyla yapılan çalışmalar sonrasında 4 Mart 2023&#39;te Cittaslow hareketine dahil olmak için yapılan başvuru kabul edildi.</p><p>Böylece Safranbolu kent ölçeğinde korunan hem UNESCO hem de Cittaslow&#39;a dahil olan tek kent olma unvanı kazandı.</p><p>Basın mensupları ile bir araya gelen Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse konuyla ilgili yaptığı açıklamada, &ldquo;Safranbolu hepinizin bildiği gibi UNESCO Dünya Miras Listesine 1994 yılında alındı. Çok özel bir kent. Yeni aldığımız bir habere göre ki, yaklaşık bir senedir bununla ilgili çalışmalarımızı sürüyorduk. İlk italya&#39;da kurulan ve yavaş şehir anlamına gelen Cittaslow ağına Safranbolu dahil edilmiş oldu.</p><p>Bu birliğe üye olmak isteyen kentlerin üye olabilmeleri için, birliğin belirlediği kriterlere uygun olması gerekiyor. Bu kriterler üzerinden değerlendirmenin yapılması gerekiyor ve Cittaslow felsefesine uygunluğu denetleniyor. Kentlerin kendi kimliklerine sahip çıkarak küreselleşme sonucu ortaya çıkan kentlerin birbirine benzemesine engel olmak. Yani özel kentler olmak. Her kentin kendi kimliğinin olması. Biz de Safranbolu gibi tarihi bir kent olarak bu kriterlerin birçoğunu yerine getirdiğimiz için komiteden aldığımız puan neticesinde bu ağa dahil edilmeye hak kazandık 2023 yılında başladığımız bu çalışmalar geçtiğimiz günlerde de sertifika davet mektubu ile sona yaklaşmış oldu. 23 Mart&#39;ta Brüksel&#39;de yapılacak olan sertifika törenine giderek bu gururu Safranbolu&#39;muza ve ülkemize kazandırmış olacağız&quot; diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/osmanli-kenti-safranbolu-citta_1710326416_WRsgwP.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Osmanlı kenti Safranbolu Cittaslow’a dahil edildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/osmanli-kenti-safranbolu-citta_1710326416_WRsgwP.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İslam Medeniyetleri Müzesi 2 yılda 1.5 milyon ziyaretçiyi ağırladı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/islam-medeniyetleri-muzesi-2-yilda-15-milyon-ziyaretciyi-agirladi/30717/</link>
            <description><![CDATA[Milli Saraylar Başkanlığı'na bağlı İslam Medeniyetleri Müzesi (İMM), Ramazan ayı öncesinde yenilenen sergi düzeniyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. İslam Medeniyetleri Müze Müdürü Nezih Ertuğ ' Müzemizde 2 yılda 1.5 milyon ziyaretçiyi ağırladık.' dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/islam-medeniyetleri-muzesi-2-yilda-15-milyon-ziyaretciyi-agirladi/30717/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 12 Mar 2024 14:52:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Milli Saraylar Başkanlığı&#39;na bağlı İslam Medeniyetleri Müzesi (İMM), Ramazan ayı öncesinde yenilenen sergi düzeniyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. İslam Medeniyetleri Müze Müdürü Nezih Ertuğ &ldquo; Müzemizde 2 yılda 1.5 milyon ziyaretçiyi ağırladık.&rdquo; dedi.</p><p>Büyük Çamlıca Camii külliyesi içerisinde yer alan Müze&#39;nin en çok merak edilen Mukaddes Emanetler bölümü yeni düzenlemeyle daha dikkat çekici hale getirildi. Hücre-i Saadet perdesi, Başmak-ı Şerif, Sakal-ı Şerif, K&acirc;be örtüleri ile Hacer&#39;ül Esved ve Hırka-i Saadet muhafazaları gibi onlarca kıymetli eserin sergilendiği bölüm, İslam Medeniyetleri Müzesinin ikinci katında görülebilecek. Ziyaretçi sayısıyla Türkiye&#39;nin önde gelen müzelerini geride bırakan İslam Medeniyetleri Müzesi, açıldığı 8 Nisan 2022 tarihinden bu yana olduğu gibi Ramazan ayı boyunca da yerli ziyaretçiler tarafından ücretsiz gezilebilecek. Müze, pazartesi dışında her gün 11.00 - 24.00 saatleri arasında görülebilecek.</p><p>&ldquo;Ramazan ayının vazgeçilmez kültür durağı&rdquo;</p><p>İslam medeniyetinin kültürel ve sanatsal zenginliğini 15 tematik bölüm ve 700&#39;e yakın eserle sanatseverlerin beğenisine sunan İMM, bu yıl da Ramazan ayının vazgeçilmez kültür - sanat duraklarından biri olmaya aday. Osmanlı Devleti&#39;nin her sene hac mevsiminden önce Mekke ve Medine&#39;ye gönderdiği Surre-i Hümayun alayının en gösterişli unsuru Mahmel-i Şerif ile Peygamber Efendimize ait objeler, koleksiyonun dikkat çeken eserleri arasında yer alıyor. Şam evrakı, Kur&#39;&acirc;n-ı Kerim&#39;ler, kaftanlar ve tılsımlı gömlekler ile çini ve hat sanatının nadide örnekleri de Müze&#39;nin öne çıkan eserler arasında yer alıyor.</p><p>&ldquo;Teknoloji ve tarihi özel uygulamalar&ldquo;</p><p>Çağdaş müzecilik anlayışıyla hazırlanan videolar, etkileşimli dokunmatik ekranlar ve dijital uygulamalarla zenginleştirilen İslam Medeniyetleri Müzesi, çocukların ve gençlerin de ilgi odağı oluyor. Müze&#39;nin ziyaretçileri arasında daha çok teknolojiye ve tarihe meraklı gençler yer alıyor. Özellikle görsel şölen niteliğindeki &lsquo;Kubbe&#39; ve &#39;&Acirc;b-ı Hayat&#39; enstalasyonu, yetişkinler kadar çocuklara da unutulmaz anlar yaşatıyor.</p><p>&ldquo;Atölyeler ve sanat galerisi&rdquo;</p><p>İslam Medeniyetleri Müzesi 2 kattan oluşuyor. Kafeterya alanı ile toplam 10 bin 175 metrekare alana yayılıyor. Müze, 600 metrekarelik modern eser depolama alanına sahip. Müze alanı içerisinde uluslararası niteliklere sahip bir konferans salonu, çok amaçlı salon, geleneksel sanatlar için atölyeler ve sanat galerisi de bulunuyor.</p><p>&ldquo;Müzemizde 1.5 milyon ziyaretçiyi ağırladık&rdquo;</p><p>Müzeyle ilgili açıklamalarda bulunan, İslam Medeniyetleri Müze Müdürü Nezih Ertuğ, &ldquo;Müzemiz 2022 yılında açıldı. Açıldığı zaman kutsal emanetler bölümü alt kattaydı. Alt kata ziyaretçi yoğunluğundan dolayı, kutsal emanetlerin üst katta geniş bir alana alınmasıyla ilgili bir çalışma yaptık. Kutsal emanetler bölümünü bir perdeyle böldük, aynı zamandan vitrin içleri yenilendi. Koleksiyonumuza bazı yeni parçalar ilave edilmesi suretiyle Ramazan ayına kutsal emanetleri ziyarete açtık. İslam Medeniyetler Müzesi Anadolu yakasında kutsal emanetlerin ziyaret edildiği tek yer. Büyük Çamlıca Camisine gelen herkes müzemizi ziyaret ediyorlar. Müzemize yabancı ziyaretçilerde büyük ilgi gösteriyor. 2022 yılının Ramazan ayında açılışını yapmıştık. O günden bugüne yaklaşık 1.5 Milyon fazla ziyaretçiyi müzemizde ağırladık. Bu ziyaretçilerin yaklaşık yüzde onluk kısmını turistler oluşturdu&rdquo; diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/islam-medeniyetleri-muzesi-2-y_1710252614_vsGIwu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İslam Medeniyetleri Müzesi 2 yılda 1.5 milyon ziyaretçiyi ağırladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/islam-medeniyetleri-muzesi-2-y_1710252614_vsGIwu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Talas Çanakkale Müzesi rekor üstüne rekor kırıyor]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/talas-canakkale-muzesi-rekor-ustune-rekor-kiriyor/30693/</link>
            <description><![CDATA[Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın tarafından 9 Ocak'ta açılışı yapılarak ilçeye kazandırılan 'Çanakkale'den Cumhuriyet'e 100. Yıl Müzesi'ne adeta ziyaretçi akını yaşandı. Müzeyi, açılışından bugüne geçen iki aylık sürede yaklaşık 20 bin kişi ziyaret etti.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/talas-canakkale-muzesi-rekor-ustune-rekor-kiriyor/30693/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Tue, 12 Mar 2024 10:43:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın tarafından 9 Ocak&#39;ta açılışı yapılarak ilçeye kazandırılan &ldquo;Çanakkale&#39;den Cumhuriyet&#39;e 100. Yıl Müzesi&rdquo;ne adeta ziyaretçi akını yaşandı. Müzeyi, açılışından bugüne geçen iki aylık sürede yaklaşık 20 bin kişi ziyaret etti.</p><p>Başkan Yalçın&#39;ın, özellikle gençlere Çanakkale ruhunu aşılamak amacıyla hayata geçirdiği ve 9 Ocak&#39;ta görkemli bir törenle açılışı yapılan müzeyi, 2 ayda 19 bin 675 kişi gezdi.</p><p>Tarihi Ali Saip Paşa Sokağının girişindeki eski bir taş konağın içerisine oluşturulan müzede toplam 5 bölüm yer alıyor. Ziyaretçileri adeta Çanakkale Savaşı&#39;nın içine çeken bina içerisinde 2 kütüphane, 2 sergi salonu ve 1 seminer salonu bulunuyor. Müzede Çanakkale Savaşı başta olmak üzere Mill&icirc; Mücadele ve Cumhuriyetin ilk yıllarına dair özel eserler yer alıyor.</p><p>Okulların randevulu sistemle yirmişer kişilik gruplar halinde ve rehber eşliğinde gezdirildiği müze, Ramazan ayı boyunca 10.00-23.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.</p><p>ÇANAKKALE ZAFERİ KUTLAMALARININ MERKEZİ OLACAK</p><p>Konuya ilişkin bir değerlendirme yapan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, gösterilen ilginin kendilerini çok mutlu ettiğine işaret ederek, &ldquo;Gençlerimizde Çanakkale ruhunu yaşatmak amacıyla kurduğumuz müze, başta gençlerimiz olmak üzere hemşehrilerimizin akınına uğradı. Bu bizi gerçekten çok mutlu etti ve doğru bir iş yaptığımızı da ortaya koymuş oldu. Önümüzdeki hafta 18 Mart Çanakkale Zaferi&#39;nin 109. yıl dönümünü kutlayacağız. Şehrimizdeki kutlamaların merkezi de bizim bu açtığımız müze olacak. Bu da bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu.&rdquo; dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/talas-canakkale-muzesi-rekor-u_1710230502_NZocbG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Talas Çanakkale Müzesi rekor üstüne rekor kırıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/talas-canakkale-muzesi-rekor-u_1710230502_NZocbG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[5 bin yıllık ameliyatlı kafataslarının bulunduğu müze, açılacak gün sayıyor.]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/5-bin-yillik-ameliyatli-kafataslarinin-bulundugu-muze-acilacak-gun-sayiyor/30629/</link>
            <description><![CDATA[İçerisinde Türkiye'de Karun Hazinesi'nden sonra en değerli hazine olarak gösterilen Amisos Hazinesi ile 5 bin yıllık beyin ameliyatı izleri bulunan kafatasının da bulunduğu ve konsepti ile dünyada nadir bulunan müzelerden biri olan Yeni Samsun Müzesi'nin açılışına sayılı günler kaldı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/5-bin-yillik-ameliyatli-kafataslarinin-bulundugu-muze-acilacak-gun-sayiyor/30629/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 10 Mar 2024 09:05:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İçerisinde Türkiye&#39;de Karun Hazinesi&#39;nden sonra en değerli hazine olarak gösterilen Amisos Hazinesi ile 5 bin yıllık beyin ameliyatı izleri bulunan kafatasının da bulunduğu ve konsepti ile dünyada nadir bulunan müzelerden biri olan Yeni Samsun Müzesi&#39;nin açılışına sayılı günler kaldı.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Samsun&#39;a kazandırılan Yeni Samsun Müzesi&#39;nin inşaatı bitti. Sergilenecek tarihi eserler yerlerine konuldu. Son hazırlıkların tamamlandığı müzenin 13 Mart Çarşamba günü Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy&#39;un katılımı ile açılması planlanıyor. Müze içerisinde ise görücüye çıkacak bazı eserler heyecan uyandırıyor. Samsun&#39;da 28 Kasım 1995&#39;te bir inşaat kazısı sırasında bulunan Pontus Krallığı hanedan üyelerine ait en değerli hazine olarak gösterilen ve 64 parçadan oluşan Amisos Hazinesi, Samsun Müzesi&#39;nde yerini aldı. Altın eserlerin geçmişinin MÖ 1. yüzyıla uzandığı ifade ediliyor.</p><p>Ameliyat izleri bulunan 5 yıllık kafatası</p><p>Karadeniz Bölgesi&#39;nin en eski ve en uzun süreli sistemli kazısı olan İkiztepe Höyüğü&#39;nde Erken Tunç Çağı mezarlarındaki kazılarda ortaya çıkan 5 bin yıllık beyin ameliyatı izleri bulunan kafatasları da müzede yeni yerine konuldu. Anadolu&#39;da belirlenen en büyük boyutlu iyileşmiş kafatası deliği dikkat çekiyor. Yetişkin erkek bireylere ait olan kafataslarındaki ameliyat deliğinde zamanla daralma olduğu ve bireyin operasyon sonrası bir süre daha yaşamına devam ettiği tespit edildi.</p><p>Müzede ayrıca Klasik, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait sikkeler, 56 metrekarelik taban ölçüsüne Amisos Mozaiği, Kalkolitik, İlk Tunç, Hitit, Helenistik ve Roma dönemlerine ait eserlerden takılar, kemerler, heykeller, mezarlar, savaş gemi maketleri, eski tarihi dönemlerdeki kıyafetler, Milli Mücadele dönemindeki sürecin anlatıldığı eserler gibi birçok eser bulunuyor.</p><p>&quot;Çok güzel bir müze konsepti&quot;</p><p>Müze ile ilgili bilgi veren Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz, &quot;Çok güzel bir müze konseptindeyiz. Samsun&#39;umuza özgü, çok güzel bir müze yapıldı. Burada Samsun hafızası ve tarihi var. Milattan önce 7000&#39;lere dayanan ilk yerleşimden tutun da Mustafa Kemal&#39;in Samsun&#39;a çıkışına, Milli Mücadele&#39;yi başlatmasına kadar tüm süreç adeta burada canlandırıldı&quot; dedi.</p><p>&quot;Dünyada sayılı bir müze&quot;</p><p>Müze ve içindeki eserlerden bahseden Almaz, &quot;Toplamda 20 bin metrekareye yaklaşan bir yerleşke üzerinde konsept oluşturduk. Dünyada format olarak sayılı bir müze yaptık. Özellikle öğrenim çağındaki öğrencilerimizi acilen buraya davet ediyorum. Burada görülecek çok eser var. Turizm acenteleri, yabancı misafirleri de bu lokasyon içerisine dahil ettiler. Turistlerimiz de bu müzeyi etkin bir şekilde gezebilecekler. Bu müzedeki eserlerden faydalanacaklar. Müzemizde tarih öncesi yaşantılardaki evler, oradaki aletler, çanak, çömlekler var. Amisos Hazinesi var. Bunlar olduğu gibi Samsun&#39;da yaptığımız kazılardan elde ettiğimiz kafatasları var. Bilim adamlarının bize verdiği verilere göre milattan önce 3000, 4000 yıllarında ameliyat yapıldığını görüyoruz. Bunu Samsun Müzesi&#39;nde görmek ve yaşamak üzere herkesi buraya bekliyorum&rdquo; diye konuştu.</p><p>Açılış için gün sayıyor</p><p>İçerisinde arkeoloji ve etnografya müzesi, çocuk müzesi, 346 kişilik konferans salonu, 120 kişilik kütüphane, eser sergi salonları, laboratuvarlar, restoran, misafir sergi salonu ve çok büyük bir alan bulunan 22 bin 222 metrekarelik Samsun Müzesi, bin 117 arkeolojik eser, 268 etnografik eser ve 5 bin 780 sikkeyle resmi açılış için gün sayıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/5-bin-yillik-ameliyatli-kafata_1710053431_f7L3m8.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 5 bin yıllık ameliyatlı kafataslarının bulunduğu müze, açılacak gün sayıyor. ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/5-bin-yillik-ameliyatli-kafata_1710053431_f7L3m8.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Talas’a 5 yılda 5 müze]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/talas-a-5-yilda-5-muze/30315/</link>
            <description><![CDATA[Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; göreve geldiği günden bu yana birçok eseri ilçeye kazandırarak adeta ilçenin çehresini değiştirdi. Eğitim kurumlarından sosyal tesislere kadar çok sayıda esere imza atan Başkan Yalçın, 5 yılda ilçeye 5 ayrı müze kazandırarak Talas'ı müzeler şehri haline getirdi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/talas-a-5-yilda-5-muze/30315/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 10:09:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; göreve geldiği günden bu yana birçok eseri ilçeye kazandırarak adeta ilçenin çehresini değiştirdi. Eğitim kurumlarından sosyal tesislere kadar çok sayıda esere imza atan Başkan Yalçın, 5 yılda ilçeye 5 ayrı müze kazandırarak Talas&#39;ı müzeler şehri haline getirdi.</p><p>İlk olarak tarihi Ali Saip Paşa Sokağında bulunan Talas&#39;ın en eski mabetlerinden olan Tol Kilise&#39;de hayata geçirilen Talas Sanat Galerisi ile çeşitli sergi ve konferanslara tarihi bir mekan sağlanmış oldu. Öte yandan Hz. Osman&#39;ın okurken şehit edildiği Kur&#39;an-ı Kerim başta olmak üzere dünyaca ünlü hattatların ellerinden çıkmış Kur&#39;an-ı Kerimlerin tıpkı basımlarının yer aldığı &lsquo;Tıpkı Basım Mushaflar ve Kur&#39;an-ı Kerim Sergisi&#39; de ilçeye kazandırılan müzeler arasında yer alıyor. Kur&#39;an müzesinden sonra Türkiye Cumhuriyeti&#39;nin kuruluşunun izlerini taşıyan &lsquo;Çanakkale&#39;den Cumhuriyet&#39;e 100. Yıl Müzesi&#39; yine hayata geçirilen eserler arasında yerini aldı. Kurutuluş Savaşı yıllarından cumhuriyetin ilan edildiği tarihe kadar olan birçok önemli objenin yer aldığı müzede Osmanlı döneminde yapılan savaşlara dair görseller de bulunuyor. Talas&#39;a kazandırılan bir diğer eser de &lsquo;Şuşa Azerbaycan Evi&#39; oldu. Azerbaycan ile Türkiye arasında kardeşlik köprüsü anlamı taşıyan Şuşa Azerbaycan Evi, Başkan Yalçın&#39;ın ilçeye kazandırdığı önemli eserler arasında ismini yazdırdı.</p><p>Bunların dışında Başkan Yalçın, bir projeye daha imza atıyor. Talas&#39;ın tarihi Ali Saip Paşa Sokağı girişinde bulunan su sarnıcını yeniden düzenleyen Talas Belediyesi, &ldquo;Su Medeniyetleri Galerisi&rdquo;ni hayata geçirmeye hazırlanıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/talas-a-5-yilda-5-muze_1709452426_kd0g5a.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Talas’a 5 yılda 5 müze ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/talas-a-5-yilda-5-muze_1709452426_kd0g5a.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[196 yıllık Şamlar Bendi definecilerin hedefi oldu]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/196-yillik-samlar-bendi-definecilerin-hedefi-oldu/30314/</link>
            <description><![CDATA[Arnavutköy'de Sultan 2. Mahmud tarafından yaptırılan Şamlar Bendi, definecilerin hedefi oldu. Çevresinde kaçak kazı yapılarak çukurların bırakıldığı 196 yıllık su bendinin uğradığı tahribat havadan görüntülendi. Tarihi bent hakkında bilgi veren Tarihçi Zafer Bilgi, 'Şamlar Bendi'nin yaklaşık 200 yıllık tarihi yapısının bugüne geldiğine şahitlik edebiliyoruz. Şamlar Bendi maalesef definecilerin uğrak yeri oldu. İnsanların böyle yerlerde 'acaba hazine çıkar mı' düşüncesiyle tahribata girmeleri çok sıkıntılı. Şamlar Bendi civarındaki definecilerin zarar verdiği yerlerin aslına uygun olarak restore edilmesi gerekiyor' dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/196-yillik-samlar-bendi-definecilerin-hedefi-oldu/30314/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 09:15:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Arnavutköy&#39;de Sultan 2. Mahmud tarafından yaptırılan Şamlar Bendi, definecilerin hedefi oldu. Çevresinde kaçak kazı yapılarak çukurların bırakıldığı 196 yıllık su bendinin uğradığı tahribat havadan görüntülendi. Tarihi bent hakkında bilgi veren Tarihçi Zafer Bilgi, &ldquo;Şamlar Bendi&#39;nin yaklaşık 200 yıllık tarihi yapısının bugüne geldiğine şahitlik edebiliyoruz. Şamlar Bendi maalesef definecilerin uğrak yeri oldu. İnsanların böyle yerlerde &lsquo;acaba hazine çıkar mı&#39; düşüncesiyle tahribata girmeleri çok sıkıntılı. Şamlar Bendi civarındaki definecilerin zarar verdiği yerlerin aslına uygun olarak restore edilmesi gerekiyor&rdquo; dedi.</p><p>Sultan 2. Mahmud tarafından 1826 yılında yapımına başlanılan ve 1828 yılında tamamlanan Şamlar Bendi, Başakşehir Arnavutköy sınırında yer alıyor. Tarihi bent, Küçükçekmece&#39;nin kuzey yamacında bulunan Azatlı Baruthanesi&#39;nin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırıldı ve baruthane aktif olarak kullanıldığı süreçte hizmet verdi. Osmanlı mirası su bendi adını, Suriye&#39;nin başkenti Şam&#39;dan getirilen ustaların yapmasıyla aldı. Şam&#39;dan gelen ustaların, tarihi bendin çevresine yerleşmesiyle bölge, Şamlar Köyü olarak anılmaya başlandı. İstanbul&#39;un kuzey kısımlarında bölgesel su sıkıntısı çekildiği zaman da kullanılan 196 yıllık su bendi definecilerin hedefi oldu. Tarihi bendin alt kısımlarını oyan defineciler, çevresinde de kaçak kazılar gerçekleştirdiği görüldü. Defineciler, adeta Osmanlı mirasını talan ederken tarihi bendin uğradığı tahribat havadan görüntülendi. Görüntülerde, kaçak kazı yapan definecilerin çukurları açık bıraktıkları görüldü. Tarihi su bendinin ve çevresinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınarak yenileme çalışmaları ardından turizme kazandırılması bekleniliyor.</p><p>&ldquo;Şamlar Bendi maalesef definecilerin uğrak yeri oldu&rdquo;</p><p>Şamlar Bendi&#39;nin İstanbul&#39;un sur dışındaki padişahların avlandıkları alanda bulunduğunu ifade eden Tarihçi Zafer Bilgi, &ldquo;Sultan 2. Mahmud döneminde yeni bir askeri birlik ihtisas ediliyor. Bu askeri birlik, yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra Asakir-i Mansure-i Mahmudiyye diye kuruluyor. Bu birliğe, Küçükçekmece tarafında Azatlı Baruthanesi tasarlanıyor. Sultan 2. Mahmud, Şamlar Köyü etrafında ara ara ava çıkarken burada büyük bir su kaynağı gittiğini görüyor. O su kaynağını, Suriye&#39;nin başkenti Şam&#39;dan getirdiği ustalara bentlerle Azatlı Baruthanesine taşımak için girişimde bulunuyor. Şamlar Bendi, Sultan 2. Mahmud&#39;un 1828&#39;li yıllarda Azatlı Baruthanesindeki askerlere su taşıyabilmek için yaptırdığı bir bent. Bu Şamlar Bendi&#39;nin özelliği, Şam bölgesinden ustalar getirilmesi ve oraya yerleştirilmesinden dolayı buraya Şamlar Köyü ismi veriliyor. Şamlar köyü, suyun kaynağının tutulduğu bentlerin olduğu bölgedeki ahaliyle bir yerleşkeye dönüşüyor. Tarihi bir camisi de var. Bu bent dönem dönem taşıyor. Taşın oradaki eski hazireleri, mezarları, mezar taşlarını sular altında görebiliyoruz. Şamlar Bendi&#39;nin yaklaşık 200 yıllık tarihi yapısının bugüne geldiğine şahitlik edebiliyoruz. Şamlar Bendi maalesef definecilerin uğrak yeri oldu. İnsanların böyle yerlerde &lsquo;acaba hazine çıkar mı&#39; düşüncesiyle tahribata girmeleri çok sıkıntılı. Şamlar Bendi civarındaki definecilerin zarar verdiği yerlerin aslına uygun restore edilmesi gerekiyor. Yakın dönemde olduğu için mutlaka bent görüntüleri vardır. Bent parçalarının aslına uygun şekilde restorasyona girmesi ve topluma kazandırılması gerekiyor. Çevredeki ahalinin tarım alanında kullanabileceği su kaynağı olabilir. Sağlam bir baraja ihtiyaç olduğunda bu bentler yine devreye girip kullanılabilir. Bunlara hem bir işlevsel gözle bakılıp gözden geçirilmesi hem de tarihi eser olarak buranın onarılması önem arz ediyor. Maalesef bu bölgeler biraz gözden uzakta, yeşillik alanın arasında, halkın da çok girmediği bir yer olduğu için defineciler &lsquo;bir tarihi esere rastlayabilir miyiz&#39; diye tahrip edebilmekteler&rdquo; ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/196-yillik-samlar-bendi-define_1709449205_35cGpM.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 196 yıllık Şamlar Bendi definecilerin hedefi oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/196-yillik-samlar-bendi-define_1709449205_35cGpM.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakan Özhaseki: Kale Projesi, Niğde’nin turizmden istifade etmesini sağlayacak]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/bakan-ozhaseki-kale-projesi-nigde-nin-turizmden-istifade-etmesini-saglayacak/30301/</link>
            <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kale Projesi, Niğde'nin turizmden istifade etmesini sağlayacak en önemli proje. Sabırla işi yapacağız, rastgele yapmayacağız. Çünkü bir kez yapılıyor. O bir kez yapılan da inşallah onlarca, yüzlerce sene Niğde'nin gururu olarak yaşayacak dedi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/bakan-ozhaseki-kale-projesi-nigde-nin-turizmden-istifade-etmesini-saglayacak/30301/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Sat, 02 Mar 2024 19:01:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, &quot;Kale Projesi, Niğde&#39;nin turizmden istifade etmesini sağlayacak en önemli proje. Sabırla işi yapacağız, rastgele yapmayacağız. Çünkü bir kez yapılıyor. O bir kez yapılan da inşallah onlarca, yüzlerce sene Niğde&#39;nin gururu olarak yaşayacak&quot; dedi.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Niğde ziyaretinde Kale Projesi&#39;ni yerinde inceledi. Bakan Özhaseki, Kale Bölgesi Yenileme ve Koruma Projesi ile ilgili yaptığı açıklamada projeye şu ana kadar çok büyük bir para harcandığını, toplamda 1 milyar lirayı geçtiğini ifade etti. Bakan Özhaseki, &quot;Burası Roma, Bizans, Selçuklu Osmanlı dönemine ait değişik eserlerin bulunduğu bir alan. Burası belki de kadim Niğde&#39;mizin en önemli yeri. Bir belediye alt yapı, üst yapı ve halkın günlük ihtiyaçları ile uğraşır. Ama kalıcı hizmet dediğinizde buradaki tarihi, kültürel, doğal mirasın açığa çıkması, restore edilmesi daha sonra da vatandaşın kullanımına açılması da en önemli işlerin başında geliyor. Burası bir turizm destinasyon merkezi olur diye düşünüyorum. Alanı 125 dönüm. Bir istimlak bedelleri bir taraftan ihale bedelleri milyarı geçiyor, devamındaki işlerin ne kadar tutacağını çok bilmemekle birlikte tahmin edebiliyoruz. İşe başlanılması çok önemliydi, şimdilik 38 dönümde işe başlıyoruz. Şunu herkesin bilmesi lazım; böyle bir alanda çalışmak, iğneyle adeta kuyu kazmak gibidir&quot; dedi.</p><p>&quot;Proje, Niğde&#39;nin turizmden istifade etmesini sağlayacak&rdquo;</p><p>Projenin şehrin turizmden istifade etmesini sağlayacağını aktaran Bakan Özhaseki, &quot;Projeye şu ana kadar çok da büyük bir para harcandı. Niğde&#39;yi geleceğe taşıyacak, turizmden istifade etmesini sağlayacak en önemli proje. Burada Niğde&#39;nin tarihi var. Buraya insanlar sadece bu bölgeyi görmek için gelirler burada yiyip içerler, çarşıya gidip biraz alışveriş ederler ve turizmden de Niğde istifade eder. Bu konuda sabırla işi yapacağız, rastgele yapmayacağız. Çünkü bir kez yapılıyor. O bir kez yapılan da inşallah onlarca, yüzlerce sene Niğde&#39;nin gururu olarak yaşayacak. Herkes bu bölgeye gelip burayı görmek isteyecek&quot; ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bakan-ozhaseki--kale-projesi-n_1709403706_MxKQpe.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakan Özhaseki: Kale Projesi, Niğde’nin turizmden istifade etmesini sağlayacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/bakan-ozhaseki--kale-projesi-n_1709403706_MxKQpe.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[700 yıllık Köşk Medrese yakında kapılarını açacak]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/700-yillik-kosk-medrese-yakinda-kapilarini-acacak/30238/</link>
            <description><![CDATA[700 yıla tanıklık etmiş Köşk Medrese'nin restorasyon çalışmalarını tamamlayan Melikgazi Belediyesi, peyzaj çalışmalarına başladı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/700-yillik-kosk-medrese-yakinda-kapilarini-acacak/30238/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Fri, 01 Mar 2024 12:56:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>700 yıla tanıklık etmiş Köşk Medrese&#39;nin restorasyon çalışmalarını tamamlayan Melikgazi Belediyesi, peyzaj çalışmalarına başladı.</p><p>Köşk Medrese çok yakında etkinliklerin, sosyal, kültürel programların yapılacağı yeni bir mekan olacak. Ecdada duyulan saygı gereği tarihi yapıları gün yüzüne çıkardıklarını ve yeniden işlevlendirdiklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; &quot;700 yılı geçkin bir yaşa sahip olan Köşk Medrese&#39;mizin restorasyonunu tamamladık, peyzaj çalışmalarına başladık. İçinde bulunan türbede Al&acirc;eddin Eretna&#39;nın eşi Suli Paşa Hatun, oğlu ve torunu yatıyor. Burası gerçekten önemli bir nokta. Kendisini rahmetle anmamız gerekiyor. Al&acirc;eddin Eretna, Eretnalılar Beyliği&#39;nin hükümdarı. Kayseri&#39;yi Moğollar&#39;dan temizleyen komutan. Burayı Vakıflar Bölge Müdürlüğü&#39;müzden kiraladık ve restorasyonunu bitirdik. Şimdi yeni aldığımız peyzaj bitkileri ile medresemizi yeşillendirilerek gözlere hitap eder hale getireceğiz. Burası bitince Kayseri&#39;ye etkinliklerin, sosyal, kültürel programların yapılacağı yeni bir mekan kazandırmış oluyoruz. Geçmişimizi rahmetle yad ediyoruz. Mekanları cennet olsun. Bu toprakların kapılarını Türklere açan, burada yaşamasını sağlayan tüm geçmişlerimizi, atalarımızı rahmetle anıyoruz. Mek&acirc;nları cennet olsun. Biz de onların eserlerine sahip çıkarak, restore edip yeniden hayata kazandırıyoruz. Ramazan Ayı içerisinde burada birçok etkinliği yapmaya başlayacağız. Hayırlı olsun&quot; dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/700-yillik-kosk-medrese-yakind_1709291117_sSAwQj.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 700 yıllık Köşk Medrese yakında kapılarını açacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/700-yillik-kosk-medrese-yakind_1709291117_sSAwQj.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Galata Kulesi’nde nefes kesen restorasyon: 63 metre yükseklikte bulunan alem takıldı]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/galata-kulesi-nde-nefes-kesen-restorasyon-63-metre-yukseklikte-bulunan-alem-takildi/29792/</link>
            <description><![CDATA[Galata Kulesi'nde 1 Kasım 2023 tarihinde başlayan restorasyon çerçevesinde indirilen 63 metre yükseklikteki 270 kiloluk bakır alem 4 parça halinde takıldı. Tarihi kule tekrar eski görünümüne kavuşurken, dev alemin yaklaşık 5 saat süren nefes kesen operasyonla takılma anları ilk kez havadan görüntülendi.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/galata-kulesi-nde-nefes-kesen-restorasyon-63-metre-yukseklikte-bulunan-alem-takildi/29792/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Wed, 21 Feb 2024 09:38:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Galata Kulesi&#39;nde 1 Kasım 2023 tarihinde başlayan restorasyon çerçevesinde indirilen 63 metre yükseklikteki 270 kiloluk bakır alem 4 parça halinde takıldı. Tarihi kule tekrar eski görünümüne kavuşurken, dev alemin yaklaşık 5 saat süren nefes kesen operasyonla takılma anları ilk kez havadan görüntülendi.</p><p>İstanbul&#39;un sembol yapılarından Galata Kulesi&#39;nde 1 Kasım 2023 tarihinde başlayan restorasyon çerçevesinde 2 Aralık&#39;ta kubbesindeki alem indirilmişti. 674 yıllık tarihi kulenin külahında bulunan 270 kiloluk bakır alem, yerden yaklaşık 63 metre yükseklikten dağcılar ve vinç yardımıyla 4 parça halinde çıkarılmıştı. Tarihi kuleden sökülen alemin, Kültür ve Turizm Bakanlığı onayı alınarak Rölöve ve Anıtlar Müze Müdürlüğü binasında konservasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Yenilenen alem, nefes kesen operasyonla Galata Kulesi&#39;ne yerleştirildi. Tarihi kuleye alemin takıldığı anlar dronla görüntülendi. İstanbul Boğazı&#39;yla bütünleşen Galata Kulesi&#39;nin altın rengindeki alemi kartpostallık görüntü oluşturdu. Tarihte ilk kez alemsiz kalan Galata Kulesi&#39;nin tekrar eski görünümüne kavuştuğu görüldü. 270 kiloluk bakır alem dağcılar tarafından vinç yardımıyla 4 parça halinde yaklaşık 5 saat süren operasyonla takıldı. Dağcılar alemin takıldığı kubbesindeki bölgeyi çekiç yardımıyla düzenledi. Kubbenin tamamında ise iskelelerin kurulu olduğu ve çalışmaların devam ettiği görüldü. Restorasyon çalışmalarının Nisan sonuna doğru tamamlanacağı da öğrenildi.</p><p>&quot;Galata Kulesi Osmanlı&#39;nın batıya açılan yüzü&quot;</p><p>Galata Kulesi hakkında bilgi veren Tarihçi Zafer Bilgi, &quot;Galata Kulesi&#39;nin etrafında sağ ve sol kısımlarında surlar var. Bunlara deniz surları deniliyor. Bu surların kalıntıları ortaya çıkabiliyor. Çok az da olsa o bölgede var. İtalya&#39;dan gelen Cenevizliler ve Venedikliler orayı ticaret limanı olarak kullanıyorlar. Galata Kulesi&#39;ni o ticaret limanın güvenliğini sağlamak için kullanıyorlar. Roma&#39;da çok etkin bir güç olarak burada yaşıyorlar. Aslında Roma&#39;nın özerk yapıya sahip ufak bir bölgesi. Roma neresi? Bizim yarımada dediğimiz bugünkü Fatih&#39;in olduğu yerin karşısı. Osmanlı Dönemi&#39;nde Fatih Sultan Mehmed&#39;e ilk anahtarı verilen yerlerden bir tanesi oluyor. Fetihten hemen sonra anahtarı Ceneviz kale komutanı bırakıyor. Fatih Sultan Mehmed onların ticari çalışmalarına izin vererek o bölgede kalmalarına müsaade ediyor. Osmanlı o bölgeye &#39;Pera&#39; diyor. Kendisine göre karşıda olduğu için &#39;Pera&#39; da &#39;karşı&#39; demektir. Son dönemde ise Venedik beyinin oğluna bırakıldığı için &#39;Beyoğlu&#39; olarak geçiyor. Bölge gayrimüslimlerin yoğun yaşadığı, ticaretin ve bugünkü deyimle finans merkezlerinin yoğun olduğu bir yer. Osmanlı&#39;nın batıya açılan yüzü olarak düşünülüyor. Etnik çeşitliliğin ve kozmopolit çeşitliliğin yoğun olduğu bir bölge. Bankerlerin, bankalar caddesinin ve ticaret erbabının daha yoğun yaşadığı bilhassa Yahudilerin ve Rumların yaşadığı bir bölge. Hatta bugün hala Yahudilerin en büyük sinagoglarından olan Neve Şalom Sinagogu da Galata Kulesi&#39;nin yakınındadır&quot; dedi.</p><p>&quot;Alem, Galata Kulesi&#39;nin tamamlayıcı yüzü&quot;</p><p>Galata Kulesi&#39;nin restorasyonunu değerlendiren Bilgi, &quot;Son dönemde çıkan görüntülerde 1860&#39;lı yıllarda o külahın olmadığını gösteriyor. Ve Galata Kulesi&#39;nin kendine has bir başlığının olduğunu gösteriyor. Ona uygun olarak şu an restore edilip büyük bir ihtimalle o eski görüntülere bakılarak onarımı tamamlanacak. Şöyle düşünebiliriz; burası Cumhuriyet Dönemi&#39;nden önce Osmanlı&#39;ya, Osmanlı Dönemi&#39;nden önce Roma, Cenevizliler ve Venediklilere, bir şehre m&acirc;l olmuş bir yapıdır. Yalnızca bizim kültürümüzü değil, birçok kültürü barındırıyor. Siz onu aslına uygun değerlendirdiğinizde o kültürlerin hepsinin bir nevi şahidesi olmuş oluyor. Galata Kulesi dediğimiz de şu an da bize ait ama aslında birçok kültürün beslediği bir kaynaktan bahsediyoruz. Alemler uzaktan bakıldığında ufak tefek görünür ama bazen 6-7 metre yüksekliğinde olur. Bunu insan boyu olarak düşündüğümüzde 3-4 insan büyüklüğünde alemler oluyor. Alemlerin devasa olmasını düşündüğümüzde aslında o alem Galata Kulesi&#39;nin tamamlayıcı yüzü oluyor. Galata Kulesi&#39;ni söylerken Hezarfen Ahmet Çelebi&#39;nin uçuş deneyiminden bahsetmekte önemli. Oradan bir medeniyetin ilk kanat çırpması, ilk uçuşla ilgili deneyim yaşaması ve o deneyimin gelişerek bugün yönlendirildiğini görüyoruz. Bu topraklarda 1600&#39;lü yıllarda Galata Kulesi ilk uçuşun, ilk kanat çırpmanın, ilk gökyüzüne açılmanın bir sembolü olmuş. O sembol bugün İHA&#39;larla SİHA&#39;larla yaşıyor. Bu açıdan da değerlendirmek lazım. Galata Kulesi&#39;ne bakınca hem tarihi gözle hem de yaşanmışlıklar gözüyle de bakmak lazım&quot; ifadelerini kullandı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/galata-kulesi-nde-nefes-kesen-_1708501603_KYq8um.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Galata Kulesi’nde nefes kesen restorasyon: 63 metre yükseklikte bulunan alem takıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/galata-kulesi-nde-nefes-kesen-_1708501603_KYq8um.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[2000 yıllık kaya mezar asitle eritmeye çalıştılar]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/2000-yillik-kaya-mezar-asitle-eritmeye-calistilar/29690/</link>
            <description><![CDATA[Dünyaca ünlü tarihi kent İznik'e dadanan defineciler Roma döneminin önemli eserleri arasında  gösterilen tarihi kaya mezarı asitle eritmeye çalıştı. Jandarma tarafından suçüstü yakalanan definecilerin eritmeye çalıştığı kaya mezarı da görüntülendi. 3 defineci de tutuklandı.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/2000-yillik-kaya-mezar-asitle-eritmeye-calistilar/29690/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Mon, 19 Feb 2024 11:29:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünyaca ünlü tarihi kent İznik&#39;e dadanan defineciler Roma döneminin önemli eserleri arasında gösterilen tarihi kaya mezarı asitle eritmeye çalıştı. Jandarma tarafından suçüstü yakalanan definecilerin eritmeye çalıştığı kaya mezarı da görüntülendi. 3 defineci de tutuklandı.</p><p>Bursa&#39;nın İznik ilçesine bağlı Çamdibi Mahallesi&#39;nde bulunan Roma dönemine ait kaya mezara gece 02.00 sıralarında defineciler yanında bulundurdukları asit ile tarihi eserin üzerine kaçak kazı yapmaya çalıştı. İznik İlçe Jandarma komutanlığı ekipleri definecileri suçüstü yakaladı. Mahkemeye çıkarılan 3 kişi tutuklandı.</p><p>Mezarın son halini gören vatandaşlar adeta isyan etti. 1.Derece Sit Alanı ilan edilen kaya mezarı neredeyse yok olma eşiğine geldiği görüldü. Definecilerin kimyasal asit ile mezarın bir çok yerine delik açtığı da kameraya yansıdı.</p><p>Çamdibi Mahalle Muhtarı Halil Küçüker, &ldquo;Mahallemizin ve İznik&#39;in en önemli eserlerinden olan tarihi kaya mezarımız hedef haline gelmiştir. Daha önceden de dinamitle patlatmaya çalıştılar. Eserimiz acilen koruma altına alınmalıdır&rdquo; dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/2000-yillik-kaya-mezar-asitle-_1708331977_4upae5.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 2000 yıllık kaya mezar asitle eritmeye çalıştılar ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/2000-yillik-kaya-mezar-asitle-_1708331977_4upae5.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kapadokya’da görsel şölen kaldığı yerden devam etti]]></title>
            <link>https://www.haberanadolu.net/kapadokya-da-gorsel-solen-kaldigi-yerden-devam-etti/29490/</link>
            <description><![CDATA[Olumsuz hava şartları nedeniyle 4 gündür havalanamayan sıcak hava balonları bu gün tekrar uçtu. Kapadokya'da görsel şölen kaldığı yerden devam etti.]]></description>
            <guid>https://www.haberanadolu.net/kapadokya-da-gorsel-solen-kaldigi-yerden-devam-etti/29490/</guid>
            <category domain="https://www.haberanadolu.net/haberler/kultur-sanat/">Kültür - Sanat</category>
            <pubDate>Thu, 15 Feb 2024 11:27:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Olumsuz hava şartları nedeniyle 4 gündür havalanamayan sıcak hava balonları bu gün tekrar uçtu. Kapadokya&#39;da görsel şölen kaldığı yerden devam etti.</p><p>Kapadokya&#39;da sıcak hava balon turları olumsuz hava şartları ve rüzgardan dolayı iptal edilmişti. 4 günün ardından uçuşlar bugün tekrar başladı. Yıl başından bu güne kadar 46 günde sadece 17 gün havalanan sıcak hava balonları hem binenleri, hem de izleyenleri mest etti.</p><p>Peribacaları ve doğal kaya oluşumları ile birbirinden güzel vadileri havadan kuşbakışı izlemek isteyen yerli ve yabancı turistlere yönelik düzenlenen sıcak hava balon turları, olumsuz hava şartları nedeniyle 4 gündür iptal edilmişti.</p><p>Yılda yaklaşık 250 gün uçuş yapılabilen bölgede, kış şartlarıyla ortaya çıkan rüzgar, sis ve yağış, uçuşun gerçekleştirilmesini engelliyor. Bölgedeki uçuşlar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı SHGM tarafından hava şartlarının elverişli olması durumunda verilen izinle yapılabiliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.haberanadolu.net/c/90/1280x720/s/dosya/haber/kapadokya-da-gorsel-solen-kald_1707987078_TUOW5A.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kapadokya’da görsel şölen kaldığı yerden devam etti ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.haberanadolu.net/c/90/370x208/s/dosya/haber/kapadokya-da-gorsel-solen-kald_1707987078_TUOW5A.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Haber Anadolu ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Haber Anadolu</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>